<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552</id><updated>2012-02-13T05:33:31.247-08:00</updated><category term='kitap kurdu'/><category term='seyahatname'/><category term='amerika'/><category term='istanbul'/><category term='cadı kazanı'/><category term='mutfak'/><category term='bahamalar'/><category term='arkansas'/><category term='myanmar'/><category term='singapur'/><category term='bir nefeste...'/><category term='malezya'/><category term='küba'/><category term='kamboçya'/><category term='laos'/><category term='yeni zelanda'/><category term='kara kaplı'/><title type='text'>burccemay</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>46</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5905505394882706594</id><published>2012-02-03T14:13:00.000-08:00</published><updated>2012-02-03T14:13:02.867-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='amerika'/><title type='text'>hallowen, thanksgiving, hanukkah, christmas....</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-TXKkE4gtxQM/TyxOxAm5yNI/AAAAAAAABF4/lyurZ_vCiZg/s1600/1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" sda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-TXKkE4gtxQM/TyxOxAm5yNI/AAAAAAAABF4/lyurZ_vCiZg/s640/1.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bir hummalı çalışmalar, süslemeler, temizlikler, yeni dekorasyonlar, hediyeler, indirimler, festivaller, konserler... Sonbahar &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;sonu başlayan ve yeni yıla kadar süren dönem tatil sezonu Amerika’da. Hallowen (Cadılar Bayramı) ile başlar, Şükran Günü (Thanksgiving) ve Hanukkah ile devam eder, Christmas ve Yeni Yıl ile de sona erer.Hallowen’da&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kapımıza gelen minik cadılara şeker ikram ettik, Thankgiving’de hindimizi afiyetle mideye indirdik, Hanukkah’da arkadaşlarımızın şamdanlarını yakmasına eşlik ettik ve mutlu son; yeni yıl, yeni umutlar.. Hallowen’da turuncuya gark olan mahallemizin ışıklar ülkesine dönmesini heyecan ve mutlulukla izledik. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iPm1T0lrKDk/TyxRpSQHV-I/AAAAAAAABGA/4eegIA5ZDhE/s1600/2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" sda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-iPm1T0lrKDk/TyxRpSQHV-I/AAAAAAAABGA/4eegIA5ZDhE/s640/2.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Dünya tarihinde kutlanan en eski bayramlardan biri olan Hallowen-Cadılar Bayramı her sene 31 Ekim gecesi, Azizler Gecesinden bir gece önce kutlanır. Simgesi balkabağıdır. Tüm marketlerde hatta yol kenarlarında, kilise bahçelerinde yığınla balkabağı sergilenir, satılır. İlk olarak İngiltere yada İrlanda’da kutlanmaya başlanmış. Esas olarak Pagan veya Şaman seramonisi olduğunu savunan tarihçiler olsa da zamanla Hristiyan dünyası tarafından benimsenmiş. Günümüzde ise tüm dünyada kutlanan bir bayram haline gelmiş. Amerika’da çocukların en sevdiği bayram. Kutlamalar hava karadıktan hemen sonra başlar, korkunç hikayeler anlatılır, korku filmleri izlenir, oyulmuş balkabakları ve kafataslarının içinde mumlar yakılarak evlerin önüne konur, korkunç kostümler giyilir ve evlere hayalet avına çıkılır. Tüm minik cadı, hayalet ve vampirlerin eğlencesi başlar.Kapısı çalınan ev sahibine “trick or treat- ikram mı, ceza mı” diye sorulur, şeker ve çikolatalar cebe doldurulur ve yola devam edilir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-M2gjFVJzitQ/TyxR4l5sR2I/AAAAAAAABGI/eQhUST8597U/s1600/3.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-M2gjFVJzitQ/TyxR4l5sR2I/AAAAAAAABGI/eQhUST8597U/s400/3.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5jEYJbaM5mA/TyxSNUzt8kI/AAAAAAAABGQ/D9ZsL9av-yE/s1600/4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-5jEYJbaM5mA/TyxSNUzt8kI/AAAAAAAABGQ/D9ZsL9av-yE/s400/4.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Thanksgiving&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;yani şükran günü Amerika ve Kanada’da kutlanır. En popüler hikayesi şudur ki gemiyle yeni kıtaya ulaşan göçmenler aç, yorgun ve hastadır. Kızılderililer göçmenleri karşılar, onlara yemek verir, mısır tarımını ve hindi avını öğretir. Gel zaman git zaman bu göçmenlerden biri vali olur, büyük bir şölen hazırlar ve teşekkür etmek için kızılderilileri davet eder. Böylece her hasat sonrası şükran günü olarak kutlanmaya başlar, zamanla dini bir içerik kazanır ve tüm ailenin bir araya gelerek Tanrı’ya şükranlarını sunduğu bir gün halini alır. Bende ise kocaman kocaman soru işaretleri bırakan belki de tek Amerikan bayramıdır. Neyi kutladıklarını hala anlayabilmiş değilim. Birbirlerinin yaralarını saran ve yemek davetleri veren iki grup sonradan niye savaşmışlar, kızılderililer neden öldürülmüş madem, neye şükrediyorlar... zaten kızılderililer “yas günü” olarak kutluyor artık. Kutlama genelde akşam yapılır, hindi ve elmalı turta yemek masasının olmazsa olmazıdır. Tüm ailenin bir araya gelerek-ki bu çok önemlidir, “tüm Amerika yer değiştirir bu dönemde” demişti birisi-&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;aynı masa etrafında toplanması ve elele tutuşarak dua etmesiyle şölen başlar. Tıpkı filmlerde izlediğimiz gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-yGfLmRuPPsQ/TyxSW8WrWCI/AAAAAAAABGY/L2mPmFDvtqE/s1600/5.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" sda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-yGfLmRuPPsQ/TyxSW8WrWCI/AAAAAAAABGY/L2mPmFDvtqE/s400/5.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-xO0BLFKJukc/TyxSmk5QFHI/AAAAAAAABGg/pk-JvMGmVFI/s1600/6.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-xO0BLFKJukc/TyxSmk5QFHI/AAAAAAAABGg/pk-JvMGmVFI/s400/6.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;“Black Friday” ve “Cyber Monday” yani “Kara Cuma” ve “Siber Pazartesi” şükran gününden hemen sonraki tüm ülkenin çılgınca alışveriş yaptığı dönemdir. Kara Cuma da mağazalar sabah gün doğmadan açılır, geceden mağaza kapısında battaniyeleri ile sabahlayan topluluklar oluşur. Eşyalar kapanın elinde kalır, öğlene kadar çoğu mağaza nerdeyse boşalır. Siber Pazartesi de ise bilgisayar başında alışveriş yapılır, ücretsiz kargo seçeneğinden yararlanılır, siz mağazaya gitmezsiniz, onlar sizin ayağınıza gelir. CLİNK!!!! Eureka, eureka.. şükran gününde yapacakları alışverişler için şükrediyor olmalılar....&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Jd2EblnP4yo/TyxTPf2p2HI/AAAAAAAABGo/OAcGObVM3SY/s1600/7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Jd2EblnP4yo/TyxTPf2p2HI/AAAAAAAABGo/OAcGObVM3SY/s400/7.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-HyNFV2ks4y8/TyxTdnHbKQI/AAAAAAAABGw/1NaLC_gkcoU/s1600/8.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" sda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-HyNFV2ks4y8/TyxTdnHbKQI/AAAAAAAABGw/1NaLC_gkcoU/s400/8.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Hanuka (Hanukkah) nam-ı diğer Işık Bayramı sekiz gün süren Musevi bayramıdır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Suriye kralı Antiochus Kudüs’de ki kutsal tapınağı ele geçirir ve burada musevilerin ibadet etmesine izin vermez, tapınağa kendi taptıkları heykelleri yerleştirir, karşı koyan musevileri cezalandırır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Judah Maccabee adlı bir askerin etrafında toplanan museviler üç yıllık bir mücadeleden sonra zafere ulaşırlar. Tapınağı temizler ve onarırlar. Tekrar ibadet etmek için ışıklandırma yaparlar&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;fakat sadece yakacak bir günlük yağları kalmıştır ve yeni kutsal yağ hazırlamak tam 8 gün süren bir işlemdir. Çaresiz şamdanı yakarlar ve mucize gerçekleşir. Eski yağ, yeni yağ hazır olana kadar tam sekiz gün boyunca yanar. Museviliğin en eski sembollerinden biri olan “Menora” yani yedi kollu şamdana iki kol daha eklenmesiyle oluşan “Hanukiya” yani dokuz kollu bu şamdan her sene hanuka bayramında ışıklandırılır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ifsQI5A6r3Y/TyxTs2vjfZI/AAAAAAAABG4/UFJbBB93AoQ/s1600/9.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-ifsQI5A6r3Y/TyxTs2vjfZI/AAAAAAAABG4/UFJbBB93AoQ/s400/9.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ihOkOr9N5VI/TyxWOKBPudI/AAAAAAAABHI/QzzshyHNS64/s1600/11.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" sda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-ihOkOr9N5VI/TyxWOKBPudI/AAAAAAAABHI/QzzshyHNS64/s400/11.JPG" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-d0t9ANEOCWg/TyxXZqIe86I/AAAAAAAABH4/0lSjuJdanJQ/s1600/10.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" sda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-d0t9ANEOCWg/TyxXZqIe86I/AAAAAAAABH4/0lSjuJdanJQ/s400/10.JPG" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Christmas ve Yeni Yıl ile kapanış yapılır. Christmas yani Noel İsa peygamberin doğum günüdür. Kutlamalar genelde 24 aralık akşamı başlar, 25 aralık sabahı kilisede yapılan ayin ile sona erer. Noel Baba ve geyikleri sahne alır, hediye paketleri, süslenen çam ağaçları, ışıklandırılan evler de üzerlerine düşen vazifeyi yerine getirir. O kadar güzel ve ışıklı bir mahallemiz vardı ki masalda yaşıyor gibiydik bir süre... Şehir merkezlerinin ışıklandırılması da ayrı bir seramonidir buralarda. Konserler, havai fişek gösterileri ile beraber merkezi cadde ve alanlardaki ağaçlar ışıl ışıl olur. Bu sene Amerikan Idol yarışmasının birincisi Ruben Studdard ile iki defa Grammy ödülü alan Diane Schuur’u dinleme imkanı bulduk, mutlu olduk. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Bu kadarla bitmedi, her sene adet olduğu üzere, bu senede noel için süslenmiş evlerin arasından seçilen en güzel&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;yedi adet ev ziyarete açıldı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-3oGh1_2Pl6Q/TyxWdXyWKQI/AAAAAAAABHQ/bbZMJbwhyD4/s1600/12.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" sda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-3oGh1_2Pl6Q/TyxWdXyWKQI/AAAAAAAABHQ/bbZMJbwhyD4/s640/12.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VWTT1aSIpIE/TyxWo1v0PHI/AAAAAAAABHY/yvRosbzjC7Q/s1600/13.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-VWTT1aSIpIE/TyxWo1v0PHI/AAAAAAAABHY/yvRosbzjC7Q/s400/13.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İnsan nerede yaşıyorsa oranın insanı oluyor birazda... bayramın getirdiği telaşe ile karışık o garip duyguyu etrafında kim varsa onlarla yaşıyorsun. Mumlar yakılırken,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;dualar edilirken, oyunlar oynanırken farklı olsanda aynı heyecanı yaşamanın, bir o kadar da uzaklarda olmanın hüznünü beraber duyuyorsun...&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-u_5shXuJoyw/TyxW3jL1ttI/AAAAAAAABHg/ltZMWJT5K3c/s1600/14.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" sda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-u_5shXuJoyw/TyxW3jL1ttI/AAAAAAAABHg/ltZMWJT5K3c/s400/14.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-9xvPHL22uJU/TyxXBep-pDI/AAAAAAAABHo/GBVCAuO45qI/s1600/15.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" sda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-9xvPHL22uJU/TyxXBep-pDI/AAAAAAAABHo/GBVCAuO45qI/s640/15.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dePA744AFeY/TyxXNBGHA1I/AAAAAAAABHw/OFdvN5vy5rg/s1600/16.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" sda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-dePA744AFeY/TyxXNBGHA1I/AAAAAAAABHw/OFdvN5vy5rg/s640/16.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5905505394882706594?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5905505394882706594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5905505394882706594&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5905505394882706594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5905505394882706594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2012/02/hallowen-thanksgiving-hanukkah.html' title='hallowen, thanksgiving, hanukkah, christmas....'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-TXKkE4gtxQM/TyxOxAm5yNI/AAAAAAAABF4/lyurZ_vCiZg/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6504073096379685927</id><published>2011-11-21T13:36:00.001-08:00</published><updated>2011-11-21T14:09:17.626-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='singapur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>singapur...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-jiDPqPEvHqY/TsrBNurrt_I/AAAAAAAABDg/GuYwVgqn6Ek/s1600/P1010017.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-jiDPqPEvHqY/TsrBNurrt_I/AAAAAAAABDg/GuYwVgqn6Ek/s400/P1010017.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;Büyük İskender’in torunu olan Prens Parameswara Hz. Süleyman’ın hazinelerini bulmak için çıktığı yolculukta tanrıların yeryüzü sularının en güzel denizkızını hapsettikleri adayı keşfeder. Sultan Süleyman’ın tacını başında taşıyan prens gemiyi adaya yönlendirir, amacı adayı babasına hediye etmektir. Fakat tanrıların başka planları vardır. Büyük bir fırtına başlar, Parameswara bulduğu tüm hazineyi tanrılara bağışlar, denize atar. Yinede denizkızını görmeden edemez. Tanrılar prensi bir aslana çevirir, fırtına diner,gemide bulunanları bağışlar ve gitmesine izin verir. Adada geriye sadece bir vücut olan aslan prens ve deniz kızı kalır. Merlion. Singapurun gücünü ve denizini temsil eden aslan başlı balık.&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ySiM3U6t134/TsrBZr-WeZI/AAAAAAAABDo/07UGmozilP0/s1600/DSC02878.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/-ySiM3U6t134/TsrBZr-WeZI/AAAAAAAABDo/07UGmozilP0/s640/DSC02878.JPG" width="480" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Güney Doğu Asya denince ilk akla gelen ülkedir Singapur. Asya’nın en güney ucunda yer alan ufacık bir adadır esasında. Gezilerimiz hakkında konuşurken bizi her defasında “ooo&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Singapura da mı gittiniz?” sorusuyla karşı karşıya bırakan amma ve lakin Güney Doğu Asya’nın o kendine özgü havasını çoktan kaybetmiş, en batılılaşmış ve gelişmiş bir şehir devletidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-o5Uc-H1vpBU/TsrBqHgAy3I/AAAAAAAABDw/rRL19nP6gqA/s1600/DSC01433.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-o5Uc-H1vpBU/TsrBqHgAy3I/AAAAAAAABDw/rRL19nP6gqA/s400/DSC01433.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sVCsl9OXBkc/TsrB6Bn81HI/AAAAAAAABD4/kHWQqust5BE/s1600/DSC02905.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-sVCsl9OXBkc/TsrB6Bn81HI/AAAAAAAABD4/kHWQqust5BE/s400/DSC02905.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Malezya’nın devamı gibi gözüksede 1959 yılında bağımsızlığını kazanmıştır, 1963 yılında da Malezya’dan ayrılmıştır. İngiliz ve Portekiz sömürge ülkesidir. Krallıkla yönetilen ülkede Çin nüfusu daha baskındır. 60’dan fazla adacığa sahiptir. Malezya’ya karayolu ile Endonezya’nın adalarına ise feribot ile geçmek mümkündür. Asya’da en güçlü dört devletten ve dünyada ki en önemli finans merkezlerinden biridir. Çok büyük ticari hacme ve dünya sıralamasına giren bir limana sahiptir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-aeI1HmmDY2E/TsrCHjvCG_I/AAAAAAAABEA/A5sSz6p10Wk/s1600/DSC06159.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-aeI1HmmDY2E/TsrCHjvCG_I/AAAAAAAABEA/A5sSz6p10Wk/s640/DSC06159.JPG" width="480" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Singapur’u yazıp yazmama konusunda epey düşündüm. İlk ziyaret epey yağmurlu geçti, ıslanmamak için durmadan koşturan insanlar hatırlıyorum. Fotoğraf çekemedim, özellikle şehir merkezinde. Sonra ikinci bir şans vermeye karar verdik ve minik fotoğraf makinamızın azizliğine uğradım. Yine de en keyif aldığım seyahatlerimin arasındadır Singapur, hakkında anlatacak çok şey var. Öncelikle, hali hazırda Singapura gitmiş iseniz ülkedeki şaşırtıcı değişimi görmek için, Paul Theroux’un romanından uyarlanan 1978 yapımı “Saint Jack” filmini seyredebilirsiniz. Filmi beğenmesemde tanıdık (mesela bugis street) ama bir o kadar yabancı (mesela hawker centre) kareler beni ekrana bağladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-nd7ot7DxFW8/TsrCOku2FeI/AAAAAAAABEI/vW5z45xBRLU/s1600/DSC02838.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-nd7ot7DxFW8/TsrCOku2FeI/AAAAAAAABEI/vW5z45xBRLU/s400/DSC02838.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ezwVfK96UHI/TsrCVvhi_xI/AAAAAAAABEQ/8lAxt0s6Y0Y/s1600/DSC02872.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-ezwVfK96UHI/TsrCVvhi_xI/AAAAAAAABEQ/8lAxt0s6Y0Y/s400/DSC02872.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bu küçücük ülke dünyadaki en zengin nüfusa sahip ülkeler arasında, sadece Birleşik Arap Emirlikleri ve İsviçre daha zengin . Büyük bir finans merkezi olması ülke görünümünü de hızla değiştiriyor. Ülkenin en işlek caddesi “orchard road” da ardı ardına sıralanan devasa alışveriş merkezleri, özel butikler,kocaman elektronik mağazaları ile kendinizi kaybediyor, Singapur’da alışveriş yapmadan günü tamamlamıyorsunuz. Prada çanta, Hermes elbise, Gucci gözlük, en son model android telefonla önünüzden geçen hanımlar 5th Avenu’yü aratmıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hdmBS8HLzUs/TsrCb6A-7sI/AAAAAAAABEY/BT3rVVNR72I/s1600/V.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-hdmBS8HLzUs/TsrCb6A-7sI/AAAAAAAABEY/BT3rVVNR72I/s400/V.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bir şubesi de Kuala Lumpur’da bulunan “Zouk Club” son beş senedir en iyi gece kulüpleri arasında gösteriliyor.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Lychee Martini ise “must try” içecekler arasında. İstediğiniz her yiyeceği bulmanız mümkün, yerli sokak satıcılarından fast food zincirlerine, tüm dünya mutfaklarına ait restoranlar mevcut. Üç adet türk restoranı var. Ülke’ye özgü bir şeyler yiyeyim diyorsanız&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;baharatlı ve acılı yengeç (chili-spicy crab) ile körili balığı (fish curry) şiddetle tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9I0R7WIgWBM/TsrCj58rWdI/AAAAAAAABEg/cmvInYMn7aw/s1600/DSC06158.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/-9I0R7WIgWBM/TsrCj58rWdI/AAAAAAAABEg/cmvInYMn7aw/s640/DSC06158.JPG" width="480" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Gece düzenlenen hayvanat bahçesi turları ile yeni bir çığır açmış durumda. Asya’ya ait 110 türün de ziyaret edildiği turlar hava karardıktan sonra hayvanlar alemine açılan garip bir deneyim olabilir. Kuş, botanik ve orkide bahçeleri vakit ayırmaya değecek kadar güzel. Feribot ve &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;teleferik&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ile ulaşım yapılabilen “sentosa adası” çocuklu aileler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir eğlence adası. Ada da kalmak isteyenler için iki güzel otel de var. Ada yunuslara, beyaz kumlara, büyük akvaryuma, dört boyutlu sinemaya, Asya kıtasının en güney ucuna ve çocuğunuzla beraber yapabileceğiniz daha birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-A1XItQoXyX0/TsrCpIkRq9I/AAAAAAAABEo/w9niLoOPXn4/s1600/P1010018.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-A1XItQoXyX0/TsrCpIkRq9I/AAAAAAAABEo/w9niLoOPXn4/s400/P1010018.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-CFyQEja0B-M/TsrC2MjBYpI/AAAAAAAABEw/dDqNDG0yw_4/s1600/P1010039.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-CFyQEja0B-M/TsrC2MjBYpI/AAAAAAAABEw/dDqNDG0yw_4/s400/P1010039.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ülke nüfusu çin, malay ve hint ağırlıkta. Her toplum kendi gelenek ve festivalleri ile ülkeyi daha da renklii kılıyor. Kendilerine özgü sokakları ile şehrin en renkli yerleri arasında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;China Town, Bugis and Kampong Glam ve Little India önemli bir yer tutuyor. Buralar asyanın yüzünü temsil ederken, yine Marina Bay ve Riverside müze, tiyatro, otel, alışveriş ve kültürel geziler için daha batılı görünümüyle mutlaka görülmesi gereken iki önemli bölge. Şehrin silüetini denizden izlemek için Singapur nehrinden “Clarke Quay” ve “Boat Quay” arasında yapılan vapur seferleri, ve her iki rıhtımda restoran ve kafeleri ile en renkli mekanlar arasında.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dq_aCMmB7_4/TsrC8c1yq3I/AAAAAAAABE4/w4zJmS5YKHQ/s1600/P1010021.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-dq_aCMmB7_4/TsrC8c1yq3I/AAAAAAAABE4/w4zJmS5YKHQ/s640/P1010021.JPG" width="480" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;“5C’s life; cash, credit card, condominium, car, career” (5 mutlak; para, kredi kartı, ev, araba, kariyer) Singapur insanının yaşam felsefesini özetler. Malezya ile hem ekonomik hem kültürel anlamda süregelen yarışta ise Singapur insanını tarif ederken 1 hanım, 2 çocuk, 3 odalı ev, 4 tekerlek(araba), 5 basamaklı maaş örneğine karşılık Malezya’da&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;1 devlet lojmanı, 2 tekerlek(mobilet), 3 basamaklı maaş, 4 hanım, 5 çocuk şaka ile karışık güzel bir tanımlamadır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-fGIDdn5nWSU/TsrDNbv_0iI/AAAAAAAABFI/Itj8uzEJo3c/s1600/DSC02843.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-fGIDdn5nWSU/TsrDNbv_0iI/AAAAAAAABFI/Itj8uzEJo3c/s400/DSC02843.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-K2eme-1z2JY/TsrDU_hF0OI/AAAAAAAABFQ/jGclOAAEmSM/s1600/N.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-K2eme-1z2JY/TsrDU_hF0OI/AAAAAAAABFQ/jGclOAAEmSM/s400/N.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-5Q3_4z7FTLA/TsrDbrzXlXI/AAAAAAAABFY/hc8g-HspE7s/s1600/P1010011.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-5Q3_4z7FTLA/TsrDbrzXlXI/AAAAAAAABFY/hc8g-HspE7s/s400/P1010011.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Dört tam gün Singapur’u hakkıyla gezmek için yeterli bir süre. Çantanızda ani bastıran muson yağmurları için şemsiye, tropik iklimi ve sıcak havası ile içinizi açacak olsada güneş için krem ve güneş gözlüğü ve tam performans çalışan klima sistemleri için kapalı alanlarda kullanmak üzere bir şal yada hırka taşımanızı tavsiye ederim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-D8UABPuSMrs/TsrDvPylznI/AAAAAAAABFg/1BwIRi_545k/s1600/DSC07212.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-D8UABPuSMrs/TsrDvPylznI/AAAAAAAABFg/1BwIRi_545k/s400/DSC07212.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0oMy7GnA4GQ/TsrD_74PqPI/AAAAAAAABFo/5WhcnWoYgRg/s1600/DSC07203.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-0oMy7GnA4GQ/TsrD_74PqPI/AAAAAAAABFo/5WhcnWoYgRg/s400/DSC07203.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6M-JNzPPaxQ/TsrEK2He2YI/AAAAAAAABFw/S70LIPCdjok/s1600/DSC01458.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-6M-JNzPPaxQ/TsrEK2He2YI/AAAAAAAABFw/S70LIPCdjok/s400/DSC01458.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6504073096379685927?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6504073096379685927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6504073096379685927&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6504073096379685927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6504073096379685927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/11/singapur.html' title='singapur...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-jiDPqPEvHqY/TsrBNurrt_I/AAAAAAAABDg/GuYwVgqn6Ek/s72-c/P1010017.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6735186583522020402</id><published>2011-09-30T15:25:00.000-07:00</published><updated>2011-10-07T16:25:51.517-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkansas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='amerika'/><title type='text'>arkansas-amerika</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-OY25EFuguuQ/ToY7a0BDvHI/AAAAAAAABCQ/BOcgTWh3fTc/s1600/1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-OY25EFuguuQ/ToY7a0BDvHI/AAAAAAAABCQ/BOcgTWh3fTc/s640/1.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;William J. Clinton,&amp;nbsp;Milli Parklar ve Rüzgar Gibi Geçti (Gone with the Wind): Arkansas denince ilk akla gelenler. Amerika’nın milli parkları ile ünlü, küçük ama en yeşil eyaletlerinden. İniş yapan uçak piste değil ormana iniyor sanki..&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Durağımız eyaletin en büyük şehri olan, başkent “Little Rock”. İnsanların hayatlarının akıp gittiği minik bir şehir burası.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rgY_tlrC3KE/ToY7jgWF4uI/AAAAAAAABCU/5eooW_gGcdU/s1600/2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-rgY_tlrC3KE/ToY7jgWF4uI/AAAAAAAABCU/5eooW_gGcdU/s400/2.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-W0DAQjx2qB0/ToY7vraCZ7I/AAAAAAAABCY/pnkrGrD5xak/s1600/3.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-W0DAQjx2qB0/ToY7vraCZ7I/AAAAAAAABCY/pnkrGrD5xak/s400/3.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 11pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Mississippi nehri şehri ikiye ayırıyor. Akan nehir kenarında parklar yapılmış, pazar kuruluyor, piknik yapılıyor, küçük bir festival ve konser alanı var.Nehirle paralel ilerleyen şehrin “down town” kısmı otel, restoran, müze, kütüphane ve hediyelik mağazalara ev sahipliği yapıyor. Clinton Street boyunca yürüyüş yapmak, şehri anlamak için yeterli. Cadde&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;üzerinde yeralan River Market District en çok turist çeken bölge. Yemek yemek&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve serinlemek isteyenler için... Aynı yerde Salı ve Pazar sabahları köylü pazarı kuruluyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qQi5Yi2xK9c/ToY720D4d9I/AAAAAAAABCc/OVnNC2aZx2I/s1600/4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-qQi5Yi2xK9c/ToY720D4d9I/AAAAAAAABCc/OVnNC2aZx2I/s640/4.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şehir merkezinde yeşil ve mavi (Green line- Blue line) hat olmak üzere tramvay sistemi mevcut. Günlük bilet alınarak (day pass: 2 dolar) müzeler, kütüphaneler ve tüm şehir rahatça gezilebilir.Aslında Elvis Presley ‘in doğup büyüdüğü Memphis 2 saat mesafede, biz gidemedik ama vakti olanların mutlaka görmesi gereken bir yer. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MF3lvLyi6Fs/ToY8COWk-gI/AAAAAAAABCg/rYbhlQOEsSg/s1600/5.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-MF3lvLyi6Fs/ToY8COWk-gI/AAAAAAAABCg/rYbhlQOEsSg/s400/5.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-UpUqiYL5iQ4/ToY8LASuALI/AAAAAAAABCk/RnVx1OGhaic/s1600/6.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-UpUqiYL5iQ4/ToY8LASuALI/AAAAAAAABCk/RnVx1OGhaic/s400/6.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Clinton Arkansas eski valisi olması sebebiyle şehirde en ünlü sima. Büyükçe bir kütüphane ve en işlek caddeye adının verilmesinin yanı sıra hemen her müzede, otelde, yada herhangi bir yerde Başkan Clinton’ın fotoğrafları ile eşi Hillary Clinton’ın elbiselerini görmek mümkün. Kütüphanenin bir kısmı müze olarak planlanmış, burada Clinton ailesine ait özel eşyaların yanı sıra Clinton’ın başkanlık dönemine ait büyük bir arşiv, oval ofis, başkanın saksafonları ve arabası da sergileniyor. Başkanlık döneminde kullanılan arabanın parçaları güvenlik açısından üç farklı firma tarafından üretilmiş ve başka bir firma tarafından birleştirilmiş, kimse tam olarak arabanın mekaniğini bilmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-VBcKBiM1VRs/ToY8TRboJGI/AAAAAAAABCo/bNfGnHlMPJM/s1600/7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-VBcKBiM1VRs/ToY8TRboJGI/AAAAAAAABCo/bNfGnHlMPJM/s640/7.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Denizcilik müzesi nehrin kuzey yakasında bulunuyor. Müzede 2. Dünya Savaşı’nda Pearl Harbor’da kullanılan bir savaş gemisi ve dünyanın en eski denizaltısı olan 2. Dünya Savaşı ve Vietnam Savaşı’ndan sonra Türkiye’ye satılarak 1970-2001 yılları arasında Karadeniz’de görev alan TCG Murat Reis denizaltı sergileniyor. Satın alınan denizaltı uzun yazışmalar sonucu geri getiriliyor, izahı güç...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-NhxFSTWvp_o/ToY8WnlGQkI/AAAAAAAABCs/5FsT9Rb1E6I/s1600/8.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-NhxFSTWvp_o/ToY8WnlGQkI/AAAAAAAABCs/5FsT9Rb1E6I/s640/8.JPG" width="480" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Historic Arkansas Museum Amerika’da ki tarih müzelerine olan önyargımı biraz olsun hafifletti. 1850 yıllarında köylülerin yaşadığı evler, eşyalar hatta mısır bahçeleri ve korkuluklar son derece başarılı dizayn edilmiş. Aynı müze ayrıca Arkansas’ın en ünlü silah markası olan “Bowie Knife” kolleksiyonunu,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;İç Savaşa ait bir kolleksiyon ve “Rüzgar Gibi Geçti” filminin Arkansas’da çekilmiş bölümlerine ait bir kolleksiyon içeriyor. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Filmin kazandığı iki oscar ödülünü de görmek mümkün.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KLdTkUVIEuU/ToY8Z_Bn4OI/AAAAAAAABCw/GHMP8qt-u4M/s1600/9.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-KLdTkUVIEuU/ToY8Z_Bn4OI/AAAAAAAABCw/GHMP8qt-u4M/s400/9.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Maumelle Park, Wildwood Park &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ve Pinnacle Mountain şehre en yakın, kolayca ziyaret edilebilecek milli parklar. (Parklarda öyle oturup kalmak istedim, tertemiz hava, önümde yemyeşil bir vadi, gölde yüzen balıklar, kaplumbağalar tam üstlerinde süzülerek dolanan şahin, garip bir huzur..)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-a0B3eoX1k2A/ToY8nrdARVI/AAAAAAAABC0/qv6H7amIBEw/s1600/10.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-a0B3eoX1k2A/ToY8nrdARVI/AAAAAAAABC0/qv6H7amIBEw/s400/10.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UIzZQ1wj6Fs/ToY8vRe7yHI/AAAAAAAABC4/zakh69t_77Q/s1600/11.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-UIzZQ1wj6Fs/ToY8vRe7yHI/AAAAAAAABC4/zakh69t_77Q/s400/11.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wrQ_mvFJy4I/ToY85YdrqbI/AAAAAAAABC8/4mU2sA_I3uc/s1600/12.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-wrQ_mvFJy4I/ToY85YdrqbI/AAAAAAAABC8/4mU2sA_I3uc/s400/12.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Old State House 1833 yılında Roma mimarisi stili ile inşa edilmiş en eski binalardan.Su Değirmeni (The Old Mill) şehrin en çok turist çeken atraksiyonu olmasının yanında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;1939 yapımı Rüzgar Gibi Geçti filminin açılış sahnesinin burada çekilmiş olması ile de ünlenmiş durumda.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-QK_6rlSCwZQ/ToY9JjYMZHI/AAAAAAAABDA/VoeIt3gEosY/s1600/13.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-QK_6rlSCwZQ/ToY9JjYMZHI/AAAAAAAABDA/VoeIt3gEosY/s640/13.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Arkansas art center, Cals gallery and bookstore, Museum of discovery, Arkansas state capital, Little Zoo ve Gazette Building ziyaret edilebilecek diğer tarihi yapılar. Bir de Peaboy otelin marşlar eşliğinde sabah 11’de gelip, akşam 5’de giden sevimli ördekleri, nerdeyse şehrin maskotu haline gelmişler bile.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dGxEsLWnN0k/ToY9O1OPPoI/AAAAAAAABDE/i6hv7XmPUPc/s1600/14.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-dGxEsLWnN0k/ToY9O1OPPoI/AAAAAAAABDE/i6hv7XmPUPc/s400/14.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Küçük, kendi halinde, zamanın hızla aktığı, herkesin işinde gücünde koşturduğu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;sanki 10 sene sonra da gitsem aynı durumda bulacağım güzel bir kasaba izlenimi bıraktı bende. Yolunuz düşerse bir uğrayın derim...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jGnuKaGsihM/ToY9djjRw6I/AAAAAAAABDI/L1noMkeX64I/s1600/15.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-jGnuKaGsihM/ToY9djjRw6I/AAAAAAAABDI/L1noMkeX64I/s640/15.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-yrf5SZ6nmjs/ToY9odWwwHI/AAAAAAAABDM/W7XKMeOTTBc/s1600/16.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-yrf5SZ6nmjs/ToY9odWwwHI/AAAAAAAABDM/W7XKMeOTTBc/s640/16.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WvV1qEJ_cx4/ToY9w5tgZDI/AAAAAAAABDQ/aVeqF2kJ-pA/s1600/17.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-WvV1qEJ_cx4/ToY9w5tgZDI/AAAAAAAABDQ/aVeqF2kJ-pA/s640/17.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mvOATulDGbQ/ToY91oyWVUI/AAAAAAAABDU/O7gSnwDdF9k/s1600/18.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-mvOATulDGbQ/ToY91oyWVUI/AAAAAAAABDU/O7gSnwDdF9k/s400/18.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eZpmHOeuCWU/ToY99gA0ZZI/AAAAAAAABDY/Acc4id7U-AY/s1600/19.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-eZpmHOeuCWU/ToY99gA0ZZI/AAAAAAAABDY/Acc4id7U-AY/s400/19.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iHkEfk-4PqI/ToY-MOPPyOI/AAAAAAAABDc/Hbe6_p-zL6U/s1600/20.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-iHkEfk-4PqI/ToY-MOPPyOI/AAAAAAAABDc/Hbe6_p-zL6U/s640/20.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6735186583522020402?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6735186583522020402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6735186583522020402&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6735186583522020402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6735186583522020402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/09/arkansas-amerika.html' title='arkansas-amerika'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-OY25EFuguuQ/ToY7a0BDvHI/AAAAAAAABCQ/BOcgTWh3fTc/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-9123638653662770998</id><published>2011-09-19T18:10:00.000-07:00</published><updated>2011-09-19T18:10:29.587-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap kurdu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>dört kitap...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-txa_Mpga2PQ/TnflhVEvbkI/AAAAAAAABBs/b_pd-hVajkI/s1600/IMG_2043.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-txa_Mpga2PQ/TnflhVEvbkI/AAAAAAAABBs/b_pd-hVajkI/s640/IMG_2043.JPG" width="478" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;“...yemek yemek başlı başına bir kültür, bir yaşam biçimi aslında.hani “bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” denecek kadar belirgin farklılıklar var her toplumun yemek kültüründe. insanoğlu varolmaya başladığı andan itibaren doğada gördüğü her canlıyı nasıl yiyeceğe dönüştürebileceğinin hesabını yapmış sanki. doğal olan herşeyin ilk haliyle yenmesi mümkün değil muhakkak, hatta öldürücü zehirler taşıyanı bile var. ilk yenmeye başlanan bal mesela, düşünün kaç kişi telef oldu balı almak için arıdan korunmayı öğrenene kadar...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;murat belge’nin önsözünden yola çıkarsak kitap okumak da başlı başına bir kültür, bir yaşam biçimi aslında. masal kitapları ile başlar yolculuk çoğunlukla, okuduğumuz gibi düşünmeye başlarız bir süre sonra, ardından düşündüklerimizi okumaya başlarız. naçizane kitap önerilerimdir bunlar, ben okudum beğendim, buyrun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-iIXciUn4_4A/Tnfl2A5WGwI/AAAAAAAABBw/_m7MwEUyW0Q/s1600/IMG_2041.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-iIXciUn4_4A/Tnfl2A5WGwI/AAAAAAAABBw/_m7MwEUyW0Q/s640/IMG_2041.JPG" width="478" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;mutfaktan, tabaktan, sokaktan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeme içme öyküleri&lt;br /&gt;mor kaftanlı şehzade, baharın en coşkulu günü hıdırellez, meyvelerin en şaibelisi, toprağın altında yatan asıl marifet, suriyeden gelen iki maceraperestin tahtakalede açtığı kahvehane, devrilip yeniçeri ocağını söndüren pilav kazanı, ekşi oturup tatlı konuşanlar, kakao ağacının tanrısı da olan aztek kralı quetzalcoatl, floransadan fransız sarayına yanında dondurmasıyla gelin giden catherine de medici, gönüldekilerin paylaşıldığı sohbeti bol sofralar, akdenizin altın sıvısı, mevsimi geçenler ve her dem taze kalanlar, iyi günde kötü günde yenen helvalar, hamarat arının paha biçilmez marifeti, yalnızca sokakta yenenler, adaklar ve kurbanlar, bereketin sembolü buğday, vergiliusdan günümüze pizza, herkesin ortak günahı çikolata, imparatorluk sahibi içecek çay, diş buğdayı, son akşam yemeği, roş aşana, imbik, rakı, şarap, denizlerin ve bozkırların ürünleri, dört kıtanın yedi ikliminin yemişleri...afiyetle okuyunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-TxO2PC5k6Is/Tnfl5urUSCI/AAAAAAAABB0/-2kA8SF2F54/s1600/IMG_2184.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-TxO2PC5k6Is/Tnfl5urUSCI/AAAAAAAABB0/-2kA8SF2F54/s640/IMG_2184.JPG" width="460" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;tarih boyunca yemek kültürü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lezzete zeyl,yağ satarım bal satarım,çarşıların bilinmeyen tarihi, rönesansın yemeğe etkisi, balık, rakı, şarap, bira, dünya mutfakları, yemek ideolojisi,kerterizler, italyanların zengin gözüken yoksul mutfağı, hindistanın baharatı, kurbağanın bacağı, kazın ciğeri, sofraların vazgeçilmezi salata, peynirin tadı, şekerin balı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-TngLHDJ1xwE/Tnfl8x-Y_mI/AAAAAAAABB4/rkNj2hztlfI/s1600/IMG_2185.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-TngLHDJ1xwE/Tnfl8x-Y_mI/AAAAAAAABB4/rkNj2hztlfI/s640/IMG_2185.JPG" width="472" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;yes, ı would love another glass of tea&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;an american women’s letters to turkey&lt;br /&gt;aşık veysel ile başlangıç, uzun ince bir yol,türk kahvesi tadında bir kitap, seyahat kitabı değil, rehber değil, hamam yok, harem yok, tarih kitabı değil, sosyolojik araştırma değil, biyografi hiç değil, sadece olduğu gibi, aramızdan yürüyüp gider gibi, nasılsa öyle işte... &lt;br /&gt;“...these letters will include personal experiences about everyday life, some of which I dont always understand.my years of travel and my entire professional career in cross-culturel relations have taught me much, the biggest lesson being that one must tread very lightly when walking in or talking about foreign lands and people.I have learned that your wievpoint onto the world is always tainted by the perspectives that you carry inside of you, inherited from your native land and from your upbringing.when you are confronted by an unexplainable situation, you must take a deep breath and stand back from it, and then remove your western hegemonic eyeglasses.then and only then, can you start to analyze what is theirs, yours and the truth.opening your eyes to the value of other people and other countries and societies unlike yours has a reward beyond price. And no other country in the world makes this encounter so gentle and as colorful as Turkey....”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_E3H2133jXM/TnfmBrjtamI/AAAAAAAABB8/q_up_9htPLY/s1600/IMG_2262.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-_E3H2133jXM/TnfmBrjtamI/AAAAAAAABB8/q_up_9htPLY/s640/IMG_2262.JPG" width="478" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sultan’ın mutfağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“...aşbazlar küfeden dökülen elmalar gibi matbah-ı amirenin ısınmak için güneşi bekleyen avlusuna tek tek düşmüşler, pek çok kapının açıldığı bu uzun avludan ezbere alınmış adımlarla geçmişlerdi.diğerlerinden hiç farkı olmayan bir gündü işte.ne bir arşın uzun ne bir arşın kısa.sadece yemeklerin değil hayata dair herşeyin piştiği bu duvarlar arasında elleri bir panter kadar çevik ve bir tartı kadar hassas bir sürü aşçı marifetlerini yarıştırırken yaşamı kuyruğundan yakalamaya çalışıyordu.büyük bir aile gibiydi matbah-ı amire.güne beraber uyanıp döşeğe başlarını beraber koyan bir sürü kardeşti onlar.&lt;br /&gt;burada herşey ortak yaşanırdı.heyecan da mutluluk da hüzün de acı da telaş da hep aynı damardan akardı.tek hayatı yaşayan sayısız aşbaz tanrının onlara bahşettiği en yüce şeyi, hayal gücünü bu ortak alanda tüketirdi.koca koca kazanlarda kepçeleri döndürürken devrialem yapardı bu canlar.hayal cennetiydi mutfak.saraya hakim olan sessizliğe inat burada gürültü rahatça ikamet ederdi.kaselerin, kazanların, tabakların, tavaların, sahanların aslında nefes alıp veren varlıklar olduğunu sanırdınız...”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-9123638653662770998?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/9123638653662770998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=9123638653662770998&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/9123638653662770998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/9123638653662770998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/09/dort-kitap.html' title='dört kitap...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-txa_Mpga2PQ/TnflhVEvbkI/AAAAAAAABBs/b_pd-hVajkI/s72-c/IMG_2043.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-341079903193519468</id><published>2011-09-19T17:51:00.000-07:00</published><updated>2011-09-19T17:51:40.450-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cadı kazanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>baklava.. güllaç.. aşure..</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yemek ve ritüel yüzyıllardır hep içiçe yer etmiştir hayatımızda. Ramazan’ın güllaçı, şükran gününün kızarmış hindisi, cadı bayramı ve-veya christmas için zencefilli kurabiye, hamursuz bayramı, mooncake festivali, bayramın baklavası, doğum günü pastası, lohusa şerbeti, aşure...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Her mutlu anımızı enfes bir yemekle taçlandırır, misafirlerimiz için en özel sofraları kurarız...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Her mutfakta tarif defteri ile birkaç yemek kitabı-dergisi barındıran bir çekmece vardır mutlaka...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Her denememizin başarısızlıkla sonuçlandığı yada her yaptığımızda herkesin yüzünü güldüren “joker” reçetelerimiz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Çocukluğumuzun anne kurabiyeleri, okuldan dönünce evi saran mis gibi kurabiye kokusu...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Çoookkk eskiden yediğimiz tadı damağımızda kalan yemekler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bıkmadan usanmadan emekle hep daha lezzetli, daha görsel, daha rafine tatlat üretmekten vazgeçmeyen ademoğlu...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WX-aTPhizHE/TnfiB-pP1FI/AAAAAAAABBg/HWKyvK4HbqE/s1600/IMG_2279.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-WX-aTPhizHE/TnfiB-pP1FI/AAAAAAAABBg/HWKyvK4HbqE/s640/IMG_2279.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Baklava...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Son zamanlarda büyük çekişmelere neden olan, herkesin uyruk biçmeye çalıştığı talihsiz baklava...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;“Baklava bizimdir bizim kalacak” falan demeyeceğim korkmayın. Yemeğin milleti değil yöresi olur. Bunu savundum her zaman. Gerçek şudur bence; baklava bir orta asya tatlısıdır.(Göçebe orta asya boyları fırın kullanamadıklarından yufka açmada en başarılı topluluktur.) Osmanlı Saray mutfağında terbiye edilmiştir. Sonra küreselleşme sürecine girmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Tipik tarifi ince açılmış yufkanın arasına yöreye göre fındık, fıstık, ceviz, badem döşenerek bal veya şeker şerbeti ile tatlandırılmış bir hamur tatlısıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İlk hamur tatlısı Asur kayıtlarında bulunur ve kuru meyvelerle yapılır. 13 yy.da Moğol Hanedanlığı’nda benzer bir tatlıya rastlanıyor, lakin nişastalı olan hamurun Güllaç olacağını savunuyor işin uzmanları. Yani güllaç ile baklavanın yolları ilk bu zamanlarda kesişiyor. Resmi ilk kayıtlara 17-18 yy.da rastlanıyor. İlk basılı yemek kitaplarından Melceü’t Tabbahin beş çeşit baklavadan bahsediyor, Birde Osmanlı Sultan’ının “Baklava Alayı”ndan bahsedilebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;“Saray’da ve konaklarda, baklava yapımında usta olan aşçıların tercih edildiği ve baklava yufkasının çok ince açılmış olmasına önem verildiği biliniyor. İşe alınacak aşçıya, sınama olarak, pilavın yanı sıra baklava da yaptırılırmış. Aşçının usta olanı, hamuru kesişinden anlaşılırmış. Kesilen pazılar açıldığında, hem çok ince hem de tepsinin içini tam kaplayacak boyutlarda olursa, aşçının ustalığı kabul edilirmiş. Eski İstanbul konaklarında yapılan baklavalarda aşçının bir tepsiye en az yüz kat yufka sığdırması istenirmiş. Baklava tepsisi fırına girmeden önce konak sahibinin huzuruna getirilirmiş; o da, bir Hamid altınını yarım metre kadar yükseklikten dik olarak baklavanın üzerine bırakırmış. Altın yufka katlarını delip tepsinin dibine değerse, aşçı başarılı sayılırmış. Tepsi içindeki altın da bahşiş olarak aşçıya gidermiş. Eğer, altın yufka katları arasında kalırsa, baklava tepsisi mutfağa geri gönderilirmiş.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6rXkD3pUh_4/TnfiFFySg7I/AAAAAAAABBk/yfANzMevymo/s1600/IMG_2306.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-6rXkD3pUh_4/TnfiFFySg7I/AAAAAAAABBk/yfANzMevymo/s640/IMG_2306.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Güllaç...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Baklavanın atası mı, uzaktan akrabası mı? henüz tam anlaşılmış olmamakla birlikte iki tatlı arasındaki benzerlik yollarının tarihte bir yerde kesiştiğine işaret ediyor. Her iki tatlıda ince yufkalar halinde kat kat döşeniyor, yemişle çeşnilendiriliyor ve sıvı bir şerbetle ıslatılıyor. Güllaçta hamur un yerine mısır nişastası kullanarak elde edilir ve şerbeti süt ile hazırlanır. Güllaç hakkındaki yazılı ilk belgeye 14yy.da Husihui adlı Çinli-Türk bir doktor tarafından gıda ve sağlık hakkında yazılan bir el yazmasında rastlanır. Çinlilerin sütle arasının pek iyi olmadığı ve çin mutfağında sütün pek kullanılmadığını, bunun aksine tüm Türk boylarında sütün önemi –kımız dahil- düşünürsek güllaçda Türk boyları ile Anadolu’ya gelip, Osmanlı Mutfağı’nda meşhur edilmiş olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_GYqE3gNL_s/TnfiJcB3vAI/AAAAAAAABBo/4BeiDb2zyG0/s1600/IMG_2278.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" rba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-_GYqE3gNL_s/TnfiJcB3vAI/AAAAAAAABBo/4BeiDb2zyG0/s640/IMG_2278.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Aşure...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Hicri takvimin ilk ayının onuncu günü, Nuh peygamberin tufandan kurtuluşu, Adem peygamberin tövbesinin kabulü, Yunus peygamberin balığın karnından çıkışı, İbrahim peygamberin ateşten kurtuluşu, Yakub peygamberin oğlu Yusuf peygambere kavuşması, Eyyüb peygamberin iyileşmesi, Musa peygamberin Kızıldeniz’i geçmesi, İsa peygamberin doğumu ve göğe yükselmesi, hz.Hüseyin’in şehit edilmesi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Nuh’un gemisi Cudi dağına oturduktan sonra elde kalan erzakla kaynatılan çorba olduğu bilinir aşurenin. Yapımı zordur ve dikkat ister, önemli olan aşureyi kaynatmak değil, tam kıvamında pişmesini sağlamak, rengini şeffaf ve parlak tutabilmektir. Ana malzemesi buğday, fasulye, nohut, şeker olan aşureye kuru meyveler, karanfil, tarçın vs konularak çeşnilendirilir. İçine konan malzemeler yöreye göre değişiklik gösterir. Kuru et, bakla, börülce, pirinç, taze meyveler,gül yaprağı gibi... Kaynadıktan sonra atılan az limon ve bol portakal kabuğu rendesi benim favorimdir. İyi bir aşure için malzemeler ayrı ayrı erimeden, fazla diri de kalmayacak kıvamda haşlanıp, en son aşamada birbirine karıştırmak, rengi koyulaştıracak malzemeleri ise (üzüm, incir, tarçın) aşure ocaktan indirdikten sonra eklemektir. Aşureyi henüz sahiplenen çıkmadı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-341079903193519468?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/341079903193519468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=341079903193519468&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/341079903193519468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/341079903193519468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/09/baklava-gullac-asure.html' title='baklava.. güllaç.. aşure..'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-WX-aTPhizHE/TnfiB-pP1FI/AAAAAAAABBg/HWKyvK4HbqE/s72-c/IMG_2279.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-2778823275578259366</id><published>2011-08-28T15:08:00.000-07:00</published><updated>2011-08-31T15:40:56.348-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>küba 5 - cienfuegos-santa clara-varadero</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OKMZ42TBCDE/TjsTswsPl0I/AAAAAAAAA_8/Yf3YhKckkWA/s1600/IMG_8306.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-OKMZ42TBCDE/TjsTswsPl0I/AAAAAAAAA_8/Yf3YhKckkWA/s400/IMG_8306.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Trinidad’dan sonraki durağımız güneyin incisi olarak adlandırılan "Cienfuegos" Küba’nın ufak şirin bir liman şehri. Ülkede üretilen şeker kamışı, kahve ve tütün ihracatının çoğu buradan gerçekleşiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-mQ41B_nJZ6Q/TjsUDSTjmmI/AAAAAAAABAA/WlvIAUBzjJc/s1600/IMG_8332.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/-mQ41B_nJZ6Q/TjsUDSTjmmI/AAAAAAAABAA/WlvIAUBzjJc/s640/IMG_8332.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şehir merkezinde 1800’lü yıllardan kalma 300’den fazla neoklasik tarzda yapı bulunuyor. Kıyı şeridinde çok güzel casa-pansiyonlar var- kalmak için epey uygun olabilir.Gezilebilecek fazlaca müze ve yapı var, bir listesine &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Cienfuegos"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Şehir resmi kayıtlara 1811 yılında geçmiş. Diğer büyük şehirlerin aksine İspanyol değil Fransız kolonisi, ilk bakışta göze çarpan mimaride ki farklılığın sebebi de bu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Palacio de Ferrer ve Jose Marti Square 1918 yılında inşa edilmiş en güzel yapılar. Malecon ve Punta Gorda görülmesi gereken yerler olarak not edilebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/--GoiiD_d4fs/TjsUYSg3u-I/AAAAAAAABAE/uKxZaS16LXI/s1600/IMG_8339.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/--GoiiD_d4fs/TjsUYSg3u-I/AAAAAAAABAE/uKxZaS16LXI/s640/IMG_8339.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sanat ve mimaride çok çarpıcı gözüksede (ki yapılar, yollar, parklar, bahçeler sonderece bakımlı ve temiz)ben bunun bir göz boyama olduğu hissine kapıldım nedense. zira şehir görüntüden fazla bir şey sunmadı bize, Küba'nın o kendine has renkli havasından uzak gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Biz Trinidad’dan Varadero’ya doğru yol alırken uğrayıp vaktimizin kısıtlı olmasından dolayı şehre hızlı bir bakış atıp, marinada Palaca Club Cienfuegos'da ünlü karidesinin tadına bakıp yolumuza devam ettik. (karides gerçekten çok lezzetli idi.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-es7ppBgTz20/TjsUocXvYJI/AAAAAAAABAI/uX36T2Qqd2M/s1600/IMG_8355.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-es7ppBgTz20/TjsUocXvYJI/AAAAAAAABAI/uX36T2Qqd2M/s400/IMG_8355.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-3RvgoPRQCWY/TjsVwKb9mQI/AAAAAAAABAM/oJz07wUTazA/s1600/IMG_8356.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-3RvgoPRQCWY/TjsVwKb9mQI/AAAAAAAABAM/oJz07wUTazA/s400/IMG_8356.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9b0rmJYc7Mo/TjsWL6FqKWI/AAAAAAAABAQ/sRd1_N1I9tA/s1600/IMG_8384.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-9b0rmJYc7Mo/TjsWL6FqKWI/AAAAAAAABAQ/sRd1_N1I9tA/s400/IMG_8384.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-omElEbpxfTM/TjsWsbfXXCI/AAAAAAAABAU/2f_-zdFGT8g/s1600/IMG_8432.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-omElEbpxfTM/TjsWsbfXXCI/AAAAAAAABAU/2f_-zdFGT8g/s640/IMG_8432.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Trinidad-Varadero yolculuğunda ikinci durak Santa Clara, önemi Che Guevara’nın heykeli ve anıt mezarına ev sahipliği yapması. Asıl adı Ernesto Guevara olan meşhur devrimciye “Che” sonradan eklenmiş ve “dost” anlamına geliyormuş. Gençliğinde eski bir motorsikletle tüm Latin Amerika’yı gezen ve Küba’nın bağımsızlığı için mücadele eden Che kapitalist düzende bir “brand” haline dönüşmüş olsada halkın gözünde hala büyük bir kahraman. Burda da şansımız yaver gitmeyince- önce yolların azizliğine uğradık, tam ulaştık derken bizi alana almadılar çünkü Küba’nın ünlü müzisyeni Pablo Milanes konser verecekmiş o alanda, becerikli rehberimiz birilerini ikna etti ve içeri girdik ama bu seferde hava kararmıştı- bizde iyisimi gidip otelimizde yatalım dedik ve Varadero yolunu tamamladık.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5xgBuBg-BDM/TjsW6rC6ioI/AAAAAAAABAY/sjJ9kSX-uhU/s1600/IMG_8493.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-5xgBuBg-BDM/TjsW6rC6ioI/AAAAAAAABAY/sjJ9kSX-uhU/s400/IMG_8493.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XZvLlk6A1qU/TjsXFbi-9LI/AAAAAAAABAc/XZhsLi4TdpY/s1600/IMG_8501.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-XZvLlk6A1qU/TjsXFbi-9LI/AAAAAAAABAc/XZhsLi4TdpY/s400/IMG_8501.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-633b2hOE6cE/TjsXbCh6xyI/AAAAAAAABAg/6aKBs0KD-6w/s1600/IMG_8506.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-633b2hOE6cE/TjsXbCh6xyI/AAAAAAAABAg/6aKBs0KD-6w/s400/IMG_8506.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Varadero sadece ülkenin değil aynı zamanda Karayipler’in de en güzel ve bakir sahili olarak kabul ediliyor.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Yarımada 20 km uzunluğunda ve sadece 1.2 km genişliğinde. Oteller birbirine çok yakın değil, adanın yapısını çok fazla bozmamışlar. Biz “Paradisus Varadero Resort&amp;amp;Spa”da kaldık ve neden buraya bir haftalığına gelip kalmadığımıza pişman olduk. Otel kalitesi gayet iyi, restoranlar, akşam kabareleri, canlı müzik, çocuklar için büyük oyun parkları ve havuzları, herşey son derece tatmin edici.Yarımadanın ortasında Josone Park gezilebilecek yerler arasında. Ayrıca golf oynuyorsanız Varadero Golf Club atlanmayacak bir aktivite olabilir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sWPJZuI0obs/TjsXpzuJB5I/AAAAAAAABAk/hfJL9QmE9ek/s1600/IMG_8514.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/-sWPJZuI0obs/TjsXpzuJB5I/AAAAAAAABAk/hfJL9QmE9ek/s640/IMG_8514.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wZMih_EVDuw/TjsX8Ehg2pI/AAAAAAAABAo/3JQw4y80f0c/s1600/IMG_8531.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-wZMih_EVDuw/TjsX8Ehg2pI/AAAAAAAABAo/3JQw4y80f0c/s400/IMG_8531.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-O1SwV5ugOKA/TjsYMZSxPcI/AAAAAAAABAs/VpHl7HsBK3c/s1600/IMG_8594.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-O1SwV5ugOKA/TjsYMZSxPcI/AAAAAAAABAs/VpHl7HsBK3c/s400/IMG_8594.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-2778823275578259366?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/2778823275578259366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=2778823275578259366&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2778823275578259366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2778823275578259366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/08/kuba-5-cienfuegos-santa-clara-varadero.html' title='küba 5 - cienfuegos-santa clara-varadero'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-OKMZ42TBCDE/TjsTswsPl0I/AAAAAAAAA_8/Yf3YhKckkWA/s72-c/IMG_8306.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-113959145109626743</id><published>2011-08-16T12:21:00.000-07:00</published><updated>2011-08-16T12:21:12.393-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>küba 4 - pınar del rio</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WZa_zc26a_k/TjsKUckq9YI/AAAAAAAAA_I/OTTnHpIHLQQ/s1600/IMG_8772.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-WZa_zc26a_k/TjsKUckq9YI/AAAAAAAAA_I/OTTnHpIHLQQ/s400/IMG_8772.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: Verdana, sans-serif; mso-ansi-language: TR;"&gt;Küba’nın en batı ucunda bulunan bu eyalet aynı zamanda ülkenin bahçesi konumunda. Ülke tarımının büyük kısmı-özellikle meyve ve tütün- buradan karşılanıyor. Son zamanlarda çok “trend” olan “Doğa Turizmi”ni sevenler için bulunmaz fırsat. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-F5FDQ--SfLA/TjsLZ6qy9HI/AAAAAAAAA_M/YycPWKdEC8o/s1600/IMG_8778.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-F5FDQ--SfLA/TjsLZ6qy9HI/AAAAAAAAA_M/YycPWKdEC8o/s400/IMG_8778.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Un3otvFgy8Q/TjsLtXdy9_I/AAAAAAAAA_Q/URYrFOx0Kj4/s1600/IMG_8813.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-Un3otvFgy8Q/TjsLtXdy9_I/AAAAAAAAA_Q/URYrFOx0Kj4/s400/IMG_8813.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 11pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Las Terrazas ve Vinales mutlaka görülmesi gereken iki bölge. Şehir merkezi yine koloni zamanından kalma pastel renkli yanyana dizilmiş binalardan oluşuyor. Trinidad kadar etkileyici olduğu söylenemez. Tek fark burdaki evlerin önlerine büyük sütunlar inşa edilmiş olması.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ngK2hKDNcp0/TjsL7TobI-I/AAAAAAAAA_U/g8Q3pe2jDVA/s1600/IMG_8815.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-ngK2hKDNcp0/TjsL7TobI-I/AAAAAAAAA_U/g8Q3pe2jDVA/s400/IMG_8815.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BXcwCHSqegE/TjsNPvjDXcI/AAAAAAAAA_Y/-8V06dCfpO8/s1600/IMG_8855.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-BXcwCHSqegE/TjsNPvjDXcI/AAAAAAAAA_Y/-8V06dCfpO8/s400/IMG_8855.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 11pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Vinales etrafı kalker kayalıklar ve dağlarla çevrelenmiş tütün yetiştiriciliği yapılan en ünlü vadi. Burada yetişen tütünlerin epey kaliteli ve aromatik oluyor, yapraklar ise puro yapımı için uygun büyüklüğe ulaşıyormuş. Yine tütün yapraklarını kurutmak için yapılmış depolar fotojenik bir manzara oluşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-sWYvlX7ijcg/TjsNehriRLI/AAAAAAAAA_c/FhQbZ1zUaCQ/s1600/IMG_8921.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-sWYvlX7ijcg/TjsNehriRLI/AAAAAAAAA_c/FhQbZ1zUaCQ/s400/IMG_8921.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-p9Kq_hDNLWw/TjsOUTLQevI/AAAAAAAAA_g/Vmj8FOq0FyU/s1600/IMG_8931.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-p9Kq_hDNLWw/TjsOUTLQevI/AAAAAAAAA_g/Vmj8FOq0FyU/s400/IMG_8931.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Etraftaki kayalıklarda turistlerin büyük ilgisini çeken mağaralar ve fosiller var. Bazılarında Che Guavera’nın konakladığını anlatan efsaneler dolaşıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Jj35vBjmHHY/TjsOmkZejSI/AAAAAAAAA_k/iHj3anrAiIY/s1600/IMG_8943.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/-Jj35vBjmHHY/TjsOmkZejSI/AAAAAAAAA_k/iHj3anrAiIY/s640/IMG_8943.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Havana’dan günübirlik turlar yapılıyor. Zaten daha fazla vakit ayırmaya gerek de yok. Yine de kalacak olanlar için şehir merkezinden ziyade Vinales’de bulunan casa-pansiyonlar daha güzel ve rustik bence. Bizim turlarla aramız pek iyi olmadığından yine araba ve rehberimizle gittik, yollar geniş ve ulaşım gayet kolay. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Gee-9ZNuNRc/TjsO4IamMWI/AAAAAAAAA_o/v3l8ue3WBSU/s1600/IMG_8957.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-Gee-9ZNuNRc/TjsO4IamMWI/AAAAAAAAA_o/v3l8ue3WBSU/s400/IMG_8957.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-1aRGmdFh4-U/TjsPGVZoCKI/AAAAAAAAA_s/ujKSy8UR9Xw/s1600/IMG_8970.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-1aRGmdFh4-U/TjsPGVZoCKI/AAAAAAAAA_s/ujKSy8UR9Xw/s400/IMG_8970.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-yMb-rvksDS8/TjsPRi1xLgI/AAAAAAAAA_w/vaSIW-Fax-I/s1600/IMG_9009.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-yMb-rvksDS8/TjsPRi1xLgI/AAAAAAAAA_w/vaSIW-Fax-I/s400/IMG_9009.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Las Terrazas Havana’ya bir saat mesafede kahve yetiştiriciliği yapılan,çam ağaçlarının yolu süslediği, orkide yetiştirilen aynı zamanda koruma altına alınmış kocaman bir botanik park-orman. İçeri girdiğimiz anda başka bir dünyaya geldik zannettik. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Alice harikalar diyarında. Beyaza boyanmış evler,renkli çatı ve pencereler, gölün kenarında kurulmuş minik kafeler, yemyeşil doğa, mis gibi hava, bu manzara gerçek olamazdı. Ya durmadan fotoğraf çekecektik yada o anın tadını çıkaracak, küba müziği ile dans eden o yaşlı çifte ve manzaraya hayran hayran dalıp gidecektik. Tabi ki ikincisini tercih ettik, çok da iyi yaptık…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6K1I4EXRDwE/TjsPf9EAJfI/AAAAAAAAA_0/ZK8939ObMps/s1600/IMG_9045.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-6K1I4EXRDwE/TjsPf9EAJfI/AAAAAAAAA_0/ZK8939ObMps/s400/IMG_9045.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-TH6mQjgzD68/TjsPuh8sb1I/AAAAAAAAA_4/MlGrRWfLcjM/s1600/IMG_9054.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-TH6mQjgzD68/TjsPuh8sb1I/AAAAAAAAA_4/MlGrRWfLcjM/s400/IMG_9054.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-113959145109626743?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/113959145109626743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=113959145109626743&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/113959145109626743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/113959145109626743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/08/kuba-4-pnar-del-rio.html' title='küba 4 - pınar del rio'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-WZa_zc26a_k/TjsKUckq9YI/AAAAAAAAA_I/OTTnHpIHLQQ/s72-c/IMG_8772.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-2045125199918254957</id><published>2011-08-04T13:45:00.000-07:00</published><updated>2011-08-04T13:45:14.056-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>birkaç kelam, yalnızlık...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-968ytuueQRs/TjsDoS8U70I/AAAAAAAAA_E/rQDAgwsQomI/s1600/IMG_1688.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-968ytuueQRs/TjsDoS8U70I/AAAAAAAAA_E/rQDAgwsQomI/s640/IMG_1688.JPG" t$="true" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Esasında her ilişkide de bir “klik” sesi duymalı insan. Şöyle anahtar-kilit gibi. Klik demeli, işte bu benim adamım, bu benim şehrim, bu benim aşkım... demeli...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şehir konusunda şanssızım biraz galiba. Yanlış anlaşılmasın kimseye bir sözüm yok, şehirlere de bir sözüm yok esasen. Nereye giderse gitsin dost bir yüz arıyor insan, içten bir gülümseme...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kalabalıkta yalnızlığın kitabını yazıyoruz her birimiz ayrı ayrı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Uzunca bir ara, bir telaş, bir koşturma, on ay içinde üç ev,iki ülke, beş şehir, her sorusuna cevap isteyen ve günde on bin defa “anne” diyen bir yaramaz, yazılması ve okunması gereken onlarca yazı, blog için 3 ayrı ülke, paketler, valizler, beklentiler, cevaplar ve bir de ben.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ve başka bir “klik” kitlendim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kübanın yazısını bitirmeliyim, Tayland yarım kaldı, otlarla ilgili araştırmalar bekliyor diye düşünüp şaşkın ve yalnız dolaşırken buldum şunu, buyrun:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;“...yalnızlığı bir şekil anlıyoruz, birden hayat sokuyo gözümüze... falan filan... anlıyoruz da aslında yanlış da anlıyoruz, keyfimize-keyifsizliğimize göre. Garipsiyorsun, diyorsun ki ‘aaa ne kadar da öyleyim!’. E öyle tabi. Ya noolacaktı? Yalnızlık overrated bi kere... onu bileceksin. O orda öyle duruyor. Optik illuzyonunu senin baktığın yere göre kuruyor. Tasarlanmış tek bir illuzyon yok. Tercihini sen yapıyorsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bu sebepten çok kere yanlış anlıyoruz ve bunu da aslında tam o anda biliyoruz. Ama çok melankolik, melodramatik, arabesk mahluklar olmuşuz biz bu topraklarda. Aşağılamak için söylemiyorum ama böyle bir damar var. Azıcık zora geldi mi hemen arpacı kumruları gibi düşün, kendini ye, mazoşist haller. Kendine jilet atmıyorsun belki ama içine kesik atıyorsun. Hemen herkesler hazır vahvahlamaya bunalımlara. Buna programlı birşeyler var içimizde sanki, atamıyoruz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;...yanlış anlamayın yalnızlığı, çok da yüz vermeyin allasen...”(karakedi)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-2045125199918254957?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/2045125199918254957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=2045125199918254957&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2045125199918254957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2045125199918254957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/08/birkac-kelam-yalnzlk.html' title='birkaç kelam, yalnızlık...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-968ytuueQRs/TjsDoS8U70I/AAAAAAAAA_E/rQDAgwsQomI/s72-c/IMG_1688.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4266577204888859594</id><published>2011-08-04T13:36:00.000-07:00</published><updated>2011-08-04T13:36:21.464-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>küba 3 - trinidad</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-JSRuqZevfMU/Tjr6QzxXiWI/AAAAAAAAA-A/uAUjs5Tm8d4/s1600/1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-JSRuqZevfMU/Tjr6QzxXiWI/AAAAAAAAA-A/uAUjs5Tm8d4/s400/1.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sağlıklı bir gezi yazısı yazmanın en önemli koşulu “hemen ” yazmak olmalı bence. Herşey tazeyken, o heyecan henüz kaybolmadan paylaşmalı. Küba yazısı biraz şanssız oldu galiba(sebebini yukarıda anlattım, valla benim bi suçum yok).&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-hSOckKytOPc/Tjr6g4qq6sI/AAAAAAAAA-E/6ij2BU-57XQ/s1600/2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-hSOckKytOPc/Tjr6g4qq6sI/AAAAAAAAA-E/6ij2BU-57XQ/s400/2.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Trinidad Küba’da İspanyol koloni mimarisinin en çarpıcı örneklerinin bulunduğu şehir. Küba’nın keşfinden sonraki ilk yerleşim yerlerinden birisi. Eski olmasına rağmen en az tahribat görmüş alanlardan.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-0TrkdC-iqq4/Tjr6wJfOzWI/AAAAAAAAA-I/xsk8dKytxec/s1600/3.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-0TrkdC-iqq4/Tjr6wJfOzWI/AAAAAAAAA-I/xsk8dKytxec/s400/3.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-_4UJhzG5pDI/Tjr7C8vieKI/AAAAAAAAA-M/v4ux8QspE70/s1600/4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-_4UJhzG5pDI/Tjr7C8vieKI/AAAAAAAAA-M/v4ux8QspE70/s400/4.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Havana’dan araba ile 3-4 saat sürüyor. Yol boyunca küçük köyler ve elişi satan köylüler renkli ve keyifli bir manzara oluşturuyor.Burada milyonlarca fotoğraf çekilebilir. Minik ve yanyana dizelenmiş, pastel tonlarda boyanmış rengarenk evler, arnavut kaldırımlı sokaklar, renkli ve asimetrik girişler, renkli ve çiçeklerle bezenmiş pencereler, cumbalar, sokak müzisyenleri, tığ ve patiska beyaz işi satan sokak satıcıları, minik cafe-barlar, yoksulluğun mahrum ettiği ancak mutsuz edemediği poz veren güzel insanlar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tr3hD3R5olw/Tjr7NDk-EDI/AAAAAAAAA-Q/6O9pfVZW42c/s1600/5.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/-tr3hD3R5olw/Tjr7NDk-EDI/AAAAAAAAA-Q/6O9pfVZW42c/s640/5.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Küçük ve dar sokaklar, gezerken, garip bir şekilde mutluluk veriyor. Renkli minik evlerden bazıları pansiyon olarak işletiliyor, bir kısmında ise yağlı boya tablo ve çeşitli aksesuarlar satılıyor. Bazısı ise okul görevi görüyor. Sokakta gezerken pencereden ders dinleyen öğrencileri görmek mümkün. Sadece akşam saatlerinde değil gündüz de cafelerde canlı müzik ve dans var. Serinlemek için oturduğunuzda küba müziği ve dansı ile de tanışmış oluyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-idC7G0hvJp0/Tjr7Wyei_QI/AAAAAAAAA-U/odhi0XHt724/s1600/6.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/-idC7G0hvJp0/Tjr7Wyei_QI/AAAAAAAAA-U/odhi0XHt724/s640/6.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şehre 20 km.mesafede şeker kamışı tarlaları (Sugar Mill Valley) var. Bunlar ispanyolların buraya geldikten sonra yerli halkı ve Afrika’dan getirilen köleleri çalıştırdığı ve çalışanları kontrol etmek için yüksek kuleler inşa ettikleri bölgeymiş. Kulelerin çoğu yıkılmış, halen şeker kamışı yetiştirmeye devam ediyorlar. Manaca Izgana Tower ayakta kalan kulelerin en ünlüsü, biz başka kule görmedik zaten. Birde yine şehre çok uzak olmayan bir şelale ve gece açılan “ünlü” ve “illegal”bir diskotekten bahsettiler, biz bu ikisine gidemedik.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-oa1fWGpsprU/Tjr7mBNTR0I/AAAAAAAAA-Y/FnQKycPYba8/s1600/7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-oa1fWGpsprU/Tjr7mBNTR0I/AAAAAAAAA-Y/FnQKycPYba8/s400/7.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-28EWoFU3RRY/Tjr71Cao2MI/AAAAAAAAA-c/ZHTUV6zd5gI/s1600/8.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-28EWoFU3RRY/Tjr71Cao2MI/AAAAAAAAA-c/ZHTUV6zd5gI/s400/8.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Trinidad’da şehir merkezinde daha önce bahsettiğim casa-pansiyon evlerde kalmak mümkün. Diğer bir alternatif ise merkeze sadece 5 dakika uzakta bulunan “Casilda Bay” de kalmak. Karayip denizine bakan Ancon Peninsula beyaz kumu ve turkuaz denizi ile Küba’nın en güzel koyları arasında yer alıyor. Üç adet- ve tabiki devletin işlettiği- otel bulunuyor. Otel restoranları son derece tatmin edici, ayrıca akşam yemeğinden sonra kabare ve samba gösterileri yapılıyor. Merkezde gündüz kurulan pazarlar akşam otellerin olduğu bölgeye taşınıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RAgf64P82O0/Tjr8DQQ7E6I/AAAAAAAAA-g/Wd_SoMD9pRs/s1600/9.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/-RAgf64P82O0/Tjr8DQQ7E6I/AAAAAAAAA-g/Wd_SoMD9pRs/s640/9.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Meydanda bulunan “Catedral-Iglesia Parroquial de la Trinidad” Küba’nın en büyük kilisesi ünvanına sahip ve kuleden şehir manzarası çok güzel.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-jj1zi_htN-I/Tjr8TsMTu1I/AAAAAAAAA-k/EenSPlZsT2A/s1600/10.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-jj1zi_htN-I/Tjr8TsMTu1I/AAAAAAAAA-k/EenSPlZsT2A/s400/10.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Son olarak merkezde ziyaret edilmesi gereken yerler arasında “Romantic Museum” ki bu Küba’nın en zenginlerinden biri olan Brunet ailesine ait porselen, ev eşyaları, yağlı boya tabloların ve cam eşyaların sergilendiği müze ile koloni zamanından kalan ev eşyaları ve bağımsızlık savaşında kullanılan bazı silahların sergilendiği “Cantero Museum” sayılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-jRFp6NCu7Oo/Tjr8gCvwiEI/AAAAAAAAA-o/ZOaXwQEv7ng/s1600/11.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/-jRFp6NCu7Oo/Tjr8gCvwiEI/AAAAAAAAA-o/ZOaXwQEv7ng/s640/11.JPG" t$="true" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-f9LtCvNK1mE/Tjr8tkQBmFI/AAAAAAAAA-s/mkH-eGVAVVc/s1600/12.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-f9LtCvNK1mE/Tjr8tkQBmFI/AAAAAAAAA-s/mkH-eGVAVVc/s400/12.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-B9OrmmdI3KQ/Tjr880OWx_I/AAAAAAAAA-w/qmjLwqEdwvs/s1600/13.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-B9OrmmdI3KQ/Tjr880OWx_I/AAAAAAAAA-w/qmjLwqEdwvs/s400/13.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-tI-FMrigZ8Q/Tjr9LXsujfI/AAAAAAAAA-0/3n8bp5LlPtg/s1600/14.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-tI-FMrigZ8Q/Tjr9LXsujfI/AAAAAAAAA-0/3n8bp5LlPtg/s400/14.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3EnM5HR-vtE/Tjr9ecn3rLI/AAAAAAAAA-4/AUDZf0tEBaY/s1600/15.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-3EnM5HR-vtE/Tjr9ecn3rLI/AAAAAAAAA-4/AUDZf0tEBaY/s400/15.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Pntjgxf5koo/Tjr9vTov-3I/AAAAAAAAA-8/e12RsJM-IHc/s1600/16.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-Pntjgxf5koo/Tjr9vTov-3I/AAAAAAAAA-8/e12RsJM-IHc/s400/16.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-CzwQyYYu3Zo/Tjr9-xX3m1I/AAAAAAAAA_A/qoayfgwY8hY/s1600/17.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-CzwQyYYu3Zo/Tjr9-xX3m1I/AAAAAAAAA_A/qoayfgwY8hY/s400/17.JPG" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4266577204888859594?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4266577204888859594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4266577204888859594&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4266577204888859594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4266577204888859594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/08/kuba-3-trinidad.html' title='küba 3 - trinidad'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-JSRuqZevfMU/Tjr6QzxXiWI/AAAAAAAAA-A/uAUjs5Tm8d4/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-928496188545988626</id><published>2011-04-17T18:19:00.000-07:00</published><updated>2011-04-17T20:24:04.147-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>küba 2 - havana</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Arnavut kaldırımlı sokaklarda 1950 model arabalarda seyahat ederken sanki köşeyi dönünce müthiş Audrey Hepburn’le karşılacakmışsın hissi veren şehir...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Havana club, müzik, nostalji...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rmFxN_JUpSk/TauNhjcrOTI/AAAAAAAAA8M/kavT8q9shYM/s1600/1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-rmFxN_JUpSk/TauNhjcrOTI/AAAAAAAAA8M/kavT8q9shYM/s400/1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Küba’nın başkenti. Şehir Eski Havana (Old Havana- Habana Vieja) ve Merkez Havana (Central Havana- Centro Habana) olarak iki kısma ayrılmış.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-n2w7Me7bD0E/TauNld2zlQI/AAAAAAAAA8Q/snKQQ0Eusgc/s1600/12.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-n2w7Me7bD0E/TauNld2zlQI/AAAAAAAAA8Q/snKQQ0Eusgc/s640/12.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Eski Havana gün boyu sıkılmadan dolaşılacak, fotoğraf çekilecek, sohbet edilecek muhteşem bir site konumunda. Uzun bir cadde &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ve bu cadde üzerine kurulmuş dört meydandan oluşuyor. Plaza de San Francisco, Plaza Vieja, Plaza de Armas ve Plaza de la Cathedral. Her meydanda başka bir renk cümbüşünün içine dalıyorsun. Çiçek satan ve öpücük dağıtan şirin çingeneler, eski kitap satıcıları, el altından antika satmaya çalışanlar, ilizyonisler, falcılar, küba müziği, dansçılar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-aDlfmBNixwA/TauNn_R-_-I/AAAAAAAAA8U/GOPGqDS2HHQ/s1600/4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-aDlfmBNixwA/TauNn_R-_-I/AAAAAAAAA8U/GOPGqDS2HHQ/s640/4.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bu dört ana meydanı biribirine bağlayan cadde “Mercaderes Street” üzerinde kafe, restoran, ufak hediyelik eşya satan birkaç yer haricinde Havana’nın tek çikolata ve parfüm satan mağazası var. Tabiki sadece turistler için, zira halkın zaten bunları alacak kadar parası yok.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-l8gaDA0mXww/TauNqzTlGoI/AAAAAAAAA8Y/8vXWyXxyKi8/s1600/5.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-l8gaDA0mXww/TauNqzTlGoI/AAAAAAAAA8Y/8vXWyXxyKi8/s400/5.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tSmmnuqBWAU/TauNwfcx9GI/AAAAAAAAA8c/UTT70YCH0kU/s1600/6.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-tSmmnuqBWAU/TauNwfcx9GI/AAAAAAAAA8c/UTT70YCH0kU/s400/6.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ub6azDWV2jc/TauNyu_ldiI/AAAAAAAAA8g/_XEHpTWqi8U/s1600/7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ub6azDWV2jc/TauNyu_ldiI/AAAAAAAAA8g/_XEHpTWqi8U/s400/7.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yine cadde üzerinde Ernest Hemingway’in kaldığı “Hotel Ambos Mundos” gezilebilir. Otelin 511 numaralı odası yazarın “For Whom the Bell Tolls” kitabını yazamaya başladığı yer olduğu cihetle müze haline getirilmiş. Ayrıca Che’nin arkadaşları ile toplanıp kahve ve puro içtiği ve halkla sohbet ettiği kafeleri de ziyaret etmek mümkün.Esasında neredeyse her otelin ve sokağın bir hikayesi var burada. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-vQPy6CRtTYs/TauN1-sim_I/AAAAAAAAA8k/BqFxUNGffkY/s1600/8.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-vQPy6CRtTYs/TauN1-sim_I/AAAAAAAAA8k/BqFxUNGffkY/s640/8.JPG" width="426" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Eski Havana 1982 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmış ve restore edilmiş.Şimdilerde renkli ve cumbalı evleri, arnavut kaldırımlı dar sokakları ve renkli insanları ile fotoğraf çekmeyi sevenler&amp;nbsp;için bir hazine konumunda.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tXcBVPD0lEA/TauN5AlXrII/AAAAAAAAA8o/maDNGWeMc_4/s1600/9.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-tXcBVPD0lEA/TauN5AlXrII/AAAAAAAAA8o/maDNGWeMc_4/s400/9.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ArFIe2J2Ze4/TauN9ASFqOI/AAAAAAAAA8s/BYEV3iUMvYo/s1600/13.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-ArFIe2J2Ze4/TauN9ASFqOI/AAAAAAAAA8s/BYEV3iUMvYo/s400/13.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Merkez-Central Havana şehrin mimari sitesi konumunda. İspanyol kolonisi zamanından kalma 900 den fazla yapı mevcut. Amerika’nın ambargo koymasından önce Amerika’dan gece showlarını seyretmek ve kumar oynamak için çok sayıda turist gelirmiş. Amerika’nın kaymak tabakasının hobisi haline gelen bu kabareler ve kumarhaneler&amp;nbsp;için gecelik uçak ayarlanır, show bitince geri dönülürmüş. Bir zaman sonra bu zenginler Havana’dan ev almaya başlamışlar, arabalarını getirmişler. İşte bu zenginlerin yaptırdığı malikaneler, tiyatro ve opera binası, müzeler, kabare evleri ve daha fazlasını Havana’nın merkezinde bulabilirsiniz. Hotel Nacional, Revolation Museum ve Capitol Building mutlaka görülmesi gerekenler arasında sayılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-kimXwvDfgx4/TauOA931WVI/AAAAAAAAA8w/da0Enn-Xbz0/s1600/10.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-kimXwvDfgx4/TauOA931WVI/AAAAAAAAA8w/da0Enn-Xbz0/s640/10.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Fandtro7Vmc/TauOGKvNReI/AAAAAAAAA80/zyan0EAKfCg/s1600/IMG_0960.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-Fandtro7Vmc/TauOGKvNReI/AAAAAAAAA80/zyan0EAKfCg/s640/IMG_0960.JPG" width="478" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Son olarak şans yaver gider ve hava güzel olursa “küba kordon boyu” olan “malecon”da yürüyüp küba müzisyenleri ve dansçılarına eşlik edilebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-58RyUGUYfSE/TauOJTf34FI/AAAAAAAAA84/g1ouyk6zS_k/s1600/IMG_7716.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-58RyUGUYfSE/TauOJTf34FI/AAAAAAAAA84/g1ouyk6zS_k/s400/IMG_7716.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lEDtMvU4Cqs/TauOMCsUxcI/AAAAAAAAA88/dftHukShVv8/s1600/IMG_8723.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-lEDtMvU4Cqs/TauOMCsUxcI/AAAAAAAAA88/dftHukShVv8/s400/IMG_8723.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-veAfCwe7nGo/TauORiKofcI/AAAAAAAAA9A/zdZueUKaNGI/s1600/2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-veAfCwe7nGo/TauORiKofcI/AAAAAAAAA9A/zdZueUKaNGI/s640/2.JPG" width="426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-928496188545988626?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/928496188545988626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=928496188545988626&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/928496188545988626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/928496188545988626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/04/kuba-2-havana.html' title='küba 2 - havana'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-rmFxN_JUpSk/TauNhjcrOTI/AAAAAAAAA8M/kavT8q9shYM/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6277096054359353385</id><published>2011-04-06T19:56:00.000-07:00</published><updated>2011-04-06T19:56:19.011-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>küba...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-T3rOpsJ1ifU/TZ0j8evzjiI/AAAAAAAAA4s/c5QwGv4XSIQ/s1600/IMG_7981.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-T3rOpsJ1ifU/TZ0j8evzjiI/AAAAAAAAA4s/c5QwGv4XSIQ/s400/IMG_7981.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;“Küba’da herkes kendi hikayesini yazar, herkesin gözüne farklı görünür bu gizemli şehir”.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Küba’ya gitmeye karar verdikten sonra elime aldığım ilk kitapta ilk okuduğum cümledir bu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-T1YYOjsog5Q/TZ0j_t9izPI/AAAAAAAAA4w/NuYouBFh3aQ/s1600/IMG_0806.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-T1YYOjsog5Q/TZ0j_t9izPI/AAAAAAAAA4w/NuYouBFh3aQ/s400/IMG_0806.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Karayiplerdeki en güzel ve en talihsiz adadır Küba. Kaderi başlangıçta pek farklı olmamış diğer adalardan. Hep aynı hikaye. Kristof Kolomb adayı keşfediyor. Ardından sömürgeciler geliyor. Yerli halk ağır şartlar altında çalıştırılıyor, ölüyor. Azalan işçi nüfusu için Afrika’dan köle getiriliyor. Köle ticareti bitince de Meksika’lılar geliyor. Kaymağını İspanya ve Amerika yiyor. Bağımsızlık savaşları başlıyor, bağımsızlık kazanılıyor ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;tarihe 1959 yılında Fidel Castro liderliğinde yapılan darbe ile adını kazıyor. 1962 yılında Amerika tarafından ambargo uygulanmaya başlanıyor.Günümüzde ise kominizm ile yönetilen iki ülkeden birisi olarak varlığını devam ettirmeye çalışıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Rb4QGTtf4vM/TZ0kDKz0bSI/AAAAAAAAA40/oXDWPPLSIqQ/s1600/IMG_0808.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="298" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Rb4QGTtf4vM/TZ0kDKz0bSI/AAAAAAAAA40/oXDWPPLSIqQ/s400/IMG_0808.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-T7mHeuPJWK4/TZ0kH_jOdcI/AAAAAAAAA44/luiARBygrKU/s1600/IMG_7818.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-T7mHeuPJWK4/TZ0kH_jOdcI/AAAAAAAAA44/luiARBygrKU/s400/IMG_7818.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ülke dili İspanyolca, mimaride ispanyol kolonilerinin izleri baskın olarak görülüyor. Mutfak biraz ispanyol, biraz karayip, biraz amerikan. En çok tavuk, domuz, mısır ve siyah fasulye tüketiliyor. Küba müziği müthiş,hareketli, enerjik, kıpır kıpır...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;﻿&lt;/span&gt; &lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-x5OwjPhZ0i8/TZ0kMtHRsqI/AAAAAAAAA48/H22ZoGz17Fw/s1600/IMG_8080.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-x5OwjPhZ0i8/TZ0kMtHRsqI/AAAAAAAAA48/H22ZoGz17Fw/s400/IMG_8080.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;﻿&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rxJICE7X8Jk/TZ0kPrduAjI/AAAAAAAAA5A/qmFcEJBsjbg/s1600/IMG_8035.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-rxJICE7X8Jk/TZ0kPrduAjI/AAAAAAAAA5A/qmFcEJBsjbg/s400/IMG_8035.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Akla gelebilecek her türlü yatırım ve işletme devlet tarafından yapılıyor. Oteller, restoranlar, cafeler, ulaşım,sağlık&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve iletişim.... herşeyi devlet yönetiyor. Halka yiyecek ve giyecek devlet tarafından tahsis ediliyor. Gazeteyi devlet basıyor. Televizyonun tek kanalını yönetiyor.Hiç mağaza (oyuncak,ayakkabı,tekstil vs.),süpermarket ve eczane yok. Veeee internet yok. İşte tam burada kendi hikayenizi yazmaya başlıyorsunuz. Bir bakıma geçmişe yolculuk gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Zl6ZLWliuuY/TZ0kTdYUwrI/AAAAAAAAA5E/2q1VsWAU-SU/s1600/IMG_7900.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-Zl6ZLWliuuY/TZ0kTdYUwrI/AAAAAAAAA5E/2q1VsWAU-SU/s400/IMG_7900.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bizim hikayemiz Havana’da başladı, Trinidad, Cienfuegos, Varadero, Pınar del Rio’da devam etti, yine Havana’da son buldu. 1982 yılında Havana, 1988 yılında Trinidad UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmış, mimari açıdan son derece etkileyici muhteşem şehirler. Pınar del Rio tütün bahçeleri ile beraber Küba’nın en güzel kırsal alanı. Varadero ise 140 km.lik upuzun sahili ile tatil bölgesi. Cienfuegos yine deniz kenarına kurulmuş şirin bir kasaba, buraya gidişdeki asıl amaç ise Che Guevara’nın anıt mezarını ziyaret etmek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-M_Ko9KDbbeo/TZ0kW2ksU6I/AAAAAAAAA5I/43EJhHKYH3s/s1600/IMG_7860.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-M_Ko9KDbbeo/TZ0kW2ksU6I/AAAAAAAAA5I/43EJhHKYH3s/s400/IMG_7860.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-IKsu6pp0oVo/TZ0kd_DqseI/AAAAAAAAA5M/SLVk5FZ2MM0/s1600/IMG_7834.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-IKsu6pp0oVo/TZ0kd_DqseI/AAAAAAAAA5M/SLVk5FZ2MM0/s400/IMG_7834.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Devam edecek...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6277096054359353385?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6277096054359353385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6277096054359353385&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6277096054359353385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6277096054359353385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/04/kuba.html' title='küba...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-T3rOpsJ1ifU/TZ0j8evzjiI/AAAAAAAAA4s/c5QwGv4XSIQ/s72-c/IMG_7981.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-2510616939597138090</id><published>2011-03-25T18:41:00.000-07:00</published><updated>2011-03-25T18:41:25.834-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>sufle-parfe sorunsalı...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sufle mi, parfe mi?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kahvaltıda parfe, akşam yemeğinde sufle...?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Fransız mutfağının iki nadide hediyesi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sufle dünyanın en hassas reçetesine sahiptir. Malzemeden kullanıdığınız kaba, kaşığa, ortamın sıcaklığına kadar herşey etki eder sufleye. Malzemeler taze ve oda sıcaklığında olmalı, hep aynı yöne doğru yavaş yavaş karıştırılmalı, yumurta aklarına oldukça nazik davranılmalıdır. Herşey yolunda gözükse bile, bazen canı istemez, kabarmaz, ya da tam oldu dersin fırından çıkınca “püfff” diye sönüverir. Yapımı çok kolay gibi gözükse de en ufak hatayı affetmez. “Herşeyin yolunda gittiği günler sufle pişirilmelidir” diye okumuştum bir yerde. Evde yapmayı deneyecekseniz &lt;a href="http://www.evcini.com/2006/12/post.html"&gt;buradaki&lt;/a&gt; nefis tarifi, yok ben riske girmeyim diyorsanız &lt;a href="http://www.bigchefs.com.tr/"&gt;“Big Chef”&lt;/a&gt; restoranda nefis ‘beyaz çikolatalı ve kestaneli sufle’yi şiddetle öneririm. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-aO9KtRphco8/TY1BUULOpHI/AAAAAAAAA4k/trPkkR2zrUg/s1600/IMG_9718.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" r6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-aO9KtRphco8/TY1BUULOpHI/AAAAAAAAA4k/trPkkR2zrUg/s400/IMG_9718.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Fotoğraftaki sufle kabarmadı. Herşey gayet güzel yolunda giderken, ben “dannn” diye kaşığı hamurun içine düşürdüm... halbuki&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bundan önce yaptığım kabarmıştı ama misafir olduğu için fotoğrafını çekemedim. Ondan önceki de kabarmıştı, o zamanda tembelliğim tuttu, çekmedim fotoğrafı... yine de hepsinin tadı harikaydı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Parfe, suflenin tersine soğuk yenir. Yapımında pek fazla risk taşımaz, hele hele krem şanti ve meyveyi karıştırıp önümüzde parfe diye koyanların sayısının gittikçe arttığını düşünürsek, neyse “yalancı parfe” onlar zaten... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Parfe uzun ve cam kuplarda krema, meyve ve çeşitli tahıl ve yemişler (granola) kat kat döşenerek hazırlanır. Batı’da kremayı yağlı ve sağlıksız bulanlar için krema yerine yoğurt kullanılır, balla tatlandırılır. Bunun haricinde çırpılmış yumurta, krem şanti ve meyve ya da meyve suyu karışımıyla hazırlanarak buzlukta dondurulan parfeler de vardır ki, çiğ yumurta ve yağ tadından pek hazzetmeyenlerin zinhar uzak durması gereken bir tatdır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="640" r6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-G-Pzn7-OjcY/TY1BXRYUApI/AAAAAAAAA4o/GY-omPNY7Dc/s640/IMG_9707.JPG" width="425" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Parfenin ana malzemelerinden olan” granola”nın yapımı kolaydır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Kendi damak tadınıza göre karakterize edebilirsiniz. Ana malzeme yulaf,bal ve fındık yağı olmak üzere fındık, fıstık, badem, ceviz, tarçın, vanilya,hindistan cevizi, kuru üzüm, kuru incir, kurukayısı vs. ekleyerek istediğiniz tadı oluşturabilirsiniz. Yulaf, bal ve fındık yağını istediğiniz yemişlerle karıştırarak fırında bir saat kadar pişirin. Pişme esnasında ara ara karıştırın ve soğuduktan sonra hava almayan cam kavanozda muhafaza edin. Benim tercihim üzüm, kayısı ve inciri granolayı pişirdikten sonra karışıma eklemek, yoğurt ve orman meyveleri ile beraber yemek...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-2510616939597138090?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/2510616939597138090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=2510616939597138090&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2510616939597138090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2510616939597138090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/03/sufle-parfe-sorunsal.html' title='sufle-parfe sorunsalı...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-aO9KtRphco8/TY1BUULOpHI/AAAAAAAAA4k/trPkkR2zrUg/s72-c/IMG_9718.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-7050707294407226526</id><published>2011-02-25T18:40:00.000-08:00</published><updated>2011-02-25T18:42:26.513-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kamboçya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>kamboçya</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-j6Wby8LlgGA/TWhh-T__OiI/AAAAAAAAA3k/G-tZvN4Vmac/s1600/DSC03098.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-j6Wby8LlgGA/TWhh-T__OiI/AAAAAAAAA3k/G-tZvN4Vmac/s400/DSC03098.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kamboçya hiç bozulmamış tipik bir Asya ülkesi. Uçaktan iner inmez&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;havaalanında sizi karşılayan yavaş, sabırlı, güleryüzlü ve mülayim insanları size beden; diliyle “Asyadasınız!” diyorlar. Asıl amaç dünyanın sekizinci harikası Angkor Wat’ı görmek olduğundan direk Siem Reap’e uçtuk. Şehir 80’lerde hızlı ama düzensiz bir şekilde yenilenmeye çalışan Ankara’yı hatırlattı bana. Şehir merkezindeki dağınık yerleşime karşılık antik kentler, hamamlar ve tapınaklar tamamen simetrik bir yapı sergiliyor. Yapıların her cephesinden aynı simetriyi görmek mümkün.Zaten tarihi yapılar en fazla övgüyü dizaynlarindaki uyum için alırlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-MlaQUZlSOko/TWhiBgVBadI/AAAAAAAAA3o/jYupEx211Ok/s1600/DSC03041.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-MlaQUZlSOko/TWhiBgVBadI/AAAAAAAAA3o/jYupEx211Ok/s400/DSC03041.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-nEm6ljlZn5I/TWhiL2q6q4I/AAAAAAAAA3w/Xz8I3BAYeJg/s1600/DSC03295.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-nEm6ljlZn5I/TWhiL2q6q4I/AAAAAAAAA3w/Xz8I3BAYeJg/s400/DSC03295.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Dünyanın en büyük mabedi olan Angkor Wat 12yy.başlarında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Khmer imparatoru II.Suryavarman için tapınak ve başkent olarak inşa edilmiş.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Kuruluşundan beri önce Hinduizm sonra Budizm’in önemli bir merkezi olmuş. Tapınak Khmer mimarisinin&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;en somut örneği. Tapınak dağı ve asma koridorlu tapınaklardan oluşuyor. Bir hendeğin etrafındaki 3,6 km.lik bir dış duvarın içinde her biri diğerinin üzerine inşa edilmiş üç dikdörtgen galeriden oluşuyor. Tapınağın merkezinde 4 tanesi köşelerde bir tanesi tam ortada olmak üzere 5 adet kule bulunuyor. Kemerler, gonca şekli verilmiş kuleler, asma katlar, galeriler, bağlantılı çıkışlar, geniş duvar heykelleri ve duvarları süsleyen Apsara ve her biri diğerinini içine geçmiş gibi gözüken pencere ve kapıları ile hayranlık uyandıran bir yapı. Tapınağa 1586’da ilk ziyarette bulunan Avrupalı olan Portekizli keşiş Antonio da Magdalena yapıyı bir kalemin yazabilecekleri ile tasvir etmenin imkansız olduğunu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve yapının dünyadaki hiçbir diğer yapıya benzemediğini söylemiş.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Ancak bölge Fransız gezgin Henri Mouhot’un seyahat notlarını yayınlaması ile tekrar gündeme gelmiş.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-QAJxlak-WqQ/TWhiWe2De5I/AAAAAAAAA30/16CfXh3d7Js/s1600/DSC03546.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-QAJxlak-WqQ/TWhiWe2De5I/AAAAAAAAA30/16CfXh3d7Js/s400/DSC03546.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, &amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Angkor Wat’ta gündoğumu mutlaka seyredilmeli, şehrin mistik havası ile güneşin tapınağa vuran sarı-turuncu ışınları çok hoş bir tablo oluşturuyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-chIem-Oujp8/TWhiZ5TgsvI/AAAAAAAAA34/hiBqxKDSFa4/s1600/DSC03530.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-chIem-Oujp8/TWhiZ5TgsvI/AAAAAAAAA34/hiBqxKDSFa4/s400/DSC03530.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-wEiy3GNCoi0/TWhidSM9j5I/AAAAAAAAA38/OFVzSvmR-eo/s1600/DSC03343.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-wEiy3GNCoi0/TWhidSM9j5I/AAAAAAAAA38/OFVzSvmR-eo/s400/DSC03343.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ta Prohm bölge keşfedildikten sonra tapınakları saran ağaç ve sarmaşıkların temizlenmediği tek tapınak. Lara Craft ve Indıana Jones filmlerinin çekildiği yer olarak ayrıca bir üne sahip. Baphuon temple ise dünyanın en büyük yapbozu olarak biliniyor. Bölgeyi koruma ve restorasyon çalışmaları sırasında Unicef bu koca yapbozu bozmuş ama tekrar yapamamış, hala uğraşıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-kGxltWlZd4A/TWhig1S1h4I/AAAAAAAAA4A/6ycqbTYcB1o/s1600/DSC03498.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-kGxltWlZd4A/TWhig1S1h4I/AAAAAAAAA4A/6ycqbTYcB1o/s400/DSC03498.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-m71ahp2dYhs/TWhikJVSkrI/AAAAAAAAA4E/_5nGMHxusxA/s1600/DSC03551.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-m71ahp2dYhs/TWhikJVSkrI/AAAAAAAAA4E/_5nGMHxusxA/s400/DSC03551.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Turuncu renk çarşafları ile asyanın rahipleri (monk) burda da yüksek statüye sahipler. Sabah gün doğmadan yuvarlak tasları ile günlük azıklarını toplayıp akşama kadar dua ederek vakit geçiriyorlar. Monklara temas etmek yada konuşarak onları ibadetten alıkoymak hoş karşılanmıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-f4qwuPl7YqA/TWhinfKRHvI/AAAAAAAAA4I/qUSC-q-fjLI/s1600/DSC03556.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-f4qwuPl7YqA/TWhinfKRHvI/AAAAAAAAA4I/qUSC-q-fjLI/s400/DSC03556.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-NBoHjWWd10Y/TWhius8E63I/AAAAAAAAA4M/ifnE873ek5c/s1600/DSC03425.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-NBoHjWWd10Y/TWhius8E63I/AAAAAAAAA4M/ifnE873ek5c/s400/DSC03425.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-o9yiJOs8pho/TWhizI4t0jI/AAAAAAAAA4Q/jdHn9Nbrig0/s1600/DSC03376.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-o9yiJOs8pho/TWhizI4t0jI/AAAAAAAAA4Q/jdHn9Nbrig0/s400/DSC03376.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Banteay Srei Temple pembemsi taşları ve duvarlarındaki ince işlemeler ile küçük olsada Angkor Wat’tan sonraki en güzel tapınak. Khmer sanatının en üstün yapısı olarak değerlendiriliyor. Bir kral yerine bir rahip tarafından inşa ettirilmesi ile de diğerlerinden ayrılıyor. Hiçbir erkeğin bu kadar güzel bir dokunuşa sahip olamayacağı düşünülerek, tapınağın kadını temsil ettiği anlatılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-GNcBy7YxiLQ/TWhi2zNNgOI/AAAAAAAAA4U/Sd7-WWQauvw/s1600/DSC03339.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-GNcBy7YxiLQ/TWhi2zNNgOI/AAAAAAAAA4U/Sd7-WWQauvw/s400/DSC03339.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-MPV0jsGC3lQ/TWhjJOs-WFI/AAAAAAAAA4c/w42C6MoWlxM/s1600/DSC03548.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-MPV0jsGC3lQ/TWhjJOs-WFI/AAAAAAAAA4c/w42C6MoWlxM/s400/DSC03548.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Bayon temple 54 kule ve bu kuleleri çevreleyen 200 gülümseyen yüzden oluşuyor.Filler ve cüzzamlı kral terası (the elephant terrace and terrace of the leper king) ve Prah Khan temple en güzel olanlar arasında sayılabilir. Bunların hepsi aynı bölgede bulunuyor ve Anghor Thom olarak anılıyor. En uygunu akşam serinliğinde bisikletle gezmek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/--7yPDjpsdXo/TWhjQwq1b5I/AAAAAAAAA4g/rMb-vzvYqxM/s1600/DSC03391.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/--7yPDjpsdXo/TWhjQwq1b5I/AAAAAAAAA4g/rMb-vzvYqxM/s400/DSC03391.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, &amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bu kadar temple yeter diyorsanız Tanle Sap gölü(Asya’nın en büyük içgölü), mekong nehri ve nehir üzerindeki yüzen evler ve pazar yeri (floating village and market)&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;gezilebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-7050707294407226526?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/7050707294407226526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=7050707294407226526&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7050707294407226526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7050707294407226526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/02/kambocya.html' title='kamboçya'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-j6Wby8LlgGA/TWhh-T__OiI/AAAAAAAAA3k/G-tZvN4Vmac/s72-c/DSC03098.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4131469589190107441</id><published>2011-02-16T17:39:00.000-08:00</published><updated>2011-02-16T20:46:27.618-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni zelanda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>yeni zelanda</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-37j3lWcSseM/TVx4HVQStLI/AAAAAAAAA24/ZR3m25vWlT4/s1600/IMG_2622.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-37j3lWcSseM/TVx4HVQStLI/AAAAAAAAA24/ZR3m25vWlT4/s400/IMG_2622.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yeni Zelanda’da çocuklar iki kuş öyküsü dinleyerek büyüyor. Birisi bir kedi, çalıkuşu ve denizfeneri bekçisinin öyküsü. Çalıkuşu dünyada uçamayan dört ötücü kuştan biriymiş. Kedi bu çalıkuşlarından birkaçını yakalayıp bekçinin evine getirmiş. Bekçi de henüz tanınmayan bu kuşları yerel ve denizaşırı ülkelere göndermiş. Çalıkuşu artık tanındığı ve adı konulduğunda kedi bu kuşları yakalamaya son vermiş. Çünkü artık yakalanacak kuş kalmamış...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İkincisi ise bülbül üzerine. 1979 yılında Chatham Adası kara bülbüllerinden sadece 5 tane kalmış. Bunlardan ise sadece birisi ‘old blue’ adı verilen ve üreyen dişi imiş. Tükenme tehdidi altındaki türleri korumaya öncülük eden bir yaban hayatı bekçisi bu kuşu kurtarmak için cüretkar bir strateji geliştirmiş. Çocukluğunda kanaryasının saka kuşu yavrularını evlat edinmesini sağlayan bu adam aynı yöntemi kullanarak old blue’nun yumurtalarını sarı bülbül yuvasına yerleştirmiş. Yöntem sonuç vermiş ve kara bülbülleri kurtulmuş. Olayın en önemli yanı ise old blue’nun üremeye başladığı sırada 9 yaşında olması, zira kara bülbülleri 7 sene kadar yaşarlar. Old blue 11 palaz çıkardıktan sonra 13 yaşında ölünce, ölümü Yeni Zelanda Parlemantosunda duyrulmuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eXQML4zNc28/TVx4O0q_tLI/AAAAAAAAA28/JF1HkegrUCU/s1600/DSC07783.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-eXQML4zNc28/TVx4O0q_tLI/AAAAAAAAA28/JF1HkegrUCU/s400/DSC07783.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bizim ziyaret ettiğimiz kampta ise üç metrelik kanat açıklığı ile bilinen en büyük kartal olan Yeni Zelanda Kartalı bu kadar şanslı değilmiş, zira kalan son kartal da inceleme amaçlı Avrupa’ya götürülerek türün geleceğine son verilmiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Başka hiçbir yerde raslanamayacak tuhaflıklara rastlanan bir ülke burası. Garip sesleri ile Baykuş Papağanlar, yürüyerek sadece karanlıkta gezinen Kiwi, yana kıvrık gagası ile Yağmurcun, siyah-turuncu tüyleri ile göz alan Huian, koyunlarını sırtını bile delebilecek güçteki Kea sadece adaya özgü enterasan kuş türlerinden birkaçı. Bunlardan ayrı bir sürü omurgasızlar, çekirgeler, uçamayan sinekler, kocaman ağzı olan kara salyangozları, şelaleler, yağmur ormanları, penguenlar, koyları döven uzun dalgalar ve 1300’lü yıllarda süpermemelinin adaya ayak basması ile bozulan büyünün hazin öyküsü....&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uKaalKoQq-A/TVx4TG_jJTI/AAAAAAAAA3A/rAIQ668MI_Y/s1600/Picture+986.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-uKaalKoQq-A/TVx4TG_jJTI/AAAAAAAAA3A/rAIQ668MI_Y/s400/Picture+986.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yıkılmış ama yok edilmemiş. Bugün hala eski düzenin sürdüğü yerler var ama bunun için dağlara tırmanmak yada açıklardaki adalara gitmek gerekiyor, yırtıcıların ulaşamadığı yerlere...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lZUMG7KYHE4/TVx4VsmlavI/AAAAAAAAA3E/q-PNR5wYToA/s1600/DSC07713.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-lZUMG7KYHE4/TVx4VsmlavI/AAAAAAAAA3E/q-PNR5wYToA/s400/DSC07713.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Biz güney adasını ziyaret ettik. İlk durak Chirstchurch. İngiltereden sonra en ingiliz tarzı şehir kabul ediliyor. Merkezdeki meydan oldukça renkli ve hareketli. Gün içinde meydandaki cafelerde oturarak müzik yapanları, dans edenleri, yemek yapanları seyretmek epey keyifli. Akşam saatlerinde aynı meydandan Maori gösterileri için otobüsler hareket ediyor. Balonla tüm şehri havadan görmek de mümkün ama bunun için gün ağarmadan kalkmak gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rcTcnHdE_xc/TVx4dtrkhyI/AAAAAAAAA3I/2PSHBaMSqgY/s1600/IMG_2603.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-rcTcnHdE_xc/TVx4dtrkhyI/AAAAAAAAA3I/2PSHBaMSqgY/s400/IMG_2603.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Güney adası kıyı şeridi boyunca dolaştık. Dunedin ve Oarama’da penguen, seagull ve balinaları seyrettik. Sarı gözlü penguenler ve dünyanın en küçük penguenleri olan mavi penguenler bu kıyılarda yaşıyor. Doubtful ve Millford Sound için Teanau’ya kadar inmek gerekiyor. Teanau göl kenarında küçük bir kasaba. Buradan Millford Sound için 2 saatlik mesafe katetmek gerekiyor ve kesinlikle buna değiyor. Yol üzerinde Mirror Lake var.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Doubtful Sound şelaleleri ve balinaları fotoğraflamak için çok uygun.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-am-EJFZs-Lo/TVx4gpzPN4I/AAAAAAAAA3M/805HSRJczh4/s1600/DSC07708.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-am-EJFZs-Lo/TVx4gpzPN4I/AAAAAAAAA3M/805HSRJczh4/s400/DSC07708.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Quenstown şirin bir göl kasabası. Benim en beğendiğim yerleşim bölgesi. 2-3 gün kalınabilir. Wanaka gölü buraya 1 saat mesafede. Güney kıyısının en muhteşem manzaralarından biri. Kuzeye doğru çıkmaya başlayınca yol üzerinde Franz Joseph, Fox Glacier (buzulları gezmek için orada konaklamak gerekiyor), Maoraki Boulders (dalgaların oluşturduğu yuvarlak taşlar), Punakaiki’de Pancake Stones (yine dalgalar ve rüzgarın oluşturduğu taş oluşumlar) var. Bu yerlerin hepsi için ayrı bir maori efsanesi de dinlemek mümkün. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CKVjXwiyr1I/TVx4jzkPxHI/AAAAAAAAA3Q/WdgrpfYf16A/s1600/DSC07732.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-CKVjXwiyr1I/TVx4jzkPxHI/AAAAAAAAA3Q/WdgrpfYf16A/s400/DSC07732.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rOSSmbkGmiI/TVx4o6-rkqI/AAAAAAAAA3U/vdl1z6ul2mI/s1600/IMG_2690.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-rOSSmbkGmiI/TVx4o6-rkqI/AAAAAAAAA3U/vdl1z6ul2mI/s400/IMG_2690.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yeni Zelanda karış karış gezilesi bir ülke, bir kaç yeri görmek için onca yol çekilmez zaten. En iyisi büyük turlara katılmak (bu ön çalışmada gerektirmiyor). Ama biz gibi tur fikrine ve turculara eğri eğri bakanlardansanız iyi bir program ile otel&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;rezervasyonlarınızı gitmeden yapabilir (bütün otellere internetten booking yaptırabilirsiniz) ve araba kiralayarak (ki biz öyle yaptık) yada karavan kiralayarak&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;gezebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Jq5OoCfzIa0/TVx4s5-E_KI/AAAAAAAAA3Y/UxprUGf6Yx4/s1600/IMG_2815.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-Jq5OoCfzIa0/TVx4s5-E_KI/AAAAAAAAA3Y/UxprUGf6Yx4/s400/IMG_2815.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LMZRt0CHTFM/TVx416dAS8I/AAAAAAAAA3c/YSwWlQomIbI/s1600/IMG_2709.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-LMZRt0CHTFM/TVx416dAS8I/AAAAAAAAA3c/YSwWlQomIbI/s400/IMG_2709.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-2T5pOlqXhNA/TVx48VUrQcI/AAAAAAAAA3g/iiwkLADR6O0/s1600/Picture+991.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-2T5pOlqXhNA/TVx48VUrQcI/AAAAAAAAA3g/iiwkLADR6O0/s400/Picture+991.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4131469589190107441?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4131469589190107441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4131469589190107441&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4131469589190107441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4131469589190107441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/02/yeni-zelanda.html' title='yeni zelanda'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-37j3lWcSseM/TVx4HVQStLI/AAAAAAAAA24/ZR3m25vWlT4/s72-c/IMG_2622.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4586524307586977856</id><published>2011-02-08T21:06:00.000-08:00</published><updated>2011-02-08T21:10:02.643-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>su teresi ve bir kaç kelam...</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Dünya tarihinde yayımlanmış en ince üç kitaptan birisi İngiliz mutfağı üzerinedir.&amp;nbsp;Keşfedilmiş en eski yemek kitapları ise el yazmaları şeklinde yemek isimleri, özel davetler için hazırlanmış menü listeleri ve basit tarifli birkaç yemekten oluşur. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Bu nedenle çalışmalarda ne sosyolojik açıdan ne de mutfak terminolojisi açısından pek faydası olmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILiJgiNVI/AAAAAAAAA2s/GWEAxT9_jG0/s1600/IMG_0953.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILiJgiNVI/AAAAAAAAA2s/GWEAxT9_jG0/s400/IMG_0953.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;4.yy'da Roman gurme Apacius’a ait latince yazılmış dökümanlar mevcutsa da kesin bir bilgi hala açıklanmamıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Arapça ilk yemek kitapları 10. ve 13.yy'da al-Varrak ve al-Bagdati isimleriyle yayımlanmıştır, yine 13.yy'da Kubilay Han’ın başaşçısı Huou tarafından kaleme alınan Yeme-İçme Hakkında Önemli Bilgiler Kitabı zengin çorba tariflerinin yanısıra mutfağa ilişkin önemli tavsiyeler ve pratik bilgiler de içerir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bildiğimiz anlamda yemek kitapları ise 14.yy'da karşımıza çıkmaya başlar. 17.yy'da Varenne tarafından kaleme alınan Fransız Mutfağı kitabı sadece hali hazırda yapılan tarifleri değil, ünlü aşçının kendi buluşlarını da içeren bir kitap olarak yeni bir çığır açar. Varenne yağ ve un ile çorba ve soslara kıvam verileceğini keşfeder ve o zamana kadar konsome olarak servis edilen çorbaları şimdiki kremalı çorba haline dönüştürür.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kitap yazma modası Fransa’dan sonra İtalya’ya oradan da İngiltere ve sonra Tüm Avrupa’ya hızla yayılır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILlR5HI_I/AAAAAAAAA2w/rXur7ZK0nbQ/s1600/IMG_0942.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILlR5HI_I/AAAAAAAAA2w/rXur7ZK0nbQ/s400/IMG_0942.JPG" width="298" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şimdilerde yemek kitapları, programları, kişisel bloglar ile hızla genişleyen furyadan kendine özgü tarzı ile Jamie Oliver ve Nigella Lawson başarıyı yakaladı bence.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yemek yaparken tadına bile bakmayı akıl edemeyen çakma aşçılara ise söylenecek pek fazla söz kalmadı aslında.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILoJQ1mFI/AAAAAAAAA20/El6Eyo4YL-Q/s1600/IMG_4465.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILoJQ1mFI/AAAAAAAAA20/El6Eyo4YL-Q/s400/IMG_4465.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yukarıdaki fotoğraf ise son zamanlarda bu iki ünlü aşçının salatalarında sıklıkla kullandıkları su teresi (water cress). Kendine has baharlı bir tadı olan su teresi çıtır çıtır hali ile salatalara çok yakışıyor. Akdeniz kıyılarında et ve kuru fasulyenin yanında üzerine limon sıkılarak, Ege kıyılarında roka ile salatası yapılarak tüketiliyor. Çin mutfağında çorbası yapılıyor, Kore’de ise balık yemeklerinin frenk soğanı ile ayrılmaz ikilisini oluşturuyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ceviz, roka, armut, parmesan peynirinin eşlik ettiği zeytinyağı, limon, tuz, sarımsak ve karabiberle tatlandırılmış su teresi salatası ızgara etlere ayrı bir lezzet katıyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4586524307586977856?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4586524307586977856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4586524307586977856&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4586524307586977856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4586524307586977856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/02/su-teresi-ve-bir-kac-kelam.html' title='su teresi ve bir kaç kelam...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TVILiJgiNVI/AAAAAAAAA2s/GWEAxT9_jG0/s72-c/IMG_0953.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-7212996731741197815</id><published>2011-01-28T10:31:00.000-08:00</published><updated>2011-01-28T10:31:25.694-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bahamalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>bahamalar...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHK6Bz7pI/AAAAAAAAA10/dNIqE8skfts/s1600/1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHK6Bz7pI/AAAAAAAAA10/dNIqE8skfts/s400/1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Amerika macerasının ilk durağı Bahamalar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Öncelikle söylemeliyim ki Asya kıtasındaki adalar kadar otantik ve kendine özgü karakteri olan bir yer bekliyorsanız tercihiniz burası olmamalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHNFX8qII/AAAAAAAAA14/SCWf4pLMfxI/s1600/2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" s5="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHNFX8qII/AAAAAAAAA14/SCWf4pLMfxI/s400/2.JPG" width="298" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bahamalar yada tam adıyla Bahama Milletler Takımadaları Amerika Birleşik Devletleri’nin arka bahçesi konumunda. Dil ingilizce, yaşam tarzı ve kültür Amerikan, ünlü Amerika firmalarının hepsini (restoran, kafe, tekstil, gıda...) bulmak mümkün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;17 ana kara parçasından oluşan bu takımada devletinin başkenti Nassau ve New Providence adasında bulunuyor. Bu ada merkezi konumda ve diğerlerine aşağı yukarı aynı mesafede. San Salvador adası ise Cristof Colomb’un Amerika macerasının başladığı yani bu bölgede ilk ayak bastığı kara parçası&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHRqH0h0I/AAAAAAAAA18/Y3Tw0sblWLU/s1600/3.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHRqH0h0I/AAAAAAAAA18/Y3Tw0sblWLU/s400/3.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ada ilk keşfedildiğinde adada yaşayanlar arawak yerlileriymiş ve bunlar diğer karaib yerlilerinin tersine barışçı, balıkçılık yapan bir toplulukmuş. Diğer karaib yerlilerinin tersine insan eti yemezlermiş. Yinede sonları aynı olmuş. Keşiften sonra ada korsanların sığınağı haline gelmiş, bir kaç kez İspanyollar ve İngilizler arasında el değiştirmiş. Arawaklar madenlerlerde çalıştırılmış, çok güçlü olmadıklarından kısa zamanda populasyon yokolmuş. En son İngilizler adayı korsanlardan temizleyip siyahi köleleri ile beraber adaya yerleşmişler. Şimdi adanın yerli halkı siyah, kimse orjinini, atalarının buraya nereden geldiğini bilmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHUmEi5uI/AAAAAAAAA2A/HslOsmS7j5A/s1600/4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHUmEi5uI/AAAAAAAAA2A/HslOsmS7j5A/s400/4.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Nassau’da yapılacak bir tatil için 4-5 gün fazlasıyla yeterli. Şehirden Paradise Island ve ünlü Paradise oteline hem kara yoluyla hem feribotla geçiş yapmak mümkün. Şehrin bu bölümü son derece zengin bir görünüme sahip. Sokaklar temiz, alışveriş için çok keyifli, restoranlar ve kafeler bakımlı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şehir merkezi kalabalık ve keşmekeş, bol miktarda mücevher ve kuyumcu var. Strow market merkezde ana caddenin girişine kuruluyor. Hasır örme eşyaların yanısıra taklit markalarda bulunuyor, Bahamalar’ın çin mahallesi diyebiliriz buraya.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHX6OyGyI/AAAAAAAAA2E/ZJIes4O6dYQ/s1600/5.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHX6OyGyI/AAAAAAAAA2E/ZJIes4O6dYQ/s400/5.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHbVqyWGI/AAAAAAAAA2I/ewL0NuwjbRQ/s1600/6.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHbVqyWGI/AAAAAAAAA2I/ewL0NuwjbRQ/s400/6.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Compas Point rengarenk boyanmış minik oteli ile ünlü. Bir öğle yemeği için en güzel seçim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHeqh_biI/AAAAAAAAA2M/LiAGZ5F3kTI/s1600/7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHeqh_biI/AAAAAAAAA2M/LiAGZ5F3kTI/s400/7.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Arawak Cay Bahamalar’ın yerli birası “kalik beer” ile ünlü istiridye salatası “conch” yemek için en uygun yer,Twin Brothers ise buranın en favori mekanı. Bizcede oldukça başarılı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bahama mutfağı neredeyse tamamen su ürünlerinden oluşuyor. Bol miktarda istiridye, karides, istakoz ve balık kullanılıyor. Yapılan yemekler mutlaka siyah fasulye ile ikram ediliyor. Ayrıca tüm otellerde İtalyan mutfağından Çin mutfağına kadar farklı seçeneklerde bulmak mümkün. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHhZnqUAI/AAAAAAAAA2Q/9eFVebXyUYY/s1600/8.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHhZnqUAI/AAAAAAAAA2Q/9eFVebXyUYY/s400/8.JPG" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Gece yaşamı pek hareketli ve renkli değil, en azından bizim gittiğimiz dönem öyleydi. Hava karardıktan sonra tüm mağazalar ve kimi kafeler kapanıyor, yaşam yavaşlıyor. Otellerde çeşitli atraksiyonlar olsada pek içaçıcı olduğu söylenemez. En kalabalık mekanlar biri merkezde Wyndham otelde diğeri Paradise adasında bulunan Casino’lar oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHkPunaKI/AAAAAAAAA2U/TkiNwlBAETw/s1600/IMG_7385.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHkPunaKI/AAAAAAAAA2U/TkiNwlBAETw/s400/IMG_7385.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Son olarak eğer çocukla seyahat ediyordanız ufak ama çok sevimli bir hayvanat bahçesi var, konuşan papağanları ve flamingo şovu ilginizi çekebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHnXpVoxI/AAAAAAAAA2Y/NNyIyQJU-YM/s1600/9.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHnXpVoxI/AAAAAAAAA2Y/NNyIyQJU-YM/s400/9.JPG" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-7212996731741197815?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/7212996731741197815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=7212996731741197815&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7212996731741197815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7212996731741197815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/01/bahamalar.html' title='bahamalar...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TUMHK6Bz7pI/AAAAAAAAA10/dNIqE8skfts/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5728384062813039863</id><published>2011-01-02T16:29:00.000-08:00</published><updated>2011-01-02T16:29:49.800-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><title type='text'>istanbul...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSES4vu7ivI/AAAAAAAAA1U/CgHwV9qn2Tc/s1600/DSC09268.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSES4vu7ivI/AAAAAAAAA1U/CgHwV9qn2Tc/s400/DSC09268.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Birine tutkunsan eğer methiyeler düzersin, şiirler yazarsın, için içine sığmaz...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Peki ya bir şehre tutkunsan...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Peki ya bu şehir İstanbul'sa...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;İşin daha zor o zaman...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSES80KX0PI/AAAAAAAAA1Y/q4P44dP8by8/s1600/DSC09218.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSES80KX0PI/AAAAAAAAA1Y/q4P44dP8by8/s400/DSC09218.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İstanbul anlatılmaz. İstanbul'u duyarsın, koklarsın, hissedersin, yaşarsın ama anlatamazsın...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETArSVs5I/AAAAAAAAA1c/0WtlVies6dE/s1600/DSC02964.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETArSVs5I/AAAAAAAAA1c/0WtlVies6dE/s400/DSC02964.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Haliç'e karşı bir kahve içersin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Pierre Loti'de güneşin doğuşunu seyredersin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Taksim'in tam ortasında durur, gürültünün ahengini yakalamaya çalışırsın...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETF1-I9ZI/AAAAAAAAA1g/1jWVODAJfAo/s1600/DSC09302.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETF1-I9ZI/AAAAAAAAA1g/1jWVODAJfAo/s400/DSC09302.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ortaköy'de yeniden doğarsın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Çukurcuma'da antikacılara dalıp, tarihte gezinir,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Cihangir'de entel dantel takılır,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Nişantaşı'nda sosyete karışırsın...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETJcpUZjI/AAAAAAAAA1k/rndaW7Na0sY/s1600/DSC09283.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETJcpUZjI/AAAAAAAAA1k/rndaW7Na0sY/s400/DSC09283.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Süleymaniye'de huzurun sesini dinler,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Ayasofya'ya hayran olursun...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETPNZ9mCI/AAAAAAAAA1o/W6Yj9d3AJM4/s1600/DSC09258.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETPNZ9mCI/AAAAAAAAA1o/W6Yj9d3AJM4/s400/DSC09258.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sıraselviler'de salınır, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kapalıçarşı'da kaybolursun...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETUYLSjCI/AAAAAAAAA1s/X9Vg6lmfOa0/s1600/DSC01267.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETUYLSjCI/AAAAAAAAA1s/X9Vg6lmfOa0/s400/DSC01267.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bir vapurun sesiyle kendine gelir,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;bir martının çığlığı ile yeniden hayallere dalarsın...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETXprypOI/AAAAAAAAA1w/F2ptS1q7BwA/s1600/DSC09241.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSETXprypOI/AAAAAAAAA1w/F2ptS1q7BwA/s400/DSC09241.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;ama İstanbul'u anlatamazsın...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5728384062813039863?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5728384062813039863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5728384062813039863&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5728384062813039863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5728384062813039863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2011/01/istanbul.html' title='istanbul...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TSES4vu7ivI/AAAAAAAAA1U/CgHwV9qn2Tc/s72-c/DSC09268.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6317318889383156433</id><published>2010-12-21T21:01:00.000-08:00</published><updated>2011-02-16T17:42:01.161-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laos'/><title type='text'>LAOS-LUANG PRABANG</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCgFnjwAI/AAAAAAAAA0Q/hTPlE22B9NM/s1600/Picture+106.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="265" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCgFnjwAI/AAAAAAAAA0Q/hTPlE22B9NM/s400/Picture+106.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Laos için ne söylemeliyim bilemiyorum. Güneydoğu Asya’da gördüklerim arasında beni en çok hayal kırıklığına uğratan yer oldu.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCjnCmROI/AAAAAAAAA0U/OErnzW_1ViQ/s1600/Picture+165.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCjnCmROI/AAAAAAAAA0U/OErnzW_1ViQ/s400/Picture+165.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCp-Vg4bI/AAAAAAAAA0Y/oy14DopZsLM/s1600/Picture+039.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCp-Vg4bI/AAAAAAAAA0Y/oy14DopZsLM/s400/Picture+039.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Tayland, Vietnam, Kamboçya,Çin ve Myanmar arasında kalmış Güneydoğu Asya’nın unutulmuş, az nufuslu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve en fakir ülkesi Laos. Dünyada en fazla ve en ağır şekilde bombalanan ülke aynı zamanda. Sadece Amerika-Vietnam savaşı esnasında , 2. Dünya savaşında tüm Avrupa’ya atılan bombalardan daha fazla bomba düşmüş topraklarına, sonrada yardım eden olmamış hiç.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCva2FfxI/AAAAAAAAA0c/NdS3C1JzND4/s1600/Picture+104.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCva2FfxI/AAAAAAAAA0c/NdS3C1JzND4/s400/Picture+104.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGC1HFwbLI/AAAAAAAAA0g/ZUqpAIDL7TM/s1600/Picture+014.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGC1HFwbLI/AAAAAAAAA0g/ZUqpAIDL7TM/s400/Picture+014.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;68 ana kabile bulunuyor. Fransız sömürgesi ve kominizimle yönetiliyor. Budizm en yaygın din, monklar yüksek sosyal statüye sahip.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Kendilerine has Lao dili kullanıyorlar. Başkent&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Vientienne fakat asıl turizm şehri Luang Prabang. Bizde sadece orayı ziyaret ettik. Su festivali dönemine denk geldiğimiz için çok şanslı olduğumuzu söylediler, her sokağa çıktığımızda sırılsıklam otele geri dönmek bana pek şansmış gibi gelmedi ama...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGC5Sn9n5I/AAAAAAAAA0k/3mgozHTijXA/s1600/Picture+105.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGC5Sn9n5I/AAAAAAAAA0k/3mgozHTijXA/s400/Picture+105.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGC__OT0rI/AAAAAAAAA0o/jqKZkSpM32M/s1600/Picture+158.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGC__OT0rI/AAAAAAAAA0o/jqKZkSpM32M/s400/Picture+158.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDC5mwjPI/AAAAAAAAA0s/MncMGaBB6Qk/s1600/Picture+097.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDC5mwjPI/AAAAAAAAA0s/MncMGaBB6Qk/s400/Picture+097.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Luang prabang her yerini yürüyerek gezebileceğiniz kadar küçük bir şehir. Otel, restaurant, cafe ve mağazaların yanyana sıralandığı Xiang Thong Street şehrin tek merkezi. Aynı cadde akşam üzeri trafiğe kapatılıyor ve ünlü akşam pazarı (night market) da burada kuruluyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDLN3yEuI/AAAAAAAAA0w/roO7ZqAPTUM/s1600/Picture+051.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDLN3yEuI/AAAAAAAAA0w/roO7ZqAPTUM/s400/Picture+051.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDQaehyoI/AAAAAAAAA00/A9LWAKGI87o/s1600/Picture+113.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDQaehyoI/AAAAAAAAA00/A9LWAKGI87o/s400/Picture+113.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDWc7zhbI/AAAAAAAAA04/v3wNTY03_oE/s1600/Picture+004.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDWc7zhbI/AAAAAAAAA04/v3wNTY03_oE/s400/Picture+004.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 11pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Caddenin etrafında da&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;tarihi tapınaklar var. En ünlü olanları: Haw Kham temple (former royal palace), Vat Xieng Toung (şehrin en eski tapınağı) ve Phou Si (bu tapınak biraz uzakta, tekne ile nehirden ulaşım daha kolay, bir tepenin üzerine kurulmuş, 328 basamak tırmanarak çıkılıyor).&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDbx2ovAI/AAAAAAAAA08/_Gdn0vpI1-U/s1600/Picture+057.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDbx2ovAI/AAAAAAAAA08/_Gdn0vpI1-U/s400/Picture+057.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDiIpsD2I/AAAAAAAAA1A/QVeGrQAgPxQ/s1600/Picture+217.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDiIpsD2I/AAAAAAAAA1A/QVeGrQAgPxQ/s400/Picture+217.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDl56EVEI/AAAAAAAAA1E/elhglbksI5w/s1600/Picture+055.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDl56EVEI/AAAAAAAAA1E/elhglbksI5w/s400/Picture+055.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDrc5voMI/AAAAAAAAA1I/32O1u692MSE/s1600/Picture+086.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDrc5voMI/AAAAAAAAA1I/32O1u692MSE/s400/Picture+086.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDybB8vcI/AAAAAAAAA1M/F2HT9BKh8V0/s1600/DSC07843.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGDybB8vcI/AAAAAAAAA1M/F2HT9BKh8V0/s400/DSC07843.JPG" width="300" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6317318889383156433?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6317318889383156433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6317318889383156433&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6317318889383156433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6317318889383156433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2010/12/laos-luang-prabang.html' title='LAOS-LUANG PRABANG'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TRGCgFnjwAI/AAAAAAAAA0Q/hTPlE22B9NM/s72-c/Picture+106.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4044554119753275155</id><published>2010-12-11T18:42:00.000-08:00</published><updated>2010-12-14T14:38:50.600-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='myanmar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>MYANMAR-4, HEHO - INLE LAKE</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ8fwUtqhI/AAAAAAAAAzs/Cw7GljTBA8Q/s1600/DSC00860.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549627157072685586" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ8fwUtqhI/AAAAAAAAAzs/Cw7GljTBA8Q/s400/DSC00860.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 300px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Uçakla Heho’ya indikten sonra 45 dakikalık araba yolculuğu ile İnle Gölü’ne ulaşıyorsunuz. Burası Myanmar’ın en hamarat halkının yaşadığı bölge. Halk genelde Intha kabilesine ait, 2-3 aile Longneck- Uzunboyunlular kabilesinden, Chin State kabilesine ait bir aile olduğunu duyduk ama onları göremedik.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana; font-size: 78%;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549623511180273522" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ5LiUOZ3I/AAAAAAAAAzk/S_XIrKv8zMs/s400/DSC00967.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 300px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549623407301823090" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ5FfVrCnI/AAAAAAAAAzc/wmc8MniSE64/s400/DSC00932.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 300px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Gölün kenarında kaldığımız oteli fransız bir bey işletiyor, yemekleri kendisi yapıyor, kahvaltıda kendi hazırladığı reçelleri ikram ediyor. 10 seneden fazladır Myanmar’da yaşadığını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana; font-size: 78%;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549623312664528242" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4_-yYhXI/AAAAAAAAAzU/KdHtFIGmLpw/s400/DSC00913.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549623189728516642" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4400J2iI/AAAAAAAAAzM/5FyY1gn7ozM/s400/DSC00836.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 300px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Gölün dört bir yanı dağlarla çevrilmiş durumda. Venedik gondollarını andıran uzun bir tekne ile yola çıkıp gölün üzerindeki inanılmaz yaşama dalıyorsunuz. Tüm halk göl üzerinde yaşıyor. Uzun kazıklar üzerine oturtulmuş ahşap evlerde, okullarda, tapınaklarda, suyun üzerine kurulmuş tarlalarda inanılması güç bir yaşam gözlerinizin önünde beliriyor, rüya gibi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana; font-size: 78%;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549623047308360482" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4wiQiuyI/AAAAAAAAAzE/PIYIYTtvILY/s400/DSC00774.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 300px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549622935170432946" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4qAgxv7I/AAAAAAAAAy8/vnLr6E90UDo/s400/DSC00758.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Çocuklar okuldan dönüyor evlerine küçük kayıklarıyla, kadınlar suda yetiştirdikleri domates, elma ve patlıcanları topluyor, ayakları ile kürek çekerek ava çıkıyor balıkçılar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana; font-size: 78%;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549622803733924642" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4iW33yyI/AAAAAAAAAy0/SD1PtwPO7cE/s400/DSC00758.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549622625787345906" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4X_-Ge_I/AAAAAAAAAys/-suM-FBgXJA/s400/DSC00737.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Kısaca İnle gölünde tüm hayat suyun üzeride ve küçük kayıklarda akıp gidiyor, toprağa hiç ayak basmadan. El dokuması ipek kumaş satan mağazaları, zıplayan kedi manastırı, dokuma yapan uzun boyunlu güzel kızları, yoklukta neşe içinde yaşayan insanları...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana; font-size: 78%;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549622531082016802" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4SfKl2CI/AAAAAAAAAyk/OdvJWQRVjQg/s400/DSC00736.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549622416412251090" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4Lz_ME9I/AAAAAAAAAyc/E3krupCiWmk/s400/DSC00735.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Not: Uzun boyunlular ve chin state kabilesinden birileri ile tanışmak belkide en önemli amacıydı gezinin. Kabilelerin asıl yaşadığı bölgelerde hala savaş devam ettiği için turistlerin o bölgeye girmesi yasak. Yüzlerini geometrik şekillerle boyayan Chin state kabilesini görme imkanımız olmadı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Uzun boyunlular kabilesinden bir aileyi Heho’da bir köyde ziyaret ettik. İsimlerini boyularına taktıkları halkalardan alan bu insanlar genelde dokumacılık yaparak geçimlerini sağlıyorlar. Halkalardan ilk 6 tanesi 6 yaşına gelince takılıyor, 12 yaşına geldiğinde 10 adet halka ekleniyor ve son 8 adet halka 18 yaşında takılıyor.Takılan bu halkaları hayatları boyunca çıkarmıyorlar. Boyunlarına taktıkları altın renkli 8 kg. ağırlığındaki&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;bu halkalardan ayrı olarak küçükler için yarım kilo, büyükler için 1 kilo ağırlığında olan gümüş renkli bilezikler ise kollara, altın renkli bilezikler ise diz kapaklarının altına takılıyor. “Peki neden?” diye sorduğunuz zaman yüzünüze bakıp bir anlam çıkarmaya çalışıyorlar, sanki sen neden takmıyorsun der gibi....&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana; font-size: 78%;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549622312117378146" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ4FvdWnGI/AAAAAAAAAyU/4TJYAKLnmfU/s400/DSC00692.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4044554119753275155?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4044554119753275155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4044554119753275155&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4044554119753275155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4044554119753275155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2010/12/ucakla-hehoya-indikten-sonra-45.html' title='MYANMAR-4, HEHO - INLE LAKE'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/TQQ8fwUtqhI/AAAAAAAAAzs/Cw7GljTBA8Q/s72-c/DSC00860.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5391878866379224177</id><published>2009-02-24T09:00:00.000-08:00</published><updated>2010-12-11T18:47:16.741-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>Kayıp Şehirde Bir Çocuk Ağlar...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306410318555421986" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQoEfX2nSI/AAAAAAAAAxU/xBNYHIE_v3Y/s400/Copy+(2)+of+Picture+034.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Kayıp şehirde bir çocuk ağlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;masamda ben&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bahar yorgunluğu düşer gözlerime &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;yeni umutlar doğururum kendime&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;arar da durur bir çocuk kaybetmişcesine&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kayıp şehirde bir çocuk ağlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;gözlerinde ben&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306411592847216962" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQpOqesUUI/AAAAAAAAAxk/3xO7LiIkp24/s400/Copy+of+Picture+203.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;vurgunların en büyüğünü yaşarım içimde &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;dipsizleşir düşündüklerim &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;sarılır koca bir hayat&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ben kocarım, şehir kocar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kayıp şehirde çocuk ağlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;dizlerinde ben &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQqC7CmCxI/AAAAAAAAAx0/5kE_iy1WKG0/s1600-h/DSC03301.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306412490645965586" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQqC7CmCxI/AAAAAAAAAx0/5kE_iy1WKG0/s400/DSC03301.JPG" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;hayallere karışır düşünceler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;bir yaşarım hayatta, bin ölürüm rüyada&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;her sabah yorgun uyanır sessizliğim &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;karanlığa gömülür söylenmiş sözler &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;peşine düşerim içimdeki çocuğun&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kayıp şehirde bir çocuk ağlar &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;şiirlerimde ben &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306412850411999666" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQqX3RgEbI/AAAAAAAAAx8/XjdeCWgx1qY/s400/Picture+032.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;hasret düşer yüreğime, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;geçmiş ve gelecek bir an&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;zamanı durdurmak ne mümkün &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kaldı ellerimde düşkünlüğüm &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kayıp şehirde bir çocuk ağlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;avucumda gözyaşları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;kendi gözlerime sürerim&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;çocuk ağlar ben ağlarım&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306410656538920930" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQoYKdZh-I/AAAAAAAAAxc/-z0wtoEeKCE/s400/Copy+of+DSC07555.JPG" /&gt;zaman kayıp &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;şehir kayıp &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;çocuk kayıp &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;içimde ağlar bir çocuk &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;şehirde kaybolurum ben&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Erdoğan Ergin&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQpoAdH6iI/AAAAAAAAAxs/XkN4bgW5UKQ/s1600-h/Copy+of+Picture+349.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306412028242946594" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQpoAdH6iI/AAAAAAAAAxs/XkN4bgW5UKQ/s400/Copy+of+Picture+349.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5391878866379224177?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5391878866379224177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5391878866379224177&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5391878866379224177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5391878866379224177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2009/02/kayp-sehirde-bir-cocuk-aglar.html' title='Kayıp Şehirde Bir Çocuk Ağlar...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SaQoEfX2nSI/AAAAAAAAAxU/xBNYHIE_v3Y/s72-c/Copy+(2)+of+Picture+034.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-3480140850959921070</id><published>2008-10-10T14:36:00.000-07:00</published><updated>2010-12-14T17:54:15.005-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>PENNE ALA SALMON</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R2_Gnthu5ZI/AAAAAAAAAaY/CNQTJ0RcZGQ/s1600/Copy+of+DSC06288.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="300" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147551284646045074" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R2_Gnthu5ZI/AAAAAAAAAaY/CNQTJ0RcZGQ/s400/Copy+of+DSC06288.JPG" style="display: block; margin-top: 0px; text-align: center;" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Üniversitede balıklar üzerine araştırma yapan bir hocam, çiftliklerde yetiştirilen alabalıklara havuç yedirilerek et renginin değiştirildiğinden ve somon balığı olarak yüksek fiyata pazarlandığından bahsetmişti. Aynı familyaya ait olan bu iki balığı eğer işin ustası değilseniz sadece renginden ayırt edebilirsiniz, tabi birde tadından... Zorlu yaşam şartlarına sahip göçebe somon balıklarının üremek için onca çabayı sarfettikten sonra havuzlarında keyifli keyifli yayılarak havuç tüketen alabalıklar hakkında ne düşündüklerini bilmek istemezdim doğrusu.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Somon balığı yapısı ve içeriği açısından en besleyici balıklardan birisi. Göçebe yaşadıkları için eti sık ve az yağlı (kalp-damar dostu doymamış yağ asitlerinin&amp;nbsp;en ünlüsü omega3 bolca bulunur),doğal&amp;nbsp;vitamin E içerir&amp;nbsp;ayrıca hamile ve beslenmeye yeni başlamış bebekler için zararlı olabilecek bazı mineral ve metalleri bulundurmaz.&amp;nbsp;Buzlukta saklanınca tadı değişmez.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;PENNE ALA SALMON&lt;br /&gt;Tarif:&lt;a href="http://www.waterstones.com/waterstonesweb/products/jane+bamforth/the+salmon+cookbook/3721876/"&gt;The Salmon Cookbook- Jane Bamforth&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-3480140850959921070?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/3480140850959921070/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=3480140850959921070&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3480140850959921070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3480140850959921070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/12/penne-ala-salmon.html' title='PENNE ALA SALMON'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R2_Gnthu5ZI/AAAAAAAAAaY/CNQTJ0RcZGQ/s72-c/Copy+of+DSC06288.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5147037079510608915</id><published>2008-10-07T08:55:00.000-07:00</published><updated>2010-12-14T20:44:31.108-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malezya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>mooncake...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254441578751019570" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SOuGxtJ_SjI/AAAAAAAAAig/vmya4buUQvM/s400/Copy+of+DSC05602.JPG" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;Çinlilerin kullandığı ve her ayın bir hayvanı temsil ettiği Ay takviminin (Lunar Calender) sekizinci ayı tavuk ayıdır ve bu ayın 15. gününde ay dolunay olarak gözükür. Her yıl bu dönem Hasat Festivali, Sonbahar (Mid-Autum) Festivali ya da Çin Ay Festivali olarak kutlanır ve bu festival Çinlilerin en önemli üç bayramından biridir. Çin takvimine göre dolunay her ayın birinci günü olduğundan bugünü Çinliler inançlarına göre ay tanrısına dua ederek geçirirler. Efsaneye göre, bugün aynı zamanda dünya tanrısı T'u-ti Kung’un da doğum günüdür. Festival, tüm yıl boyunca harcanan emek ve çabanın yakın zamanda semere verecek olmasını da simgeler. Bu düşünceyle, verdikleri nimetler için Ay Tanrısı tarafından temsil edilen göklere ve dünya tanrısının simgelediği yere (dünyaya) şükranlarını sunar ve sağlık, aile birliği, iyi kader ve onları korumaları için dua ederler. 11.yüzyıl Kuzey Song Hanedanlığı’ndan (M.S. 960-1279) beri kutlandığı kabul edilen bu festivalde ay çöreği (mooncake) adı verilen keki pişirip yemek ise senelerdir süregelen bir seremonidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Festivalin tam olarak ne zaman kutlanmaya başlandığı bilinmiyor, ancak iki geleneğe dayandığı tahmin ediliyor. İlki, çiftçilerin ilkbaharda tohumu toprağa serptikten ve sonbaharda hasattan sonra tanrıya dua etmesi sonucu başladığı; ikincisi ise astronomide güneş ve dünyanın duruşuna göre bu günde güneş ışınlarının ekvatoru dik ve eşit olarak kesmesi ve bu durumda ayın en parlak haliyle gözlenebilmesi sonucu ay tanrısına dua etmek için en uygun gün olarak kabul ediliyor olması. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Değişmeyen bir gerçek var o da ay çöreklerinin bu festivalde başrol oynadığıdır. İç kısmında ördek yumurtası sarısı, bu yumurta sarısını çevreleyen lotus püresi ve en dış kısımda yer fıstığı yağı ve pirinç unundan yapılmış hamurla kaplanan ve kalıpta şekil verilerek pişirilen kekler festival dönemi boyunca tüm market, restoran ve kafelerde satışa çıkar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Her ne kadar bu nefis keklerin tarifini araştırsam da, herkes evde yapmanın zorluğunu uzuun uzun anlatıp gözümü korkuttukları için ben de hazıra kondum... zira artık Çinliler bile evde yapmıyorlarmış...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5147037079510608915?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5147037079510608915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5147037079510608915&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5147037079510608915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5147037079510608915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/10/mooncake.html' title='mooncake...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SOuGxtJ_SjI/AAAAAAAAAig/vmya4buUQvM/s72-c/Copy+of+DSC05602.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5294332499042280670</id><published>2008-09-12T07:27:00.001-07:00</published><updated>2008-09-12T08:18:17.951-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='myanmar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>MYANMAR-3 BAGAN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqEyxR1bRI/AAAAAAAAAiQ/z5-OxZB6ia4/s1600-h/Copy+of+DSC00238.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245150723782831378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqEyxR1bRI/AAAAAAAAAiQ/z5-OxZB6ia4/s400/Copy+of+DSC00238.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bagan, Güneydoğu Asya’nın en büyük arkeolojik ören yeri. Myanmar’da beni en çok etkileyen şehir belki de... şehrin her yeri tarihi tapınaklar ve pagodalarla kaplanmış durumda. 5000’den fazla pagoda olduğu söyleniyor, bu rakama bugüne kadar depremlerden yıkılanlar dahil değil. 2002 yılında UNESCO tarihi eserleri koruma kapsamında pagodaları saymak ve koruma altına almak üzere ülkeye gelmiş. 2229 adet büyük pagoda tespit etmiş , yorulmuş yada sıkılmış olacaklar ki işi yarım bırakıp gitmişler. Pagodaların üzerine yağlıboyalarla yazdıkları numaralar ise onlardan kalan tatsız bir hatıra olarak sırıtıyor duvarların üzerinde. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqEV9CGQBI/AAAAAAAAAiI/rZO2iKF6-MU/s1600-h/Copy+of+DSC00224.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245150228721844242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqEV9CGQBI/AAAAAAAAAiI/rZO2iKF6-MU/s400/Copy+of+DSC00224.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Oteller pagodaların bulunduğu alana kurulmuş ama çevreye zarar vermemiş. Otel odanızdan yada restoranlardan pagodaları seyre dalabilirsiniz. Biraz pahalı olmakla beraber balon turu alarak şehri havadan gezmek en güzeli, bizim gittiğimiz zaman turizm sezonu olmadığı için balon bulamadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqD5EYlAqI/AAAAAAAAAiA/zeES0PmlLNI/s1600-h/Copy+of+DSC00244.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245149732478976674" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqD5EYlAqI/AAAAAAAAAiA/zeES0PmlLNI/s400/Copy+of+DSC00244.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Mutlaka görülmesi gereken 5 pagoda var: Shiwezigonzebi, Manuha, Thatbyinnyu, Ananda ve Gyijhamayani. Günbatımı ve gündoğumu vakitlerinde Ananda pagodasının tepesine çıkmaya izin veriyorlar, diğerlerinin ise sadece girişteki küçük odalarını gezebilmek mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqDc-HWlYI/AAAAAAAAAh4/Io-3r_r-kWE/s1600-h/Copy+of+DSC00251.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245149249759778178" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqDc-HWlYI/AAAAAAAAAh4/Io-3r_r-kWE/s400/Copy+of+DSC00251.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Şehir merkezinde lake eşyalar ve gümüş atolyeleri bulunuyor. Şehirden yaklaşık iki saat mesafede ise bir tepenin doruk noktasına kurulmuş 777 basamaklı Mount Popa tapınağı var. Tapınağın görüntüsünden başka fazla bir esprisi olduğu söylenemez, ancak tapınağın bulunduğu dağlık bölgeye giderken yol üzerinde bulunan köyler ve köylüler görmeye değer. Tapınağa yaklaşınca tapınağın uzaktan resmini çekip geri dönmek, 777 basamak tırmanıp hayal kırıklığı yaşamaktan daha iyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqBdZ4hnDI/AAAAAAAAAhw/dbO_6ex2Y_E/s1600-h/Copy+of+DSC00163.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245147058190523442" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqBdZ4hnDI/AAAAAAAAAhw/dbO_6ex2Y_E/s400/Copy+of+DSC00163.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Genel anlamda bir sükunet hakim Bagan’da. İnsanları çok sessiz, pagodaların yarattığı mistisizm Bagan’ın temiz havası ile birleşince elinde fotoğraf makinası ile çevrede yürümek inanılmaz keyif verici. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqAdGbqutI/AAAAAAAAAho/eBF0YEmuMCo/s1600-h/Copy+of+DSC00203.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245145953457584850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqAdGbqutI/AAAAAAAAAho/eBF0YEmuMCo/s400/Copy+of+DSC00203.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;NOT: Fotoğraflar ve gezi notları 2006 yılına ait. Kasırga ve depremlerden sonra bazı tapınak ve köylerin hasar gördüğünü okudum. Son çıkan rahip isyanından sonra ise yabancıların ülkeye giriş ve çıkışlarında kontrollerin daha da sıkılaştırıldığı söyleniyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMp9XY4c2gI/AAAAAAAAAhg/PVGvI21dzLI/s1600-h/Copy+of+DSC00146.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245142556796049922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 407px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" height="300" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMp9XY4c2gI/AAAAAAAAAhg/PVGvI21dzLI/s400/Copy+of+DSC00146.JPG" width="420" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5294332499042280670?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5294332499042280670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5294332499042280670&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5294332499042280670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5294332499042280670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/09/myanmar-3-bagan.html' title='MYANMAR-3 BAGAN'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SMqEyxR1bRI/AAAAAAAAAiQ/z5-OxZB6ia4/s72-c/Copy+of+DSC00238.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-3444436889329112385</id><published>2008-08-27T02:56:00.000-07:00</published><updated>2010-12-13T20:54:57.372-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>KARİDESLİ BAKLA SALATASI</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Türkiye’de baharın müjdecisi olan baklayı artık tezgahlarda konserve yada dondurulmuş olarak bulmak mümkün. Latince adı 'Vicia faba' olan bakla, antik çağlardan yani eski Yunan, Mısır, Roma ve İbraniler zamanından beri çok sevilen bir sebze. Kısa ömürlü olduğu için bitkiler dünyasının en nazlı sebzesi olarak tanınıyor. Baklagillere adını veren bu sebze, zengin bitkisel protein ve karbonhidrat içeriyor. Ayrıca demir ve kalsiyum mineralleri açısından çok zengin olan baklada A, C, B ve B2 vitaminleri de bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamın yemediği sebzeler sıralamasında bir numarada bulunan, dolayısıyla annemin mutfakta fazlaca kullanmadığı baklayla yakın ilişkim baklasever eşimin ısrarlarıyla başladı. O tarihten beri baklanın zeytinyağlı yemeğinden salatasına, çorbasından mezesine, favasına kadar her tarifi denendi ve bayıla bayıla yendi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239134651077120146" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SLUlNP_kUJI/AAAAAAAAAg4/iNnytC9Sdgs/s400/Copy+of+DSC06349.JPG" /&gt; &lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bu salatada haşlanmış iç bakla (ben dondurulmuş olanı kullandım),&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;karides,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; mantar, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;yeşil soğan,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; sarımsak,z&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;eytinyağı,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; limon suyu,t&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;uz ve k&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;arabiber var.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;(Baklayı haşlayın varsa kabuklarını soyun.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Mantarları kağıt havlu ile temizleyip doğrayın, karidesleri temizleyip yıkayın, sarımsakları soyup ince ince doğrayın.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Teflon tavaya 2 yemek kaşığı zeytinyağı, karides ve sarımsakları atıp 2-3 dakika çevirin. Tavaya mantarları ilave edip mantarlar suyunu salıp çekene kadar ocakta tutun. Karabiber ve tuzunu ilave edip ocaktan alın. Soğumaya bırakın.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Yeşil soğanı ince ince doğrayın.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Tüm malzemeleri karıştırıp üzerine zeytinyağı ve limon suyu gezdirin. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-3444436889329112385?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/3444436889329112385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=3444436889329112385&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3444436889329112385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3444436889329112385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/08/karidesli-bakla-salatasi.html' title='KARİDESLİ BAKLA SALATASI'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SLUlNP_kUJI/AAAAAAAAAg4/iNnytC9Sdgs/s72-c/Copy+of+DSC06349.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4508595099133563752</id><published>2008-05-26T05:59:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:10.352-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='myanmar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>MYANMAR-2 YANGON</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq2n3vyqCI/AAAAAAAAAfw/SpCmGCQ_X14/s1600-h/Copy+of+DSC00054.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204673115475585058" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq2n3vyqCI/AAAAAAAAAfw/SpCmGCQ_X14/s400/Copy+of+DSC00054.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Yangon Myanmar’ın eski başkenti. Merkezde bulunan iki büyük otel dışında şehre üç günde bir elektrik veriliyor. Havaalanından çıktıktan hemen sonra otelimize yerleşip rehberimizle buluştuk. Gezimize Yangon’un en büyük pagodası Shwedagon ile başladık. Myanmar’da hiçbir pagodaya ve tapınağa ayakkabı ile girilmiyor. Shwedagon pagodasının bilinen 1000 senelik bir geçmişi var. İç kısmında küçük odalar halinde bir sürü ibadethane bulunuyor. Bazı budaların bulunduğu odalara bayanların girmesi yasak. Kubbesi altın, elmas ve değerli taşlarla kaplanmış. Kubbenin en tepesinde 76 karatlık bir pırlanta bulunuyor. Pagodaya giden yolun iki kenarında hediyelik eşya satan küçük dükkanlar var. Akşam güneş batarken manzara çok güzel, hem mistik bir havası oluyor etrafın hemde fotoğraf çekmek için en uygun zaman bence. Akşam yemeğimizi Tayland ve Myanmar yemekleri yapan bir restoranda yedik. Pirinç ve balık ağırıklı beslenmelerine rağmen et yemeklerinide büyük ustalıkla pişiriyorlar. Tavuk yemeklerine cesaret edemedik- malum kuş gribi meselesi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq2QXvyqBI/AAAAAAAAAfo/Nhmf5cIxSwM/s1600-h/Copy+of+DSC00029.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204672711748659218" style="WIDTH: 192px; CURSOR: hand; HEIGHT: 314px" height="400" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq2QXvyqBI/AAAAAAAAAfo/Nhmf5cIxSwM/s400/Copy+of+DSC00029.JPG" width="274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq143vyqAI/AAAAAAAAAfg/2SSIEVGUAZU/s1600-h/Copy+of+DSC00044.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204672308021733378" style="WIDTH: 194px; CURSOR: hand; HEIGHT: 314px" height="397" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq143vyqAI/AAAAAAAAAfg/2SSIEVGUAZU/s400/Copy+of+DSC00044.JPG" width="290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ertesi gün turumuza ünlü Scott Market, yerli adıyla Bogyoke Aungson Sanatkarlar Çarşısı ile başladık. Hasır örme ev eşyaları, luckerware adı verilen lakeli süs eşyaları, değerli ve yarı değerli taşlar,yağlıboya tablolar kısacası ne ararsanız bulabileceğiniz bir pazar yeri. Biz rehberimizin tavsiyesine uyarak lakeli malzemeleri Bagan’a, taşları Mandalay’a bırakarak hasır örmeden sepet, servis takımı ve biraz yarı değerli taş alıp yolumuza devam ettik. İkinci durağımız Sule Pagoda; şehrin orta yerinde haşmetli bir görüntüsü olan pagoda şehrin ikinci önemli pagodası durumunda. Buradan Kandawgyi Gölü ve Kraliyet teknesini gezerek günü noktaladık. Akşam yemeğinden sonra toparlandık ve sabah erkenden Bagan’a uçtuk.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq1SHvyp-I/AAAAAAAAAfQ/-ZEu6j_CInU/s1600-h/Copy+of+DSC00075.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204671642301802466" style="WIDTH: 204px; CURSOR: hand; HEIGHT: 230px" height="240" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq1SHvyp-I/AAAAAAAAAfQ/-ZEu6j_CInU/s320/Copy+of+DSC00075.JPG" width="298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq1d3vyp_I/AAAAAAAAAfY/rVaDp8qOIgE/s1600-h/Copy+of+DSC00087.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204671844165265394" style="WIDTH: 184px; CURSOR: hand; HEIGHT: 229px" height="240" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq1d3vyp_I/AAAAAAAAAfY/rVaDp8qOIgE/s320/Copy+of+DSC00087.JPG" width="313" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq0-nvyp9I/AAAAAAAAAfI/eBmmhZ_kVPU/s1600-h/Copy+of+DSC00009.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204671307294353362" style="WIDTH: 206px; CURSOR: hand; HEIGHT: 238px" height="239" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq0-nvyp9I/AAAAAAAAAfI/eBmmhZ_kVPU/s320/Copy+of+DSC00009.JPG" width="296" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq0vnvyp8I/AAAAAAAAAfA/bviQRlztVwU/s1600-h/Copy+of+DSC00006.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204671049596315586" style="WIDTH: 182px; CURSOR: hand; HEIGHT: 238px" height="234" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq0vnvyp8I/AAAAAAAAAfA/bviQRlztVwU/s320/Copy+of+DSC00006.JPG" width="306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Kalabalık, gürültülü ve kasvetli bir havası var Yangon şehrinin. Şimdi geriye dönüp tekrar baktığımda belki askeri yönetim merkezinin orada bulunmasından dolayı mı acaba? diye düşünüyorum. Ülkenin diğer şehirlerinde bulunan güleryüzlü ve sempatik yerli halk Yangon’da çok yok galiba..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4508595099133563752?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4508595099133563752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4508595099133563752&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4508595099133563752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4508595099133563752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/05/myanmar-2-yangon.html' title='MYANMAR-2 YANGON'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SDq2n3vyqCI/AAAAAAAAAfw/SpCmGCQ_X14/s72-c/Copy+of+DSC00054.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-2978361204266058083</id><published>2008-05-12T23:27:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:10.914-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='myanmar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>MYANMAR</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Çıkan rahip isyanlarının yarası henüz kapanmamışken şimdide nergis kasırgasından dolayı perişan olan Myanmar haberlerini okuduktan sonra iki sene önce ziyaret ettiğimiz Myanmar fotoğraflarına tekrar baktım, üzüldüm, duygulandım… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk3M0LVS0I/AAAAAAAAAeo/4n2TbE-O3_Q/s1600-h/Copy+of+DSC00081.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199747938080082754" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk3M0LVS0I/AAAAAAAAAeo/4n2TbE-O3_Q/s400/Copy+of+DSC00081.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Çocukken babamla beraber atlası açıp ülke bulmaca oyunu oynardık. Önce babam bir ülke ismi söyler benim atlasta ülkenin yerini bulmamı isterdi, sonra ben bir ülke seçer ve babamın bulmasını beklerdim (babam numaradan arıyormuş gibi yapardı). Myanmar atlasın hep orta kısmına denk gelir, ciltlemeden dolayı yarısı gözükür yarısı gözükmezdi. Myanmara gidince anladımki ülkenin şanssızlığı atlasla sınırlı kalmıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk4D0LVS1I/AAAAAAAAAew/YnJ0D9vqHXI/s1600-h/Copy+of+DSC00378.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199748882972887890" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk4D0LVS1I/AAAAAAAAAew/YnJ0D9vqHXI/s400/Copy+of+DSC00378.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Yaşı 50’nin üzerinde olanlar Birmanya, 30’un üzerinde olanlar Burma olarak bileceklerdir eski İngiliz sömürgesi Myanmar’ı. Ülke uzun zamandır askeri rejim ile yönetiliyor. 1989 yılındaki seçimlerde National League partisi seçimleri ezici farkla (%86) kazanmasına rağmen seçimler iptal edilmiş ve o zamandan bu yana askeri yönetim sözkonusu. Halkın çoğunluğu Burman ırkından, ülkenin eski ismi Burma’da buradan geliyor zaten. Sadece ülke ismini değil şehir isimlerini ve başkentide sıklıkla değiştiriyor askeri yönetim. Yangon’un eski ismi Rangoon mesela. Halkın çoğunluğu budist ancak bilinen Tibet, Çin ve Hindistan budizminden farklı bir inanç sistemleri var. Ülkenin her yerinde gezen monk ve monk-nunlar (rahip ve rahibeler) ayrı mistik hava katıyor Myanmar’a. Cep telefonu kullanımı yok denecek kadar az, internet belli kişilere özel izinlerle veriliyor, televizyon askeri denetim altında- 2 adet devlet kanalından başka kanal yok, ülkenin tek gazetesini de asker bastırıyor. ATM makinaları yok, kredi kartı hiçbir yerde kullanılamıyor, halkın myanmar parası olan kyat (çet diye okunuyor)’dan başka para taşımaları yada bulundurmaları yasak. Dünyanın en fakir 10 ülkesi arasında olmasına rağmen dinyanın en çok değerli taş yatağına sahip ülkeleri arasında bulunuyor.Aung San Suu Kyi adlı bayan 1991 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazanmış. Ülkesine demokrasi getirmek için epey çaba sarfetmiş ama şimdi evinde göz hapsinde tutuluyor, dışarı çıkması yasak, evinin bulunduğu sokağa özel izinle girilebiliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk4dULVS2I/AAAAAAAAAe4/CevvRjZgJLQ/s1600-h/Copy+of+DSC00076.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199749321059552098" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk4dULVS2I/AAAAAAAAAe4/CevvRjZgJLQ/s400/Copy+of+DSC00076.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bu kadar iç karartıcı şartlara rağmen ülke rengarenk atmosferi, cana yakın, güleryüzlü, dünyadan bihaber yaşayan insanları ve bol oksijenli, tertemiz havası ile büyüleyici bir güzelliğe sahip. Myanmarda 4 şehri ziyaret ettik: Yangon, Bagan, Mandalay ve Heho-Inle Lake. Ülkede ilk gözüme çarpanlar yüzlerine sarı renkli boya sürmüş kadınlar ve çocuklar, etek giyip salına salına gezen erkekler, içinden insan fışkıran kamyon-dolmuş arası ulaşım araçları, garip trafik düzeni ve turuncu-pembe renkli kıyafetleri ve ellerinde sefer taslarıyla gezinen monklar oldu. Gezi boyunca tüm sorularımı sabırla cevaplandıran rehberimizi bir daha saygıyla anarak cevaplarıda yazıyorum: kadınlar ve çocuklar yüzlerini güneşten korumak için tanaka adı verilen bir ağaçtan elde edilen tozla yüzlerini boyuyorlarmış, Longyi adı verilen etekler çok rahat olduğu için erkekler arasında kullanımı çok yaygınmış ve bu eteğin bağlanma şekli bayanlar ve erkekler için ayrı ayrıymış, trafik akışının da direksiyonunda sağdan olması trafikteki garipliğin sebepleriymiş...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-2978361204266058083?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/2978361204266058083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=2978361204266058083&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2978361204266058083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/2978361204266058083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/05/myanmar.html' title='MYANMAR'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SCk3M0LVS0I/AAAAAAAAAeo/4n2TbE-O3_Q/s72-c/Copy+of+DSC00081.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5073090235016277584</id><published>2008-04-30T14:21:00.000-07:00</published><updated>2010-12-14T17:53:16.903-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>BİR MASAL, BİR EKMEK...</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R565Pf0Zt_I/AAAAAAAAAaw/V_ilEUtUpnc/s1600-h/Copy+of+DSC06324.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="300" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160765898903631858" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R565Pf0Zt_I/AAAAAAAAAaw/V_ilEUtUpnc/s400/Copy+of+DSC06324.JPG" style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bir varmış, bir yokmuş. Çok uzak bir ülkede yemyeşil bir köy varmış. O köyde yaşayan kadınlar o kadar marifetlilermiş ki kendi ekmeklerini kendileri yapar, sütten yoğurt ve peynir imal eder, çeşitli tatlı ve helvalar hazırlar, kendi yetiştirdikleri meyve-sebzeleri kurutup yada salamura yaparak kışa hazırlık yapar, domates ve biberden mis kokulu salçalar hazırlarmış. Sofraları mis gibi kokar ve son derece besleyici ve sağlıklı olurmuş. Onlar katkı maddesi, emülgatör, doğayla özdeş aroma, pirofosfat, bikarbonat nedir bilmeden mutlu-huzurlu yaşar giderlermiş. Sonra birden bire etrafta kocaman kocaman fabrika denilen “şeyler” belirivermiş. Demişler ki: “biz sizin yerinize ekmek, salça, yoğurt, peynir yaparız , siz yormayın kendinizi”. Bunu fırsat bilen bazı elkit hanımlar diğerlerini de ayartmışlar. Artık demişler her şeyin hazırı var, bak ne güzel yapılıyor, önümüze geliyor, ne gerek var yorulmaya. Önce ekmek ve salça gitmiş elden sonra diğerleri... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Gel zaman git zaman ortalıkta anı sanı bilinmeyen, ne olduğu belli olmayan, teşhis konamayan hastalıklar türemiş, hayvanlar otlayacak yeşil alan bulamaz olmuşlar kurulan koca koca betonların arasında, çiçekler solmuş, ağaçlar kurumaya yüz tutmuş. Hanımlar çaresiz, elleri kolları bağlı, bakmışlar köy elden gidiyor, bir çare bulmak lazım bu işe. İçlerinden birisi demiş: “yukarı köyde bir bilge kadın var ona gidip danışalım”. Toplaşıp bilge kadının huzuruna varmışlar, hallerini arz etmişler. Bilge kadın düşünmüş bir süre sonra dönüp “köyünüze dönün, aranızdaki en yaşlı kadını bulun, size ekmek nasıl yapılır, salça nasıl kaynatılır, yoğurt nasıl mayalanır öğretsin” demiş. Tamam demişler dönmüşler köylerine....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Tarif:Zeytinli ve Kurutulmuş Domatesli Ekmek,&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.goodreads.com/book/show/2619374.Cooks_Companion"&gt;Cook’s Companion- Lorraine Turner&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5073090235016277584?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5073090235016277584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5073090235016277584&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5073090235016277584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5073090235016277584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/01/bir-masal-bir-ekmek.html' title='BİR MASAL, BİR EKMEK...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R565Pf0Zt_I/AAAAAAAAAaw/V_ilEUtUpnc/s72-c/Copy+of+DSC06324.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-7345653871089279356</id><published>2008-04-22T04:04:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:11.514-08:00</updated><title type='text'>EVİMDEYİM...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA9AErakVsI/AAAAAAAAAd4/rIkFMLmQxs8/s1600-h/Picture+145.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5192439344499283650" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA9AErakVsI/AAAAAAAAAd4/rIkFMLmQxs8/s400/Picture+145.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA3Gm7akVpI/AAAAAAAAAdg/6VaY_9V5yiI/s1600-h/Picture+985.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5192024317514503826" style="WIDTH: 186px; CURSOR: hand; HEIGHT: 392px" height="399" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA3Gm7akVpI/AAAAAAAAAdg/6VaY_9V5yiI/s400/Picture+985.jpg" width="198" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA8_s7akVrI/AAAAAAAAAdw/i-fbQvTE9Lw/s1600-h/Picture+405.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5192438936477390514" style="WIDTH: 190px; CURSOR: hand; HEIGHT: 391px" height="401" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA8_s7akVrI/AAAAAAAAAdw/i-fbQvTE9Lw/s400/Picture+405.jpg" width="198" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA8_Q7akVqI/AAAAAAAAAdo/Kyf-aNn2otU/s1600-h/Picture+500.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5192438455441053346" style="CURSOR: hand" height="283" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA8_Q7akVqI/AAAAAAAAAdo/Kyf-aNn2otU/s400/Picture+500.jpg" width="400" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Uzuuuuun süren bir tatilden sonra tekrar evimize kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Tatil yazıları ve yeni tarifler yakında geliyor....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA8_Q7akVqI/AAAAAAAAAdo/Kyf-aNn2otU/s1600-h/Picture+500.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-7345653871089279356?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/7345653871089279356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=7345653871089279356&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7345653871089279356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7345653871089279356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/04/evimdeyim.html' title='EVİMDEYİM...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/SA9AErakVsI/AAAAAAAAAd4/rIkFMLmQxs8/s72-c/Picture+145.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6474453054344414221</id><published>2008-03-02T07:26:00.000-08:00</published><updated>2008-12-08T13:26:11.617-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>ÖYLE....</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173166631764308850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R8rHpJo3M3I/AAAAAAAAAdY/7XbCJoU7qPk/s400/Copy+of+DSC06365.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Öyle,&lt;br /&gt;Sabah uyanır uyanmaz yataktan firlama..&lt;br /&gt;Yarım saat erkene kurulsun saatin..&lt;br /&gt;Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..&lt;br /&gt;Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin..&lt;br /&gt;Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin..&lt;br /&gt;Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Buna harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart çek kızarmış ekmek kokusunu içine..&lt;br /&gt;Bak güzelim kahvaltının keyfine..&lt;br /&gt;Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..&lt;br /&gt;Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile..&lt;br /&gt;Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, hatta daha da eskiden,&lt;br /&gt;yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, ohhh şöyle bir hafifle..&lt;br /&gt;Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için "alo" de..&lt;br /&gt;Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık..&lt;br /&gt;Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa..&lt;br /&gt;Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak..&lt;br /&gt;Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa,çocuk görürsen yanağından makas al..&lt;br /&gt;Sonra şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok darda iken kimler seni ferahlattı..&lt;br /&gt;Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?&lt;br /&gt;Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?&lt;br /&gt;Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara..&lt;br /&gt;Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..&lt;br /&gt;Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..&lt;br /&gt;Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..&lt;br /&gt;Saklama tabakları, bardakları misafire..&lt;br /&gt;Senden ala misafir mi var bu dünyada..&lt;br /&gt;Ailecek kurul sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamın..&lt;br /&gt;Gece evinde dostların olsun..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..&lt;br /&gt;Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6474453054344414221?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6474453054344414221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6474453054344414221&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6474453054344414221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6474453054344414221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/03/yle.html' title='ÖYLE....'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R8rHpJo3M3I/AAAAAAAAAdY/7XbCJoU7qPk/s72-c/Copy+of+DSC06365.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-3614039058486135243</id><published>2008-01-20T08:18:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T21:05:36.800-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>AVAKADO TAPAS</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Tapas İspanya mutfağı denilince ilk akla gelen yemekler arasındadır. Tapasın tarihi ve nasıl ortaya çıktığı tam olarak belirsiz olmakla birlikte bir söylentiye göre ilk defa 13.yy.da Castile şehrinin idarecisi 10. Kral Alonso zamanında yapılmaya başlanmış. Hastalığından dolayı ana öğünler arasında şarapla beraber aperatifler atıştırması gereken kral, iyileştikten sonrada -çok hoşuna gitmiş olacak ki-meyhanelerde şarabın yanında ufak miktarda yemekler sunulmasını ferman buyurmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157594687710619042" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R5N1Cthu5aI/AAAAAAAAAag/0LEg7xZd7bE/s400/Copy+of+DSC06267.JPG" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bugünün modern İspanyası’nda ise tapas öğünler arasında kafe ve barlarda şarap, şeri ve elma şarabı ile servis edilen günlük hayatın vazgeçilemez ve tamamlayıcı bir parçası haline gelmiş. Tapas barlar ise iş çıkışı meslektaş yada arkadaşlarla günün yorgunluğunu atmak için en popüler yerler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Artık dünyanın her yerinde tapas restoranları bulmak mümkün. Aynı zamanda yayınlanan çeşitli Tapas kitapları ile mutfağımızıda şenlendirebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Avakadonun içini aldıktan sonra sarımsak, zeytinyağı, soğan, dereotu vb. ile çeşnilendirerek yine kendi kabında servis etmek iyi fikir bence...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-3614039058486135243?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/3614039058486135243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=3614039058486135243&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3614039058486135243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3614039058486135243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2008/01/avakado-tapas.html' title='AVAKADO TAPAS'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R5N1Cthu5aI/AAAAAAAAAag/0LEg7xZd7bE/s72-c/Copy+of+DSC06267.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-3674739497649234085</id><published>2007-12-07T01:00:00.000-08:00</published><updated>2010-12-14T20:45:04.568-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>BEZELYE, AHMET ÖRS VE PRENSES...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;...bu yazının kahramanlarıdır. Olay şöyle gelişti: öncelikle ben değişik bir çorba tarifi denemek maksadıyla tarif araştırmaya başladım. Her ne kadar tropikal iklim kuşağında ve sıcaklığın 24 derecenin altına düşmediği bir şehirde yaşıyor olsamda yani yağan karı seyrederken çorba içmek gibi bir zevkten mahrum olsamda yinede güzel bir çorba keyiftir benim için. Sonuç olarak araştırmalar “Womens Weekly Vegeterian Cookbook” adlı kitapda bezelye çorbası tarifinin bulunmasıyla sona erdi. Böylece birinci kahramanımız bezelye sahne almış oldu. Sonra çorbayı yaparken farkettimki bu çorbaya bezelye çorbası demekle diğer sebzelere büyük haksızlık yapmışlar, kereviz, patates, pırasa ve havucu yok farzederek neden sadece bezelye çorbası dediklerine bir anlam veremedim ve bende çorbanın adını yeşil çorba olarak değiştirdim. İşte buda ikinci kahramanımız. Ben bunları düşünürken birden aklıma geçen sene kopyalayıp arşive kaydettiğim Ahmet Örs’ün bezelye ve prensens- bunlarki yazının diğer kahramanları- hakkındaki yazısı geldi ve hemen bulup yeniden keyifle okudum:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142631732868143282" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R15MUHBB2LI/AAAAAAAAAaQ/azn5enR1rDs/s400/Copy+of+DSC06467.JPG" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Yatağının altındaki tek bezelye tanesi yüzünden uyuyamayan prenses; dereotlu, kuzu etli araka bezelye yeseydi acaba ne olurdu? Eski Yunan ve Roma'da sofraların vazgeçilmezi olan bezelye, Kristof Kolomb ile Amerika'ya atladı.Andersen'in Prenses ve Bezelye Tanesi masalını bilirsiniz: Gerçek bir prensesin bedeninin son derece hassas olduğu varsayımı üzerine kurulu bu masalda, 20 kat şilte, bir o kadar da kuştüyü yorgana rağmen, kendisini sınamak üzere en alta konan tek bir bezelye tanesi yüzünden söz konusu soylu kızın sabaha kadar gözüne uyku girmez. Üstüne üstlük, bu tek bezelye tanesi bedeninin her yanını morartmıştır. Ertesi sabah ısrarlı sorular karşısında yatağının rahatsızlığı yüzünden uyuyamadığını itiraf edince, gerçek prenses olduğu ortaya çıkar; prens, onun kendisine denk bir eş adayı olduğunu anlar ve masal, 'Onlar ermiş muradına' diye sona erer.. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bu masalda prenseslere abartılı özellikler yakıştırılmasına diyeceğim pek bir şey yok. Bunu, böylesi hanımlarla evlenmek isteyen koca adayları düşünsün. Ben bu masalda bezelyenin hakkının yendiğine inananlardanım. En zarif ve lezzetli sebzelerden biri olmasına rağmen, bütün bir gece üzerinde yuvarlanıp duran prensesten hiç şikayet etmeyişi, onun bitki dünyasındaki soyluluğuna kanıttır, bana göre...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bu nefis sebzenin inceliklerini insanoğlunun keşfetmesi için epey zaman geçmesi gerekti. Fasülye ve mercimeğin yanı sıra, baklagiller ailesinin bir bireyi olan bezelye çağlar boyu, bugün pek de yararlanmadığımız bir özelliği nedeniyle ilgi gördü. Bu da olgun tanelerinin kurutulmaya çok uygun oluşu ve bu şekilde saklanabilmesiydi. Bezelyenin ilk yetiştiği yer tartışmalı. Kimileri onun Mezopotamya ve Anadolu'dan dünyaya yayıldığını söylüyor, kimileri de bugünkü Tayland sınırları içinde kalan Mekong Nehri deltasından. Ancak, bundan 10 bin yıl kadar önce atalarımızın, bezelye ile karbonhidrat ve protein açısından zengin püreler, lapalar pişirdikleri, bu sebzenin Hindistan ve Afrika'ya da yayıldığı, bundan beş bin yıl önce de Avrupa'da, günümüz İsviçresi topraklarında kazıklar üzerine yapılmış evlerde oturanlar tarafından yendiği biliniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Eski Yunan ve Roma'da da bezelye sofraların vazgeçilmez sebzesiydi ama yine kurutulmuş biçimiyle. Ortaçağ'da Orta Avrupa'nın besleyici, uygun fiyatlı temel gıdaları arasında yer alan bezelye, Kristof Kolomb ile Amerika kıtasına da atladı. Ancak asıl süksesine, 17. yüzyılda özellikle Fransız saray çevrelerinde henüz olgunlaşmamış tanelerinin yenmesi moda haline gelince ulaştı. 1696 yılında Kral XIV. Lui'nin sarayından Madam dö Maintenon bir mektubunda, "Esaslı bir akşam yemeğinden sonra, evlerine dönüp yatağa girmeden önce, hazımsızlık çektikleri halde bezelye yiyen kadınlar var. Bu bir moda ve çılgınlık halinde," diye yazıyordu. Latince adı 'pisum sativum' olan bezelye, ılıman iklimlerde, yeterli neme sahip topraklarda oldukça sorunsuz biçimde yetiştirilebiliyor. Ancak başka sebzelerde pek bulunmayan bir özelliği var. Dalından koparıldıktan, hatta taneleri ayıklandıktan sonra gelişmesi durmuyor, olgunlaşması sürüyor. Bu sırada içerdiği şeker giderek unumsu, sonunda da hafif acımsı nişastaya dönüşüyor. Bezelyenin lezzetine önem veriliyorsa, tam zamanında toplanması ve mümkün olduğunca kısa sürede pişirilip yenmesinde yarar var. O takdirde bezelyenin içerdiği, büyük ölçüde şekerden oluşan karbonhidratlar aromalarının doruğuna ulaşmış oluyor. 'Araka' denen bezelye, parlak yeşil, üzeri pürüzsüz ve dolgun görünmeli, ortasındaki çizgiye bastırılınca hafif bir 'cırt' sesiyle açılıp taneler ortaya çıkmalı. Hemen taze yenecekse, tanelerin irice, üzerlerinin biraz buruşuk olması makbûl. Zira bu tip bezelyeler daha tatlı ve lezzetli oluyor. Küçük taneli muntazam bezelyeler ise daha az şeker içeriyor; bunlar dondurularak saklanmaya daha uygun. Kabukları içinde yeşil taneler serin ve havadar bir ortamda birkaç gün sorun çıkarmadan saklanabiliyor. Fransa'nın aşçılar kralı Paul Bocus ise bezelyenin toplandıktan sonra en fazla 12 saat kabuğuyla bekletilebileceği görüşünde. Kabuklarından ayıklandıklarında birkaç saat içinde özelliklerini kaybettiği gerekçesiyle Bocuse, bezelyelerin üstün niteliklerini korumak için bir sistem geliştirmiş. Çiğ araka bezelyeleri, 600 gram bezelyeye 125 gram hesabıyla yumuşatılmış tereyağı içinde çeviriyor ve tanelerin üzerinin iyice yağla kaplanıp mühürlenmesini sağlıyor. Bu şekilde havadaki oksijenin tanelerin lezzetine zarar vermesinin önüne geçiyor. Bütün bu bilgilerden sonra, tadını tam olarak çıkarabilmek için, bezelyeyi insanın kendi bahçesinde yetiştirmesi şart diye düşünmemek elde değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141154961418768482" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R1kNMsqaUGI/AAAAAAAAAaI/3JkXplXiKjA/s400/Copy+of+DSC06298.JPG" style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&amp;nbsp;Çorba için &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;tereyağı, k&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;urusoğan, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;havuç, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;pırasa, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;kereviz, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;patates, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;krema, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;kekik, t&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;uz,&amp;nbsp;karabiber ve suya ihtiyacınız var.Hepsini kaynatıp blendırdan geçirin. hepsi bu kadar..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-3674739497649234085?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/3674739497649234085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=3674739497649234085&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3674739497649234085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/3674739497649234085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/12/yeil-orba-bezelye-ahmet-rs-ve-prenses.html' title='BEZELYE, AHMET ÖRS VE PRENSES...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R15MUHBB2LI/AAAAAAAAAaQ/azn5enR1rDs/s72-c/Copy+of+DSC06467.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-9208041074998091774</id><published>2007-11-26T19:13:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T21:10:32.228-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>PORTAKAL ŞEKERİ</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Çok önceden verilmiş bir söz, Türkiye özlemi ve dolapta bekleyen portakallar... Artık portakal şekeri yapmanın zamanı geldi diye fısıldadı mutfak perisi kulağıma..Kolları sıvadım önce şeker tarifleri içeren kitaplarımı sonra bloglarda yayınlanmış tarifleri okudum, not aldım ve mutfağa girdim ve bakın başıma neler geldi.. Birinci denememde portakal kabukları suyunu bırakmadı ve toz şeker karamelleşip yandı, elimde portakal rengi yerine kahverengi ve taşlaşmış şekerlerle kalakaldım, ikincisinde portakal kabukları yanmadı ama nedendir anlamadım çok acı oldular ve sonuncusunda tencereden çıktıklarında yumuşacık olan şekerler beş dakika içinde kayalaştılar içindeki şekerlerde fosil haline geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayetinde “koca” dayanamadı ve kontrolü eline aldı.. portakalın acılığını almak için portakalın kabuğunu bıçakla ince bir tabaka halinde kazıdı, kabukları tuz ve limonla ovdu, sertleşmemesi için bir gece suda bekletti, toz şeker miktarını azaltıp badem esansı ekledi ve tariflerde verilen sürelerin üçte biri kadar kaynattı... bu tarifi detaylı olarak veriyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5137355428187194002" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R0uNiwYFwpI/AAAAAAAAAYE/bvhwMKqoxYc/s400/Copy+of+DSC06271.JPG" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;PORTAKAL ŞEKERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;2 adet kalın kabuklu portakal&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Yarım limon suyu&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;3 çay kaşığı tuz&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;1 su bardağı toz şeker&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;2 damla badem esansı&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;1 yemek kaşığı grand marnier (veya 4 damla portakal esansı)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;2-3 parça limon tuzu&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Hazırlanması:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Portakalların dışını turuncu kısmı hafif sarıya dönüşene kadar küçük bir bıçak yardımıyla kazıyın, kabuğun üzerinde kesikler oluşmamasına dikkat edin. Sonra portakal kabuklarını fazla zedelemeden soyun ve uzunlamasına dilimleyin. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Portakal kabuklarını bir kase içerisinde taze limon suyu ve 2 çay kaşığı tuzla hafifçe ovun. Biraz su ilave edip bir gece bekletin. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Suyunu süzüp, soğuk suyla güzelce yıkayın. Üzerini kaplayacak kadar su ve 1 çay kaşığı tuz ekleyip orta ateşte kaynatın. 2-3 dakika fıkırdadıktan sonra suyunu süzüp soğuk sudan geçirin. Aynı işlemi bu defa tuz eklemeden iki kere daha tekrarlayın. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Kabukları küçük bir tencereye koyup üzerine şekeri döktükten sonra kısık ateşe koyun. Şekerler erimeye başlayınca grand marnier (veya portakal esansı), badem esansı ve limon tuzunu ekleyip kısık ateşte kaynamaya bırakın. Yaklaşık 20-30 dakika sık sık karıştırarak pişirdikten sonra şerbet koyulaşmadan ocaktan alın ve hemen süzün.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Tel ızgara üzerine dizerek bir gün kurumaya bırakın. Üzerine toz şeker serperek yada kendi halinde hava almayan bir kavanoz içinde oda sıcaklığında muhafaza edin.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Beyaz çikolatalı portakal şekeri için portakal şekerlerinin minik minik kesin, benmari usulü erittiğiniz beyaz çikolata ile karıştırın, tezgahın üzerine yağlı kağıt yada alimünyum folyo serin ve karışımdan tepeleme bir çay kaşığı alarak folyonun üzerine dökün, kaşığın tabanı ile hafifce bastırın, aynı işlemi çikolatalı karışım bitene kadar tekrar edin.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Çikolatalı şekerler için çikolatayı benmari usulü eritin, portakal şekerlerini dikdörtgen şekilde doğrayın, çikolata ve portakal şekerlerini karıştırın, bir tatlı kaşığı yardımıyla tezgaha serdiğiniz yağlı kağıt üzerine dökün, tamamiyle katılaşmadan hafifce yuvarlayarak şeker kağıtlarının içine yerleştirin, üzerini antep fıstığı yada renkli şekerler ile süsleyin.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Limon şekeri için portakal kabuklarına uyguladığınız aynı işlemi limon kabuklarına uygulayın. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Uzun kabukları kıvırarak bir kürdan yardımıyla tutturmak suretiyle şekil vererek de kurutabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-9208041074998091774?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/9208041074998091774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=9208041074998091774&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/9208041074998091774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/9208041074998091774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/11/portakal-ekeri.html' title='PORTAKAL ŞEKERİ'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/R0uNiwYFwpI/AAAAAAAAAYE/bvhwMKqoxYc/s72-c/Copy+of+DSC06271.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-8558510429239604008</id><published>2007-11-09T07:58:00.000-08:00</published><updated>2008-12-08T13:26:14.878-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malezya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>RENGARENK...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSLOABJsAI/AAAAAAAAAVs/uoKKdGEgvAU/s1600-h/Copy+of+DSC05941.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSLOABJsAI/AAAAAAAAAVs/uoKKdGEgvAU/s1600-h/Copy+of+DSC05941.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130878948121096194" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSLOABJsAI/AAAAAAAAAVs/uoKKdGEgvAU/s400/Copy+of+DSC05941.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#ff9900;"&gt;&lt;strong&gt;M&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;A&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;L&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#00cccc;"&gt;E&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#6633ff;"&gt;Z&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;Y&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;A'&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ffff66;"&gt;D&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;A &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;D&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;A&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;N&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;S&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSK-wBJr_I/AAAAAAAAAVk/mcfn1YtwGd0/s1600-h/Copy+of+DSC05965.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130878686128091122" style="WIDTH: 196px; CURSOR: hand; HEIGHT: 394px" height="396" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSK-wBJr_I/AAAAAAAAAVk/mcfn1YtwGd0/s400/Copy+of+DSC05965.JPG" width="274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSKtwBJr-I/AAAAAAAAAVc/lnnEwvufQeQ/s1600-h/Copy+of+73.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130878394070314978" style="WIDTH: 183px; CURSOR: hand; HEIGHT: 396px" height="392" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSKtwBJr-I/AAAAAAAAAVc/lnnEwvufQeQ/s400/Copy+of+73.JPG" width="187" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSKewBJr9I/AAAAAAAAAVU/B0IO2nZLObk/s1600-h/Copy+of+65.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130878136372277202" style="CURSOR: hand" height="206" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSKewBJr9I/AAAAAAAAAVU/B0IO2nZLObk/s400/Copy+of+65.JPG" width="386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJzABJr8I/AAAAAAAAAVM/asXap76kghk/s1600-h/Copy+of+DSC05952.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130877384753000386" style="WIDTH: 174px; CURSOR: hand; HEIGHT: 310px" height="312" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJzABJr8I/AAAAAAAAAVM/asXap76kghk/s320/Copy+of+DSC05952.JPG" width="196" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJoABJr7I/AAAAAAAAAVE/YHcVzA77qDs/s1600-h/Copy+of+DSC05960.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130877195774439346" style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 309px" height="308" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJoABJr7I/AAAAAAAAAVE/YHcVzA77qDs/s320/Copy+of+DSC05960.JPG" width="214" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJAABJr5I/AAAAAAAAAU0/ZsFqE7m1t_Y/s1600-h/Copy+of+DSC05966.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130876508579671954" style="WIDTH: 178px; CURSOR: hand; HEIGHT: 308px" height="313" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJAABJr5I/AAAAAAAAAU0/ZsFqE7m1t_Y/s320/Copy+of+DSC05966.JPG" width="214" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJZwBJr6I/AAAAAAAAAU8/dP4JaHxR6-Q/s1600-h/Copy+of+DSC05961.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130876950961303458" style="WIDTH: 196px; CURSOR: hand; HEIGHT: 308px" height="309" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSJZwBJr6I/AAAAAAAAAU8/dP4JaHxR6-Q/s320/Copy+of+DSC05961.JPG" width="226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSIwQBJr3I/AAAAAAAAAUo/2UKLFrZHdN0/s1600-h/Copy+of+Copy+of+DSC05956.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130876237996732274" style="WIDTH: 380px; CURSOR: hand; HEIGHT: 295px" height="300" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSIwQBJr3I/AAAAAAAAAUo/2UKLFrZHdN0/s400/Copy+of+Copy+of+DSC05956.JPG" width="414" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#ff0000;"&gt;R&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;E&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;NK&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;L&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;E&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;R&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;İ&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#336666;"&gt;N &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;D&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;A&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;N&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;S&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ffcc66;"&gt;I&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSH8wBJr2I/AAAAAAAAAUg/apOs5pahfh0/s1600-h/Copy+of+DSC01809.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130875353233469282" style="WIDTH: 390px; CURSOR: hand; HEIGHT: 184px" height="184" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSH8wBJr2I/AAAAAAAAAUg/apOs5pahfh0/s400/Copy+of+DSC01809.JPG" width="406" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSEIABJr0I/AAAAAAAAAUQ/Yhq9jk4PSqU/s1600-h/DSC05941.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-8558510429239604008?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/8558510429239604008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=8558510429239604008&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/8558510429239604008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/8558510429239604008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/11/m-l-e-z-y-d-d-n-s-r-e-nk-l-e-r-i-n-d-n.html' title='RENGARENK...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RzSLOABJsAI/AAAAAAAAAVs/uoKKdGEgvAU/s72-c/Copy+of+DSC05941.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6549465864909738038</id><published>2007-11-02T00:03:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:15.023-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>Elediğimiz her kap un güzel anıların olsun...</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128258432269484418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rys735vTAYI/AAAAAAAAAUI/UN3OAruLS5M/s400/Copy+of+DSC01319.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Canım kızım; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Anneni hep yemek yaparken seyrettin. Doğduğun günden beri kaynayan kazanlar, kabaran hamurlar ve çeşit çeşit otlar arasındasın. Gözümün önünde olasın diye koltuğunu arabadan söküp tezgahın üzerine, seni de içerisine yerleştirdiğimde henüz dokuz aylıktın. Mutfak senin tercihin değildi, ama benim hayatımın önemli bir kısmının yemek yapmak ve yemek düşünmek olduğunu çok erken kavradın. O günden beri her fırsatta iskemleni tezgaha yaklaştırıyor ve yanıma tırmanıyorsun. Sabrına ve tüketemediğim merakına hayranım. Ekmekler nasıl kabarıyor, hamur niçin dinleniyor- soruların asla sıkıcı değil. Tatlı dilli ve inatçısın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yemek yapmak annen için nefes almak gibi. Yeni lezzetlere karşı heyecanımı, mutfak ve hele hamur sevgimi benimle paylaşmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyorsun. Seni hayranlıkla seyrediyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bir gün gelip senin de aşçı olacağını, adını paylaştığın dükkanı benden teslim alacağını düşlüyorum. Hayallerimin senin arzularına denk düşme ihtimali yok denecek kadar küçük. Çok iyi biliyorum. Kızına aşık her anne gibi ben de hayallerimi, elimde olmaksızın, sana yansıtıyorum. Beni mazur gör. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Henüz altı yaşındasın. Senin yaşında hünkar beğendi seven, paça çorbası ısmarlayan çok çocuk olduğunu sanmıyorum. Yeniliklere karşı cesaretin heyecan verici. Hayatına nasıl bir yön çizeceksin bilinmez, ama küçük parmaklarınla takip ettiğin yemek reçeteleri, mavi gözlerini dikip saydığın yumurtalar, elediğimiz her kap un, güzel anıların, işine yarayacak tecrübelerin olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta sınıf arkadaşlarınla paylaştığımız kişniş şekeri gibi, hatırlıyor musun?&lt;br /&gt;Kişnişin tadını sevenler kadar sevmeyenler de oldu ama sınıf öğretmenin ismini hatırlayamadığı o tuhaf şekeri yerken ‘‘güzel şeyler hatırlatıyor’’ demişti. Mutfak ve yemek yapmak sana güzel şeyler hatırlatsın. Yemeğin ne değerli bir nimet, üretmenin nasıl önemli ve paylaşmanın ne kadar keyfili olduğunu asla unutma. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Refika'm;&lt;br /&gt;Yeteneklerini değerlendirecek fırsatların, tesadüfleri şansa dönüştürecek hazırlığın ve arzularını gerçekleştirecek cesaretin olsun, dilerim. Isırdığın her dilim ekmekte mayanın hamuru nasıl kabarttığını hatırla. Hayalin ne olursa olsun, kim olmayı seçersen seç, canım kızım, en iyisi olmak için gereken disiplini edinmen için, söz veriyorum, hep yanında, hep desteğin olacağım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Annen.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Defne Koryürek'in yazısıdır.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6549465864909738038?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6549465864909738038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6549465864909738038&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6549465864909738038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6549465864909738038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/11/elediimiz-her-kap-un-gzel-anlarn-olsun.html' title='Elediğimiz her kap un güzel anıların olsun...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rys735vTAYI/AAAAAAAAAUI/UN3OAruLS5M/s72-c/Copy+of+DSC01319.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5977194296341567142</id><published>2007-10-19T22:34:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:16.969-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malezya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>REDANG...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm7Ql4feOI/AAAAAAAAAP4/c-vQvN4jh8E/s1600-h/Copy+of+2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123331944832006370" style="WIDTH: 194px; CURSOR: hand; HEIGHT: 290px" height="306" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm7Ql4feOI/AAAAAAAAAP4/c-vQvN4jh8E/s320/Copy+of+2.JPG" width="218" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm6714feNI/AAAAAAAAAPw/Onw_vj3NROE/s1600-h/Copy+of+1.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123331588349720786" style="WIDTH: 199px; CURSOR: hand; HEIGHT: 289px" height="303" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm6714feNI/AAAAAAAAAPw/Onw_vj3NROE/s320/Copy+of+1.JPG" width="212" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm73F4fePI/AAAAAAAAAQA/4ajtQQRtrUc/s1600-h/Copy+of+3.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123332606256969970" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm73F4fePI/AAAAAAAAAQA/4ajtQQRtrUc/s400/Copy+of+3.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Redang adası Malezya’nın doğu kıyısında yer alan Terengganu eyaletine 5o km. mesafede bulunan adalar topluluğunun en büyük adası. Tertemiz denizi, bembeyaz kumları ve zengin deniz altı yaşamı ile cezbedici bir tatil fırsatı sunuyor. Su sporları yapmak için en elverişli adalardan bir tanesi. Doğal park olarak kabul edildiğinden adanın kıyısından itibaren 3.2 km.lik alanda balık avlamak yada diğer su canlılarını yakalamak tamamen yasak. Ada sadece Mart-Kasım ayları arasında açık oluyor, yılın diğer zamanları yoğun muson yağışları dolayısıyla kapalı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm51F4feKI/AAAAAAAAAPY/jOfEePy9ku0/s1600-h/Copy+of+12.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123330372873975970" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm51F4feKI/AAAAAAAAAPY/jOfEePy9ku0/s400/Copy+of+12.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm6lV4feMI/AAAAAAAAAPo/OeRJYyOmRlQ/s1600-h/Copy+of+10.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123331201802664130" style="WIDTH: 201px; CURSOR: hand; HEIGHT: 301px" height="307" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm6lV4feMI/AAAAAAAAAPo/OeRJYyOmRlQ/s320/Copy+of+10.JPG" width="207" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm6KV4feLI/AAAAAAAAAPg/umD8Jt24P-Y/s1600-h/Copy+of+11.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123330737946196146" style="WIDTH: 193px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" height="302" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm6KV4feLI/AAAAAAAAAPg/umD8Jt24P-Y/s320/Copy+of+11.JPG" width="217" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Adaya havayoluyla gitmek için 007 James Bond filmlerinde sık kullanılan pervaneli helikopter-uçak arası vasıtaya binmek zorundasınız. Sağ salim indikten sonra önce hala hayatta olduğunuz için şükredip sonra tatilinize başlayabilirsiniz. Doğal park alanı olduğundan adaya girişte ufak bir ücret ödüyorsunuz. Kaplumbağaları korumak için devlet yönetiminde bir birim oluşturulmuş, bu birimde çalışan görevliler aynı zamanda balıkların ve mercanların yaşamını korumak içinde çaba gösteriyorlar. Keşke bizdede böyle bir birim akdeniz sahillerinde nesli tükenmekte olan karettalar için kurulsa...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm5d14feJI/AAAAAAAAAPQ/sg4uAf_SF_U/s1600-h/Copy+of+a.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123329973442017426" style="CURSOR: hand" height="145" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm5d14feJI/AAAAAAAAAPQ/sg4uAf_SF_U/s200/Copy+of+a.JPG" width="190" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm45V4feII/AAAAAAAAAPI/37Va8FOyy8c/s1600-h/Copy+of+b.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123329346376792194" style="WIDTH: 196px; CURSOR: hand; HEIGHT: 145px" height="139" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm45V4feII/AAAAAAAAAPI/37Va8FOyy8c/s200/Copy+of+b.JPG" width="196" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm4MF4feHI/AAAAAAAAAPA/YNKy6RJijT0/s1600-h/Copy+of+c.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123328568987711602" style="CURSOR: hand" height="147" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm4MF4feHI/AAAAAAAAAPA/YNKy6RJijT0/s200/Copy+of+c.JPG" width="188" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm30l4feGI/AAAAAAAAAO4/kmc6cAaF7yM/s1600-h/Copy+of+d.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123328165260785762" style="CURSOR: hand" height="146" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm30l4feGI/AAAAAAAAAO4/kmc6cAaF7yM/s200/Copy+of+d.JPG" width="194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Otellerde şnorkel ve dalış yapmak için paketler var, istediğiniz paketi seçip adanın etrafında yada civardaki diğer küçük adalarda denizin gizemli dünyasına yelken açabilirsiniz yada otelinizde denize karşı beyaz kumlara yayılıp bir yandan buz gibi hindistan cevizi suyu içip bir yandan kitap okuyarak keyfi yapabilirsiniz yada otelin etrafındaki geleneksel malay köylerini gezip ormanda yürüyüşe çıkabilirsiniz...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm3GV4feFI/AAAAAAAAAOw/9KvMBg6CxUE/s1600-h/Copy+of+DSC02390.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123327370691835986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm3GV4feFI/AAAAAAAAAOw/9KvMBg6CxUE/s400/Copy+of+DSC02390.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5977194296341567142?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5977194296341567142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5977194296341567142&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5977194296341567142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5977194296341567142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/10/redang.html' title='REDANG...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rxm7Ql4feOI/AAAAAAAAAP4/c-vQvN4jh8E/s72-c/Copy+of+2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-7989807556083784099</id><published>2007-10-15T23:34:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:17.333-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><title type='text'>SON SARDUNYALAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RxRddl4fdoI/AAAAAAAAALA/OotzWi3Lb-k/s1600-h/Copy+of+P1010343.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5121821439193740930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RxRddl4fdoI/AAAAAAAAALA/OotzWi3Lb-k/s400/Copy+of+P1010343.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;.....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ah o yazlık sinemalar, kapı önü akşamları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;saksıda son sardunyalar, avluda el yazmaları &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;div align="center"&gt;ah ne kahraman, ne cesur, ne güzel çocuklardık&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;her yeni günü ümitle, nasıl kucaklardık&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;hem utangaç hem hevesli, mektepli sevgililerdik&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;pek kırılgan pek acemi, bir söyler bin gülerdik&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;......&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:0;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5121821757021320850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RxRdwF4fdpI/AAAAAAAAALI/P2mlqeGUtYk/s400/Copy+of+P1010345.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;......&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ah kaldırımlar biliyor, bir devir muhteşemdik,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;......&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-7989807556083784099?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/7989807556083784099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=7989807556083784099&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7989807556083784099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7989807556083784099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/10/son-sardunyalar.html' title='SON SARDUNYALAR'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RxRddl4fdoI/AAAAAAAAALA/OotzWi3Lb-k/s72-c/Copy+of+P1010343.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-442138026127939390</id><published>2007-10-01T07:08:00.000-07:00</published><updated>2010-12-14T20:45:51.553-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malezya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>ÇAY...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RwEByV4fdjI/AAAAAAAAAKQ/vGUz2NKWIQE/s1600-h/Copy+of+DSC05453.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116372616048768562" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RwEByV4fdjI/AAAAAAAAAKQ/vGUz2NKWIQE/s320/Copy+of+DSC05453.JPG" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Başlangıçta su vardı..&lt;br /&gt;İçine bir yaprak düştü..&lt;br /&gt;Çay oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dizeleri nerede okudum hatırlamıyorum ama aklımda kalmış işte...&lt;br /&gt;Hadi kendinize bir bardak çay doldurun sonra bir yandan çayınızı yudumlayın bir yandan bu yazıyı okuyun.(Merak etmeyin çok önemli şeyler yok zaten yazıda..)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116373015480727106" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RwECJl4fdkI/AAAAAAAAAKY/QlB-YF2-jiQ/s320/DSC02794.JPG" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;5000 yıllık tarihe sahip ve dünyada en çok tüketilen içecek olan çay Türk kültüründe yeniden şekillenmiş, ince belli bardakta, tavşan kanı- mis kokulu çay kahvaltıya, ikindi vaktine ve akşam sohbetlerine eşlik etmeye başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya’da çay, çayın anavatanı olarak bilinen Dharma’dan doğmuş ve hızla yayılmıştır.Asya’da birçok ülkede çay şekersiz ve kremasız tüketilir.Özellikle Japonya’da çay saatleri zamanla bir seramoni haline dönüşmüş, çay kasesini tutuştan çayı bardağa doldurmaya kadar her hareket bir zarafet ve felsefe dahilinde olagelmiştir. Hatta geleneksel Japon evlerinde sadece çay içmek için tasarlanmış “hoshoan” adı verilen bir oda bulunurmuş. Odanın kapısı alçakgönüllü olma esasına dayanarak ancak eğilerek girilebilecek kadar yükseklikte olup, erkekler silah kadınlar ziynet eşyası ile buraya giremezmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa’da ise her ne kadar çay denince akla ilk İngilizler gelsede Hollanda ve Fransa’da çay İngiltere’den daha önce tüketilmeye başlanmış. Avrupada çay asyadan farklı olarak şeker-süt-krema ile tüketilir.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116374110697387602" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RwEDJV4fdlI/AAAAAAAAAKg/n-os2phf8V4/s320/collage2.jpg" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;İlk resim çay bahçelerinden küfemize atıp evimize getirdiklerimizden, ikincisi Bukit Tinggi’de Japon çay bahçesinden ve sonuncusu ise Cameron Highland çay bahçelerinden bir demettir....&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Ha birde öğrendik ki çaylar hasat dönemine göre aromada farklılık gösterirmiş.Sonbahar hasatı daha acı ve aroması kuvvetli, ilkbaharınki ise daha hafif ve yumuşak olurmuş.Seylan çayı Sri Lanka’da, Darjeeling Nepal ve civarında, Assam Hindistan’da, Oolong Tayvan’da yetiştirilen çaylara verilen isimlermiş, orange pekoe ise çay bitkisinin en küçük yapraklarının toplanıp kurutulması ile elde edilen çaya denirmiş, yeşil çayın siyah çaydan farkı ise oksidasyona tabi tutulmaması imiş...&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-442138026127939390?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/442138026127939390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=442138026127939390&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/442138026127939390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/442138026127939390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/10/ay.html' title='ÇAY...'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RwEByV4fdjI/AAAAAAAAAKQ/vGUz2NKWIQE/s72-c/Copy+of+DSC05453.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6591227909601644955</id><published>2007-09-25T04:53:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:19.227-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malezya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>CAMERON HIGHLAND</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RvkAj14fdgI/AAAAAAAAAKA/w5H3yogNUkQ/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114119467615352322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RvkAj14fdgI/AAAAAAAAAKA/w5H3yogNUkQ/s320/collage1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Malezya'nın en büyük turistik yayla bölgesi olan Cameron Highland birbirine yaklaşık 10 km. mesafede 6 adet küçük kasabadan oluşuyor. Çilek ve orkide seraları ile ünlü olsada her çeşit meyve ve sebzenin yetiştiriciliğini yapıyorlar; ha birde çay bahçeleri var... Sıcaklık 20 derece civarında ki bu da Malezya'da yaşayanlar için neredeyse dondurucu soğuk anlamına geliyor. Orang asli(türkçe karşılığı: vatanın öz evlatları)'nin yaşadığı bölgeymiş çok eskiden, İngiliz sömürgesinde bulundukları dönemde bir İngiliz gezgin tarafından keşfedilmiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Fazla söze ne hacet; kısacası;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RvkAZ14fdfI/AAAAAAAAAJ4/DyB7gte5N0k/s1600-h/DSC05198.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114119295816660466" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RvkAZ14fdfI/AAAAAAAAAJ4/DyB7gte5N0k/s320/DSC05198.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Lata Iskandar şelalesi ile, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj_vV4fdeI/AAAAAAAAAJw/fsORy6F8BTE/s1600-h/DSC05267.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114118565672220130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj_vV4fdeI/AAAAAAAAAJw/fsORy6F8BTE/s320/DSC05267.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;nefes kesen yemyeşil çay bahçeleri ile,&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj_S14fddI/AAAAAAAAAJo/Ik6G-T0y6Bo/s1600-h/DSC05303.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114118076045948370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj_S14fddI/AAAAAAAAAJo/Ik6G-T0y6Bo/s320/DSC05303.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; çalışkan işçileri ile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj-414fdcI/AAAAAAAAAJg/wfZNYMNq_Sk/s1600-h/DSC05394.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114117629369349570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj-414fdcI/AAAAAAAAAJg/wfZNYMNq_Sk/s320/DSC05394.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; muhteşem otelleri ile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj91F4fdZI/AAAAAAAAAJQ/MoJzzQZjvsc/s1600-h/DSC05229.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114116465433212306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj91F4fdZI/AAAAAAAAAJQ/MoJzzQZjvsc/s320/DSC05229.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;hala ahşap, derme çatma evlerde yaşayan aborjin ruhlu insanları ile,&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114115889907594626" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj9Tl4fdYI/AAAAAAAAAJI/wY6tRxuB9gM/s320/DSC05416.JPG" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;doğa ile barışık, doğa kadar yabani çocukları ile&lt;/span&gt;,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114115572080014706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rvj9BF4fdXI/AAAAAAAAAJA/qp2gyQHfPRM/s320/DSC05228.JPG" border="0" /&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;hiçbir yerde bir daha asla göremeyeceğiniz ormandan toplanan yabani meyveleri ile işte budur Cameron Highland. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6591227909601644955?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6591227909601644955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6591227909601644955&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6591227909601644955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6591227909601644955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/09/cameron-highland.html' title='CAMERON HIGHLAND'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RvkAj14fdgI/AAAAAAAAAKA/w5H3yogNUkQ/s72-c/collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-8945480158983554502</id><published>2007-09-13T00:19:00.000-07:00</published><updated>2010-12-14T20:43:51.552-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>MEYVE SEPETİ 2</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlN0pkqSI/AAAAAAAAAIA/iYlk3jSKny0/s1600-h/jackf_cutup.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109585802885900578" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlN0pkqSI/AAAAAAAAAIA/iYlk3jSKny0/s320/jackf_cutup.jpg" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Jack meyvesi (Jackfruit) yerli halkın çok sevdiği, kokusu ve tadı durian meyvesinden hallice, çekirdeği dahi kavrularak yemeklerde kullanılan Malezya’nın en ilginç meyvelerinden birisi.Eğer deneme şansınız olursa bence iki kere düşünün..:))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlH0pkqRI/AAAAAAAAAH4/oL0Lrp9HEdk/s1600-h/mango_cutup.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109585699806685458" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlH0pkqRI/AAAAAAAAAH4/oL0Lrp9HEdk/s320/mango_cutup.jpg" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt; Mango belki dünyanın en popüler ve en iyi bilinen tropikal meyvesi. İster taze tüketin, ister suyunu sıkın yada salatasını yapın, her haliyle leziz...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size: 0px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlAUpkqQI/AAAAAAAAAHw/rOzFdD9PQo4/s1600-h/papple_cutup.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109585570957666562" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlAUpkqQI/AAAAAAAAAHw/rOzFdD9PQo4/s320/papple_cutup.jpg" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Ananas son Türkiye ziyaretimde hemen her süpermarkette karşıma çıkmıştı. Malezya’daki farkı ise ananası her yemeğin içinde görmenizdir. Pizzada, makarnada, et sotede, tavuk şişte.....&lt;br /&gt;Bence yinede en güzeli taze tüketmek.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rujk2UpkqPI/AAAAAAAAAHo/ewfnMLEn4Gw/s1600-h/passionfruit.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109585399158974706" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/Rujk2UpkqPI/AAAAAAAAAHo/ewfnMLEn4Gw/s320/passionfruit.jpg" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Tutku meyvesi (passion fruit)’nin hem kokusu hem tadı muhteşem.. altın fiyatına satılıyor buralarda. Kabuğunu açtığınız zaman iç kısımdaki sulu meyveyi kaşıkla yiyorsunuz. Eğer fırsat bulursanız mutlaka deneyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-8945480158983554502?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/8945480158983554502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=8945480158983554502&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/8945480158983554502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/8945480158983554502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/09/meyve-sepeti-2.html' title='MEYVE SEPETİ 2'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RujlN0pkqSI/AAAAAAAAAIA/iYlk3jSKny0/s72-c/jackf_cutup.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-6402814631884237800</id><published>2007-09-07T07:37:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:20.157-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kara kaplı'/><title type='text'>işte sevgimiz..</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RuFi6rTAs5I/AAAAAAAAAHg/EQKtavjEJcs/s1600-h/Copy+of+DSC00911.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5107472212609250194" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 356px; CURSOR: hand; HEIGHT: 249px; TEXT-ALIGN: center" height="267" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RuFi6rTAs5I/AAAAAAAAAHg/EQKtavjEJcs/s320/Copy+of+DSC00911.JPG" width="404" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;işte sevgimiz..&lt;br /&gt;hergün pazartesi...&lt;br /&gt;deliye hergün bayram..&lt;br /&gt;verin ela günlerimi..&lt;br /&gt;biliyorum doğduğumda ay tutulmuş..&lt;br /&gt;sular sel olmuş..&lt;br /&gt;bozmuş hayallerimi..&lt;br /&gt;olsun..&lt;br /&gt;bunlardan banane..&lt;br /&gt;dünya neki gözümde..&lt;br /&gt;bir kuş daha uçurabilirim..&lt;br /&gt;güller henüz açmadı..&lt;br /&gt;bir kuş daha uçurabilirim..&lt;br /&gt;elimde makara..&lt;br /&gt;sardım..&lt;br /&gt;dert yumağı oldu..&lt;br /&gt;fırlatıp attım köşeye..&lt;br /&gt;ruhumda inkılap oldu..&lt;br /&gt;hayatın çarkı dönedursun hele..&lt;br /&gt;akıtacak suyum var daha..&lt;br /&gt;dönsün değirmen, öğütsün unu..&lt;br /&gt;saçlarım..&lt;br /&gt;zaten beyaz bundan kime ne..&lt;br /&gt;bağırma..&lt;br /&gt;bahardan güneş bastım..&lt;br /&gt;kardelene sözüm var..&lt;br /&gt;yolum çok uzun..&lt;br /&gt;kıştan kar yükledim yalız sırtıma..&lt;br /&gt;temmuz günlere azığım olsun..&lt;br /&gt;aldırma zamana çalan saate..&lt;br /&gt;şafak bizedir..&lt;br /&gt;nuhun gemisinde yerimiz var bizim..&lt;br /&gt;gurbette kalmayalım..&lt;br /&gt;haydi, sevgimize doğru...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-6402814631884237800?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/6402814631884237800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=6402814631884237800&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6402814631884237800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/6402814631884237800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/09/ite-sevgimiz.html' title='işte sevgimiz..'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RuFi6rTAs5I/AAAAAAAAAHg/EQKtavjEJcs/s72-c/Copy+of+DSC00911.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5653666222338082094</id><published>2007-08-30T06:21:00.001-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:20.703-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir nefeste...'/><title type='text'>MEVLANA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RtbFJLTAsoI/AAAAAAAAAFU/ZHJzX616pd4/s1600-h/DSC04937.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5104483989113057922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 352px; CURSOR: hand; HEIGHT: 256px; TEXT-ALIGN: center" height="262" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RtbFJLTAsoI/AAAAAAAAAFU/ZHJzX616pd4/s320/DSC04937.JPG" width="339" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sevgide güneş gibi ol,&lt;br /&gt;Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,&lt;br /&gt;Hataları örtmede gece gibi ol,&lt;br /&gt;Tevazuda toprak gibi ol,&lt;br /&gt;Öfkede ölü gibi ol,&lt;br /&gt;Her ne olursan ol,&lt;br /&gt;Ya olduğun gibi görün,&lt;br /&gt;Ya göründüğün gibi ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl büyük tasavvuf üstadı Mevlana Celaleddin Rumi’nin 800.doğum yıldönümünü kutluyoruz. UNESCO tarafından 2005 yılında “İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirası” listesine alınan Mevlevi sema ayinini Türkiye’den çok uzakta,  gözlerim dolu dolu bir nefeste izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana’nın bugün Afganistan toprakları içerisinde yeralan Belh kentinde 30 Eylül 1207’ye rastlayan bir tarihte doğduğu varsayılmaktadır. Mevlana Belh’den göç ettikten sonra 21 yaşında  Selçuklu İmparatorluğu döneminde Konya’ya yerleşmiş ve hayatının geri kalanını burada geçirmiştir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fihi Ma Fih, Mecalis-i Seb’a ve Mesnevi en önemli beş eseridir. Katibi Hüsameddin Çelebi’nin söylediğine göre beyitlerinin bazılarını sema ederken söylemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana’nın düşünce ve eserlerinin ana teması ve mesajı Allah’a ve yarattıklarına duyulan aşktır.Amacı insanı kamile ulaşmak ve diğer insanların bu düzeye ulaşmasına  yardımcı olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetlemiş, ölüm gününü yeniden doğum günü olarak nitelendirmiş ve ölüm gecesine “Şeb-i Aruz” diyerek dostlarına ölümünün ardından üzülmemelerini vasiyet etmiştir.17 Aralık 1273’de Konya’da vefat etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik” diyen Mevlana’nın insanlar arasındaki sevgi ve barışın sağlanmasını gaye edinen vizyonuna bugün her zamankinden daha çok ihtiyacımız var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel,&lt;br /&gt;Gene gel, gene&lt;br /&gt;Ne olursan ol,&lt;br /&gt;İster kafir ol, ister ateşe tap, ister puta,&lt;br /&gt;İster yüz kere tövbe etmiş ol,&lt;br /&gt;İster yüz kere bozmuş ol tövbeni.&lt;br /&gt;Umutsuzluk kapısı değil bu kapı;&lt;br /&gt;Nasılsan öyle gel.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5653666222338082094?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5653666222338082094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5653666222338082094&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5653666222338082094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5653666222338082094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/08/mevlana.html' title='MEVLANA'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RtbFJLTAsoI/AAAAAAAAAFU/ZHJzX616pd4/s72-c/DSC04937.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4792820564754071180</id><published>2007-08-16T01:37:00.000-07:00</published><updated>2010-12-14T20:48:39.665-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutfak'/><title type='text'>SOMON SALATASI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsQOE7TAsgI/AAAAAAAAAD8/Tq91bIKnZI4/s1600-h/salmonclassicblue.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099216155889938946" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsQOE7TAsgI/AAAAAAAAAD8/Tq91bIKnZI4/s320/salmonclassicblue.jpg" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Her nedendir bilinmez karşıma çıkan değişik lezzetleri ilk tattığımda söylediğim ilk söz ’ben bundan bir daha asla yemem!’ oluyor. Zamanla nasıl oluyorsa bir çoğu teker teker dolapta boy göstermeye başlıyorlar. Tütsülenmiş somon balığıda bunlardan biriydi aslında.Şimdilerde ise salatasından sandviçine , aperatif olarak hazırladığım çeşitlerde sık sık kullanır oldum.Bol miktarda omega-3, A ve B vitamini ile minarel açısından zengin olması dolayısıyla balık en çok tükettiğimiz besinler arasında.Tütsülenmiş somonu hazır alabilir yada deniz tuzu, şeker ve karabiber ile gravadlax olarak evde yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Somon balığının Atlantik ve Pasifik okyanusunda avcılığı yapılıyor.Atlantik somonu en yaygın somon ve tek çeşidi bulunuyor, Pasifik somonunun ise bilinen altı değişik türü var. En iyi kalite ve lezzetli somon bilinenin aksine Norveç’te değil, İskoçya ve İrlanda açıklarında bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balığı tütsüleme işlemi 2 şekilde yapılıyor: sıcak tütsüleme ve soğuk tütsüleme. Soğuk tütsülemede sıcaklık 33 derecenin altında oluyor buda balığın tam pişmesini engelleyerek sadece tat kazanmasını sağlıyor. Sıcak tütsülemede ise sıcaklık 70-80 derece oluyor ki bu durumda balık hem tatlandırılmış hemde pişirilmiş oluyor.&lt;br /&gt;İyi kalite tütsülenmiş balığın rengi canlı ve parlak, eti çiğnemeye gerek duymadan ağızda eriyecek kadar yumuşak ve kokusu tütsüyü hissedebileceğiniz nitelikte olmalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsQNh7TAsfI/AAAAAAAAAD0/CBAyP3oZdZY/s1600-h/PA100016.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099215554594517490" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsQNh7TAsfI/AAAAAAAAAD0/CBAyP3oZdZY/s320/PA100016.JPG" style="cursor: hand; display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Somon salatası için tütsülenmiş somon balığı dilimleri, kuru soğan,&amp;nbsp;kapari, yeşil ve siyah zeytin,limon suyu ve zeytinyağı iyi bir ekip oluşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4792820564754071180?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4792820564754071180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4792820564754071180&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4792820564754071180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4792820564754071180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/08/somon-salatasi.html' title='SOMON SALATASI'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsQOE7TAsgI/AAAAAAAAAD8/Tq91bIKnZI4/s72-c/salmonclassicblue.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5789363048899454087</id><published>2007-08-15T04:05:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:21.880-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cadı kazanı'/><title type='text'>MEYVE SEPETİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLp2fyjEII/AAAAAAAAADk/7ct8T_ewyls/s1600-h/mangosteen.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpw_yjEHI/AAAAAAAAADc/wev6zW9YEBg/s1600-h/Mangosteen_big.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098894756103262322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpw_yjEHI/AAAAAAAAADc/wev6zW9YEBg/s320/Mangosteen_big.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Mangosteen (mangostin) tropikal meyvelerin en orjinal ve damağa hitap edenlerinden birisi. Elma ağacına benzer bir ağaçta yetişiyor. Mor ve kalın kabuğu açınca size içinden bembeyaz bir hazine sunuyor. Malezya’da meyvelerin kraliçesi olarak tanımlanıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpoPyjEGI/AAAAAAAAADU/iPY7FD8dmR8/s1600-h/Rambutan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098894605779406946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpoPyjEGI/AAAAAAAAADU/iPY7FD8dmR8/s320/Rambutan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Rambutan mangosteen kadar bağımlılık yapacak bir meyve değil aslında ama kompostosu nefis oluyor. Saçaklı kabuğun altından şeffaf beyaz renkte, yuvarlak ve tatlımsı kısmı çıkarıp seker ve suyla kaynatıyorsunuz, hepsi bu. Rambut Malezya dilinde saç anlamına geliyor. Kabuğundaki uzun saçaklar sebebiyle meyveye saçlı meyve anlamında Rambutan ismi verilmiş: ))&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpfvyjEFI/AAAAAAAAADM/wk38T49Mz6A/s1600-h/starfruit_cutup.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098894459750518866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpfvyjEFI/AAAAAAAAADM/wk38T49Mz6A/s320/starfruit_cutup.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Yıldız meyvesi (Star fruit) artık yavaş yavaş Türkiye’de ve bazı Avrupa ülkelerinde boy göstermeye başladı. Şekil itibariyle pasta süslemelerinde en çok kullanılan meyvelerden birisi. Olgun olmayanlarının tadı ekşi- biraz can eriğinin tadına benziyor-, olgunlaşmış olanları ise tatlı oluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpZvyjEEI/AAAAAAAAADE/Wzt5ZIfWKHY/s1600-h/papaya_cutup.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098894356671303746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpZvyjEEI/AAAAAAAAADE/Wzt5ZIfWKHY/s320/papaya_cutup.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Papaya ilk tattığım zaman bir daha asla yemem dediğim, şimdilerde ise dolabımdan hiç eksik etmediğim meyvelerden birisi.Belirgin bir tadı yok aslında fakat karpuz ve ananasla yapılan papaya salatası vanilyalı dondurma ile nefis oluyor. Bir rivayete göre artık Antalya-Mersin civarında yetiştirilmeye başlanmış. Umarım ben dönmeden marketlerdeki yerini alır..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5789363048899454087?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5789363048899454087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5789363048899454087&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5789363048899454087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5789363048899454087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/08/meyve-sepeti.html' title='MEYVE SEPETİ'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RsLpw_yjEHI/AAAAAAAAADc/wev6zW9YEBg/s72-c/Mangosteen_big.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-7351909901347596698</id><published>2007-07-27T06:07:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:22.171-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malezya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatname'/><title type='text'>YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE....</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnyqfyjD8I/AAAAAAAAACE/2hGmHTRTbRo/s1600-h/DSC01423.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091867665620996034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnyqfyjD8I/AAAAAAAAACE/2hGmHTRTbRo/s320/DSC01423.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Malezya mercan adaları, beyaz kumu ve mavi-yeşil renk denizi kadar tepeleri ve yaylaları ile de ünlü bir ülke aslında; her ne kadar buralar turistler için çok cazip olmayıp genelde halkın yada Malezya’ya yerleşmiş olan yabancıların tercih sebebi olsada. Hafta sonları şehrin gürültüsü ve telaşesinden kaçmak için en iyi yol bence. Genting highlands, Cameron highlands, Fraser’s hill ve Bukit tinggi en ünlü olan dört tanesi. Tepelerin –yada belkide yayla demeliyim- her biri size inanılmaz güzellikte yeşil manzara, birbirinden değişik kuşların cıvıltılarını dinleme fırsatı ve şehrin bunaltıcı ve sıcak havasından kaçma imkanı sunuyor. Hava sıcaklığı tepelerde genelde 15-19 derece oluyor.(Kuala Lumpur’un havası çoğu zaman 28 derecenin üzerinde). Unutmadan eklemek gerekir ki eğer araba tutması gibi bir probleminiz varsa tepelere giden yollar oldukça virajlı, bir sorunum olmadığı halde ben bile biraz rahatsız oldum; birde gün ışığında seyahat etmenizi şiddetle tavsiye ederim hem manzarayı seyretmeniz hemde güvenli seyahat etmeniz açısından.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnxjvyjD7I/AAAAAAAAAB8/bZ3dkAD2PP4/s1600-h/DSC02816.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091866450145251250" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnxjvyjD7I/AAAAAAAAAB8/bZ3dkAD2PP4/s320/DSC02816.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Fraser hill ismini Malezya’nın Selangor ve Pahang eyaletleri arasındaki dağlık bölgede kalay madeni işleten İskoçyalı tacir Louis James Fraser’dan alıyor. Fraser 1919 yılında gezmek için çıktığı; sık ormanlar bulunan bu dağlık bölgede kayboluyor ve tüm aramalara rağmen bulunamıyor. Daha sonra kurulan ve bir İskoçya köyü şeklinde imar edilen alana Fraser ismi veriliyor. Daha sonra açılan butik oteller ve yapılan yayla evleri ile ünleniyor.Denizden 1524m. Yüksekte bulunan Fraser tepesinde hava sıcaklığı 17-18 derece civarında. Bungalov tarzı evlerde ve bahçelerinde İskoç-İngiliz mimarisini görmek mümkün. Civarda 250 çeşit kuş yaşadığı söyleniyor. Malezya’da popüler sporlardan biri olan kuş izlemek için en uygun yerlerden birisi bence. Ayrıca ata binip civarı gezebilir, ok atma dersleri alabilir yada golf oynayabilirsiniz. Eğer hiçbiri ilginizi çekmiyorsa çiçek yada çilek bahçelerini gezip alandaki ufak dükkanlardan hediyelik eşya alabilir ve yerel halk ile sohbet edebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnxC_yjD6I/AAAAAAAAAB0/OHAY8vKYz1U/s1600-h/collage3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091865887504535458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnxC_yjD6I/AAAAAAAAAB0/OHAY8vKYz1U/s320/collage3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bukit Tinggi Kuala Lumpur’a 80km. mesafede hafta sonu kaçamakları için uygun bir yer. Fraser hill gibi orjinal bir hikayesi olmasada ben Bukit Tinggi’yi daha çok beğendim. Golf oynamak için büyük ve güzel bir alanı var, hava sıcaklığı gayet uygun. Yakın zamanda inşa edilmiş olan fransız kalesinin içinde fransız ve italyan restoranlar ile butik oteller var. Atmosfer çok renkli, yapıların değişik renklere boyanmış olması, kapı ve pencerelerin ahşap ve yine renkli olması rönasans- fransız havası vermiş. Kaleden ayrılıp biraz daha yol alınca Japon bahçesi ve çay evine varıyorsunuz. Burada japon mutfağını tadabilir, japonların geleneksel çaylarından içebilir hatta kimono giyip japon kızlarla benim her zaman bu evlerde nasıl yaşıyorlar diye düşündüğüm kutu gibi japon evlerinde fotoğraf çektirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-7351909901347596698?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/7351909901347596698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=7351909901347596698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7351909901347596698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/7351909901347596698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/07/malezya-mercan-adalar-beyaz-kumu-ve.html' title='YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE....'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqnyqfyjD8I/AAAAAAAAACE/2hGmHTRTbRo/s72-c/DSC01423.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-5226639682169778123</id><published>2007-07-24T22:59:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:22.390-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap kurdu'/><title type='text'>SIR SAKLAYABİLİRMİSİNİZ?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqbrofyjDxI/AAAAAAAAAAw/-viHingmlus/s1600-h/DSC02940.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091015509749731090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqbrofyjDxI/AAAAAAAAAAw/-viHingmlus/s320/DSC02940.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;En son okuduğum kitap Sophia Kinsella'nın Can you Keep a Secret- sır saklayabilirmisiz? adlı Emma adında bir bayanın-ki kitabının kahramanı oluyor kendileri- başından geçen garip ama komik maceraları anlatan kitaptı. Uzun zamandır hiç bir kitabı okurken bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile- hatta bazen kahkahalar atarak- bitirdim kitabı. Ve farkettim ki herkesin sırları biraz birbirine benziyor sanki... Sır derken amacım deprem yaratıcı, dünyayı sarsacak sırlar değil tabi ki, sadece minik kendimize saklamak zorunluluğu hissettiğimiz sırlar.. Kilomuzu her zaman eksik söymek gibi:))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bu günlerde yapacak birşeyler bulamıyorsanız ve rutin hayattan sıkılmışsanız size önerim kendinize güzel bir çikolatalı kek ve yanında sıcak bir çay yapmanız. Sonra elinizde kitapla beraber evinizdeki en rahat koltuğa oturup Emma'nın komik macerasına eşlik etmenizdir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT:Kitabı Remzi Kitapevinde ve IDEEFIXE'de bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqbpIfyjDwI/AAAAAAAAAAo/WlLW6NNwG98/s1600-h/DSC02952.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091012760970661634" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 322px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" height="240" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqbpIfyjDwI/AAAAAAAAAAo/WlLW6NNwG98/s320/DSC02952.JPG" width="351" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ÇİKOLATALI KEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MALZEMELER:&lt;br /&gt;-4 adet yumurta&lt;br /&gt;-1,5 su bardağı toz şeker&lt;br /&gt;-2/3 paket eritilmiş margarin&lt;br /&gt;-1 su bardağı pirinç unu&lt;br /&gt;-1su bardağı un&lt;br /&gt;-1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;-50 gr. Bitter çikolata ( benmari usulü eritilmiş)&lt;br /&gt;-2 yemek kaşığı kakao&lt;br /&gt;-1 su bardağı iri kıyılmış ceviz&lt;br /&gt;-fırından çıktıktan sonra üzerine dökmek için 1 bardak soğuk süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAZIRLANMASI:&lt;br /&gt;-Oda sıcaklığındaki yumurtaları şeker ile beraber mikser yardımıyla köpürene kadar çırpın.&lt;br /&gt;-Margarini ekleyip karıştırın.&lt;br /&gt;-Pirinç unu, un ve kabartma tozunu ayrı bir kapta karıştırıp karışıma ekleyin.&lt;br /&gt;-Kakao, çikolata ve cevizi ekleyip karıştırın.&lt;br /&gt;-Hamuru 20cmx30cm.lik dikdörtgen fırın kabına boşaltın. 170 derecede 40 dakika pişirin.&lt;br /&gt;-Fırından çıktıktan sonra biraz soğumasını bekleyin (annemin tabiriyle dumanı çıkana kadar). Üzerine bir bardak soğuk süt gezdirin.&lt;br /&gt;-Vanilyalı dondurma ile servis edebilirsiniz.&lt;br /&gt;-Afiyet olsun....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-5226639682169778123?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/5226639682169778123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=5226639682169778123&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5226639682169778123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/5226639682169778123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/07/sir-saklayabilirmisiniz.html' title='SIR SAKLAYABİLİRMİSİNİZ?'/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqbrofyjDxI/AAAAAAAAAAw/-viHingmlus/s72-c/DSC02940.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488990408243947552.post-4740837504556632813</id><published>2007-07-24T07:36:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T13:26:22.536-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqYOkPyjDtI/AAAAAAAAAAQ/iyYVBqH1354/s1600-h/DSC02525.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090772444665548498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqYOkPyjDtI/AAAAAAAAAAQ/iyYVBqH1354/s320/DSC02525.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;                                            KUALA LUMPUR'DAN HERKESE MERHABA.......&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488990408243947552-4740837504556632813?l=burccemay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://burccemay.blogspot.com/feeds/4740837504556632813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488990408243947552&amp;postID=4740837504556632813&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4740837504556632813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488990408243947552/posts/default/4740837504556632813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://burccemay.blogspot.com/2007/07/kuala-lumpurdan-herkese-merhaba.html' title=''/><author><name>burcu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12608207930783492396</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_EH27S6FLHVs/RqYOkPyjDtI/AAAAAAAAAAQ/iyYVBqH1354/s72-c/DSC02525.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
