25 Eylül 2007 Salı

CAMERON HIGHLAND



Malezya'nın en büyük turistik yayla bölgesi olan Cameron Highland birbirine yaklaşık 10 km. mesafede 6 adet küçük kasabadan oluşuyor. Çilek ve orkide seraları ile ünlü olsada her çeşit meyve ve sebzenin yetiştiriciliğini yapıyorlar; ha birde çay bahçeleri var... Sıcaklık 20 derece civarında ki bu da Malezya'da yaşayanlar için neredeyse dondurucu soğuk anlamına geliyor. Orang asli(türkçe karşılığı: vatanın öz evlatları)'nin yaşadığı bölgeymiş çok eskiden, İngiliz sömürgesinde bulundukları dönemde bir İngiliz gezgin tarafından keşfedilmiş.

Fazla söze ne hacet; kısacası;

Lata Iskandar şelalesi ile,


nefes kesen yemyeşil çay bahçeleri ile,


çalışkan işçileri ile,



muhteşem otelleri ile,



hala ahşap, derme çatma evlerde yaşayan aborjin ruhlu insanları ile,



doğa ile barışık, doğa kadar yabani çocukları ile,



hiçbir yerde bir daha asla göremeyeceğiniz ormandan toplanan yabani meyveleri ile işte budur Cameron Highland.

17 Eylül 2007 Pazartesi

ELMALI KURABİYE


Sizede olur mu bilmem , hani bazı tatlar vardır zamanda yolculuk yaptırır; alır taa yıllar öncesine götürür. İşte ne zaman elmalı kurabiye yesem çocukluğumun o ışıl ışıl bahar günlerine kaçar gider aklım. Annemin fırından çıkardığı mis kokulu kurabiyeler ve turuncu kurabiye kabımız gelir gözümün önüne. Ha birde elmalı kurabiye yemek için okuldaki derslerini asarak bize gelen teyzem.

Geçenlerde
Mine’nin blogunda elmalı kurabiyeleri gördüm ve biraz zamana yolculuk yapmaya karar verdim:

Ben hamuru ve içi annemin tarifine sadık kalarak hazırladım ve Mine’nin şirin kurabiyeleri gibi şekillendirdim.





ELMALI KURABİYE

25 adet kurabiye için:

Malzemeler:

  • Yarım paket (125 gr.) margarin
  • Yarım su bardağı yoğurt
  • 1 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 6 kahve ficanı un
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 3 adet orta boy elma
  • 3 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı toz tarçın
  • 2 tatlı kaşığı kuru üzüm
  • 2 yemek kaşığı iri dövülmüş ceviz
  • Üzerine serpmek için pudra şekeri

Hazırlanması:

  1. Margarin, yoğurt ve şekeri iyice karıştırın. Unu ve karbonatı ekleyip yumuşak bir hamur elde edin.Hamuru 20 dakika dinlendirin.
  2. Bu arada elmaları rendeleyin, toz şekerle beraber yanmaz tavada elmalar yumuşayıp suyunu çekene kadar pişirin.Altını kapatın. Tarçın, üzüm ve cevizi ekleyip karıştırın. Soğumaya bırakın.
  3. Hamuru hafifçe tekrar yoğurun, tezgahın üzerine alıp dikdörtgen şeklinde açın. Hazırladığınız elmalı iç malzemeyi hamurun her yerine eşit şekilde yayın. Uzun kenarından dikkatlice yuvarlayın. Bir parmak kalınlığında keserek, yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
  4. Fırını 200 dereceye ayarlayın. Kurabiyeler hafifce kızarana kadar, yaklaşık 20 dakika pişirin. Tel ızgaraya alıp soğutun. Üzerine pudra şekeri serperek servis yapın.
    Afiyet olsun..

13 Eylül 2007 Perşembe

MEYVE SEPETİ 2

Jack meyvesi (Jackfruit) yerli halkın çok sevdiği, kokusu ve tadı durian meyvesinden hallice, çekirdeği dahi kavrularak yemeklerde kullanılan Malezya’nın en ilginç meyvelerinden birisi.Eğer deneme şansınız olursa bence iki kere düşünün..:))

Mango belki dünyanın en popüler ve en iyi bilinen tropikal meyvesi. İster taze tüketin, ister suyunu sıkın yada salatasını yapın, her haliyle leziz...


Ananas son Türkiye ziyaretimde hemen her süpermarkette karşıma çıkmıştı. Malezya’daki farkı ise ananası her yemeğin içinde görmenizdir. Pizzada, makarnada, et sotede, tavuk şişte.....
Bence yinede en güzeli taze tüketmek.




Tutku meyvesi (passion fruit)’nin hem kokusu hem tadı muhteşem.. altın fiyatına satılıyor buralarda. Kabuğunu açtığınız zaman iç kısımdaki sulu meyveyi kaşıkla yiyorsunuz. Eğer fırsat bulursanız mutlaka deneyin.


07 Eylül 2007 Cuma

işte sevgimiz..

işte sevgimiz..
hergün pazartesi...
deliye hergün bayram..
verin ela günlerimi..
biliyorum doğduğumda ay tutulmuş..
sular sel olmuş..
bozmuş hayallerimi..
olsun..
bunlardan banane..
dünya neki gözümde..
bir kuş daha uçurabilirim..
güller henüz açmadı..
bir kuş daha uçurabilirim..
elimde makara..
sardım..
dert yumağı oldu..
fırlatıp attım köşeye..
ruhumda inkılap oldu..
hayatın çarkı dönedursun hele..
akıtacak suyum var daha..
dönsün değirmen, öğütsün unu..
saçlarım..
zaten beyaz bundan kime ne..
bağırma..
bahardan güneş bastım..
kardelene sözüm var..
yolum çok uzun..
kıştan kar yükledim yalız sırtıma..
temmuz günlere azığım olsun..
aldırma zamana çalan saate..
şafak bizedir..
nuhun gemisinde yerimiz var bizim..
gurbette kalmayalım..
haydi, sevgimize doğru...

02 Eylül 2007 Pazar

ENGİNAR...

Eski bir Akdeniz rivayetine göre zamanında yenilen 50 adet enginar vücudu tüm hastalıklardan korurmuş. Bu sözü ilk duyduğumda acaba enginarın fiyatından haberleri var mı ki? diye düşünmekten kendimi alamamış; sonra enginarın anayurdu Akdeniz’i düşünüp kesin enginar tarlası olan birinin bu sözü söylediğine dair karar kılmıştım.

Karaciğer, safra ve kalp dostu olan enginar bilinen en büyük antioksidan sebzelerden birisi. Aynı zamanda yağlı yeşil sebzelerle yarışacak kadar çok mineral bulunduruyor. Yukarıdaki resim bilinen klasik zeytinyağlı sebzeli enginar dolması. Aşağıdaki tarif ise ünlü İngiliz şef Jamie Oliver’ın televizyon programından not edip denediğim bir tarif:


PORTAKALLI ENGİNAR SALATASI:
Malzemeler:

  • 1 adet limon
  • 5 adet enginar kalbi
  • 1 adet portakal-tercihan sulu olan türlerinden
  • 1 adet turp
  • 3-4 dal maydanoz
  • Siyah zeytin
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz

Hazırlanması:

  1. Enginarları ayıkladıktan sonra küçük bir tencereye alın, üzerine yarım limonun suyunu sıkın, kabuğu içine atın, üzerini geçecek kadar su doldurun ve yumuşayana kadar kaynatın.
  2. Yumuşayan enginarları sıcak sudan çıkarıp soğumaya bırakın.
  3. Portakalı soyun,zarlarını çıkarın, içteki segmentli kısmı 2-3 parçaya bölerek salata kabına koyun.
  4. Turpu soyup doğrayın, maydanozun yapraklarını ayıklayın ve zeytinlerle beraber salata kabına ekleyin.
  5. Soğuyan enginarları keskin bir bıçakla 4 parçaya bölün, fazla zarar vermeden salata kabına ekleyin.
  6. Geriye kalan yarım limonun suyunu, zeytinyağını ve tuzu ekleyip, karıştırın.

NOT: Eğer taze enginar bulamıyorsanız dondurulmuş enginar kalbi kullanın. Konserve enginar bu salata için tavsiye edilmiyor.





Enginar pişirirken;
  • Sapı kısa enginarları almayın ve saklarken sapını kesmeden saklayın. Sapı kesilen enginar tazeliğini yitirir. Sapı enginarı pişireceğiniz zaman kesin.
  • Temizleyeceğiniz zaman sapını bıçakla kesmek yerine elinizle kırarsanız dip lifleri daha kolay temizlersiniz.
  • Enginarları limon suyu ilave edilmiş bir kabın içinde yıkayın.
  • Haşlarken haşlama suyuna bir limonun suyunu ve kabuklarını ilave ederek haşlayın, böylece kararmasını da önlemiş olursunuz.
  • Piştiğini anlamak için bıçağın sivri ucunu tam ortasına batırın;eğer kolayca batıyorsa pişmiş demektir.
  • Enginarları haşladığınız suyu dökmek yerine çorba yapımında kullanın. Haşlama esnasında suya karışan mineraller çorbanıza hem lezzet hem sağlık katacaktır.